Sinema Salonları Açılış Tarihi Bir Kez Daha Ertelendi

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/sinema/sinema-salonlari-acilis-tarihi-erteleme-koronavirus/



Sinema salonları açılış tarihi Koronavirüs nedeniyle yeniden erteleme aldı. İçişleri Bakanlığının yaptığı açıklamaya göre salonların yeniden faaliyete geçeceği tarih 1 Nisan 2021 olarak duyuruldu. Son olarak geçen aralık ayı sonunda yayınlanan genelgeden, sinema salonlarının 1 Mart 2021 itibarıyla açılması bekleniyordu. Aralık 2019’da ilk defa Çin’in Wuhan kentinde görülen ve sadece üç ay gibi çok kısa… (DEVAMI…)

4 Beğeni

Eeee haklılar kapatmakta, sonuçta sinema, tiyatro, cafe, restoran gibi kapalı mekanlarda salgın koşullarına uygun düzenleme ile bile olsa virüs kapabilir veya yayabilirsiniz ama hükümet erkanımızın olduğu kapalı mekanlara giderseniz size hiç bir şey olmaz, virüs o mekanlara uğramıyor.

10 Beğeni

Daha çok ertelenir bence. Mutasyonlu virüs yayılıyor diyorlar ve vaka sayıları artışta son günlerde. Mars Grup fiyatlar ve yöneticilerin Türkiye’yi 3. sınıf görür üslupla yakışıksız açıklamalar yapması sebebiyle hiç sevmediğim bir şirket ama Cinemaximum’da çalışan emekçi arkadaşlara da çok üzülüyorum 1 yıldır işsizler. Umarım bir şekilde çözülür şu işsizlik sorunu.

1 Beğeni

Her gün otobüs ve dolmuşlar dolu dolu, tıklım tıklım giderken geriye kalan tüm yasakların ne anlamı var acaba? :thinking:

3 Beğeni

Benim bir sanat galerim var. 14 marttan bu yana sadece 2 kez açabildim mekanımı, çevremdeki restoranlar cafeler paket servisle ayakta durabilirken oradan gidip alan müşteri de karda kışta deli gibi kaldırıma oturarak tüketiyor siparişini. Ben sergi yapabilsem insanlar içerde maske ve mesafeye uyarak sınırlı sayıda gezebileceklerdi ama onlara izin var bana yok çünkü ben devletin klasik esnaf tanımına girmiyorum. Yardım da almadım. Derdimi anlatsam dert burayı aşar şimdi. Sinemalar tiyatrolar da buna benzer sorun yaşıyor.

11 Beğeni

Bana gün geçtikçe bu yasaklar iyice saçma gelmeye başladı. Pazarlar dolu, marketler dolu, dolmuşlar dolu, sokaklar dolu, avmler dolu… Maske var, mesafe yok. Hafta sonu araba yasak hesapta herkes vızır vızır. Parklar çocuklarla dolu. Çocuklar iç içe, maskeyle koşuyorlar ve ne kadar doğru oksijen soluyorlar? Çocuğun kesinlikle sokağa ihtiyacı var ama bu şekilde doğru değil. Çoğu büyük şehir dışında zaten akşam saat 22.00’dan sonra dışarıda kolay kolay insan bulamazsın. Birbirinize gelip gitmeyin diyorlar ve üst komşum her gün komşuculuk oynuyor. Annem her aradığında “Hani şu vardı ya, koronadan ölmüş.” diyor. Gencecik insanlar…

Arabayla 5 km uzağa gitmeyip 20 adım ötedeki parka çoluk çocuk çıkartıp yürüyüşe çıktıktan sonra çoğu kişi yasakların anlamı yok bence. Kimse umursamıyor vallahi artık. Herkes keyfine bakıyor. Bu saatten sonrası dükkanı olanlara işkence.

Bizim ülkede yasak uygulamak için askerin her sokak köşesinde durması, gezici araçla ihtiyaçları satması ve belge kontrolü yapması lazım ki bizim insan anlasın. Herkes reröre peşinde… Bu şekilde bile sırada güvenli mesafe uygulatmak insanı zıvanadan çıkarır.

Ben sinemada en son “Fantastik Canavarlar Nedir, Grindelwald’ın Suçları” izlemiştim. Kardeşimle bir geleneğimiz yoksa ona da gitmem fakat bir sürü insan işsiz kaldı. Neredeyse herkes ya açık bulunup çıkartıldı ya da ücretsiz izinde. İnsanlar asgari ücretle geçinemezken komik bir ücretle ne yapsın? Emekliliği yaklaşanlara kurumlarda ağır mobing uygulanmaya başladı artık. Turizm sezonu virüs de tatile çıkar nasılsa, erken rezervasyon yaptırmış, o zaman her yer açılır.

3 Beğeni

Filmlerin sadece sinemada izlenmesi gerektiği söyleyen yönetmenlere sinirleniyordum hep. Ama bu süreçte evde film izleye izleye sinemanın aslında ne kadar özel ve büyülü bir yer olduğunu daha iyi anladım. Sinemada film izlemeyi gerçekten çok özledim :frowning:

Bu yasaklar saçma sapan bir hal almaya devam ediyor. En temel özgürlüklerimiz kısıtlanıyor. Bıktım…

1 Beğeni

Yasakların olması gerektiğini, maske takmayan, mesafesini korumayan kişiler dolayısı ile artan vaka sayılarının anca bu şekilde sınırlanabileceğini, hatta on dört günlük ülke geneli sokağa çıkma yasağı ile vaka sayılarının en dibe çekilebileceğini savunanlardan biriydim ama bu şekilde değil. Her yer açık, herkes istediğini yapıyor ama kültürel ve sosyal aktivitelerin hepsi yasak. Bu iş bazı kesimlerin ekmeğine yağ sürdü. Hafta sonu yasaklarında marketlerde insanlar Casper olmuş birbirlerinin içinden geçerek alışveriş yapıyorlar, toplu taşıma desen ondan beter. Parklar, bahçeler, oteller insan yığını. Sinemada en son hangi filmi izlediğimi unuttum, tiyatrolarda hala kapalı sanırım. Arkadaşlar ile dışarıda oturup bir iki tek atmayı özledim. En saçması da hafta sonu alkol satışının yasak olması.

1 Beğeni

Hafta sonu sınava girdim. Yanınızda sadece bir refakatçiye izin veriyorlar -sözde- ama insanlar gruplar halinde bir araya gelip sohbet ettiler, şok geçirdim. Resmen sınav binasının etrafını birkaç saatliğine kafe gibi kullandılar.

Akadaş markadaşı geçtim de sinemaya gitmeyi ben de inanılmaz derecede özledim. O patlamış mısır kokusu, filmi beklerken diğer salonlardan gelen sesleri duymak, içeriye gizlice yemek götürmek, film öncesi reklamlar ve film çıkışı apayrı bir insana dönüşme hissi hepsi burnumda tütüyor desem yalan olmaz. Terapiden ucuz terapi gibi aktivitelerden en sevdiğimdi. Bu 10 Mart’ta bir sene olacak gitmeyeli.

Ne yazı ki aradan 1 yıl géçti ve salgın normaleşti, İnsanlar daha az dikkat eder oldular. Bu noktadan sonra yasağın en babasını da yapsalar pek işe yaramaz. Kaldı ki biz salgını fazla büyütüyoruz gözümüzde. Sanki salgın herkesi öldürecek bir canavarmış gibi davranıyoruz… Sağlığın akıl da başladığını unutmayalım lütfen.

Not: Sosyal medya hesaplarından pek çok yabancı kişiyi takip ediyorum. Onların ülkesindede yasak diye bir şey kalmamış. Yani durum tüm ülkelerde böyle. Devletten öte biraz insanların özen göstermesi gerekiyor.