Sırtımdaki Mızrak

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/sirtimdaki-mizrak/



O gün bebeklerimize gelinlik dikiyorduk, annelerimizin diktiği perdelerden artan tüllerle. Üzerine de pembe çiçekler konduruyorduk. Bahçenin kuytu bir köşesinde, lacivert bir Sındırgı kiliminin üzerindeydik. Oyuncak fincanlarımızdan kahve içiyor, yanında bisküvi yiyorduk. Fincanlar oyuncak, kahve kokusu gerçekti sanki. Tüm bahçeye yayılmıştı kahve granülleri… O günden hatırladığım yanımıza yaklaşan babamın sivri uçlu, yumurta topuklu siyah rugan ayakkabılarıydı.… (DEVAMI…)

Merhaba,
Kullandığınız dili ve mızrak temasına kimlik üzerinden yaklaşımınızı çok beğendim. Ne yazık ki bu dönemde dahi böyle düşüncelerin ve kimlik arayışına karşı toplumun sert tutumunun olması üzücü. Siz de en iyi şekilde anlatmışsınız bu durumu. Mızrağı sembol olarak kullanmanız da anlatılmak isteneni güçlendiren bir detay olmuş. Çarpıcı finali de beğendiğim diğer bir nokta oldu. Kaleminize sağlık…