Tuluat'ın Düşü

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/tuluatin-dusu/



Yaşken dönen dümenin kuruyunca alıcısı çok olurmuş. Kudretli bir ağacın bir dalı olma düşüm vardı benim. Sıska, kuru dönemsel çiçeklenen biri olmak istememiştim hiç. Alabildiğince uzanan dağların kenarlarında, Tuluat’ın bir ucundan diğer ucuna uzanan kudretli bir ağaç olmayı dilerdim. Gün ve gün bunun düşü ile yatıp bununla uyanırdım. Hayali bile güzeldi. * * * Ağaçtım… (DEVAMI…)

Sevgili @bilimhatunu

Mitoloji okumayı mı seviyorsun yoksa özellikle bu tema için hikayendeki kahramanları seçtin bilmiyorum ama Gaia ve Pitis bence de doğru seçimlerdi. Çok güzel bir şekilde yerleşmişler öyküye. Bununla beraber ne olduklarına bakmak için öykünü durdurdum, google’ladım. Belki okuyucuya kolaylık olması için küçük bir dipnot eklenebilirdi diye diye düşündüm. Alışık olduğumuzun ötesinde bir bilgi.

Bununla beraber Sultan Ana ile nasıl bir bağlantı kurduğuna dönüp tekrar bakmam gerekti. Orada bir bağlantı vardıysa da benim için çok dolaylıydı. İnternete bakmama rağmen çözemedim. Aynısı Cassia içinde geçerli (kına mı çin tarçını mı hangisini kast ediyor yoksa sıradan bir isim mi) noktasında kendimle çeliştim.

Ancak, mitoloji ya da bitki/doğadaki canlıların hikayedeki kullanımında sanki biraz benzer yerlerde olabilir miyiz diye düşündüm. Bu ay yazdığım öykü de bu hissiyat çok yok ama Benim Adım Ne öyküsünde gürül gürül doğanın kişiselleştirilmiş hali var. Yani kendimce öyle olduğunu umut ediyorum.

Bunların ötesinde yazım dilinizi sevdim ve hakimiyetinizi başarılı buldum. Daha nicelerini okuyalım.

Elinize ve düş gücünüze sağlık
Sevgiler
Dipsiz