Tüm Sistemler Çöktü: Dizi Müptelası Bir Robotun Bahtsız Maceraları


(M. Ihsan Tatari) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/inceleme/tum-sistemler-coktu-inceleme/



Hugo, Nebula ve Locus ödüllerinin üçünü birden kazanma başarısı gösteren Tüm Sistemler Çöktü adlı kısa bilimkurgu romanını inceledik. (DEVAMI…)


(Hiçliğin bekçisi…) #2

Birinci şahış anlatım acaba geçmiş zaman olarak mı yoksa şimdiki zaman olarak mı? Bu kitabı listeme koyup sonra kaldırdım. Bir türlü emin olamıyorum. Birinci tekil şahıs anlatımlar özellikle de şimdiki zaman ise beni inanılmaz sıkıyor. Çok nadir dayanabildiklerim oluyor ama onlar da çağlar önce yazıldığı ve o dönemde genelde bu anlatım tarzı kullanıldığı için amenna diyebiliyorum. Çok ikilemde kaldım. :roll_eyes: :confused:


#3

Kitabın nasıl ödül aldığı hakkında düşünürken bir anda bu cümleyle karşılaştım. “Farklılık” iyidir de “zoraki farklılık” iyi değildir. Gerçi, pek kafaya takmamak daha iyidir.

Evet, kendisini listeme eklemeyecek olmama sebep olan ve ön yargı kokan bir yorum oldu bu.


#4

Birkaç gün önce almanın kıyısından dönmüştüm. Onun yerine Isaac Asimov aldım. :slight_smile:


(M. Ihsan Tatari) #5

Geçmiş zaman olarak. Şimdiki zaman olarak yazılanlar beni de zorluyor, o yüzden ikileminizi anlıyorum :slight_smile: Ama bunda öyle bir sorun yok, akıcı bir anlatımı var kitabın.

Zoraki farklılık yok işte bunda :slight_smile: Kitabın bir en başında, bir de en sonunda yüzeysel olarak değiniliyor konuya. Yani öyle kör göze parmak sokma olayı yok. Yine de incelemenin bütünlüğü açısından belirtme gereği duydum.

Güle güle okuyun :slight_smile: Bu da kötü bir kitap değil, bakmayın eleştirdiğime. Sadece o kadar ödül alınca ben daha fazlasını bulmayı beklemiştim, o kadar.


(Yusuf Ekici) #6

Ben ilk kitapta karakterlerin cinselliğine yönelik bir detay yakaladığımı hatırlamıyorum, dikkatli okur farkı. Ancak belki de unutmuşumdur net hatırlayamıyorum. Bu konuda daha belirgin detaylar diğer kitaplarda var, ama kitapların farklılık temasına oynamak gibi bir amacı yok.

Bu konuda da, cahilliğimi bağışlayın henüz Asimov okumadım, insanlara yakınlık duymayı ilgi duymak mı yoksa sempati beslemek anlamında mı kullandınız bilmiyorum ama hikaye ilerledikçe ana tema buraya doğru kayıyor. Belirli bir sürpriz bozan olmasa ileriye yönelik genel bilgi olarak:

Kendisinin ne olduğunu çözmeye çalışan bir karakter var elimizde, robot mu yoksa yarı organik mi? Ne olduğuna karar verebilse bile insanlara nasıl yaklaşması gerektiği konusunda da sıkıntı yaşıyor. Burada yine orijinallik konusunda eleştiri alabilir zira Blade Runner 2049 tarzı robot insan ilişkisine sahip anlatılan evren (Tüm gezegenler bu konuda homojen değil tabii ki). Neyse ki tek olayı bu değil sevgili Katilbot’un. Daha fazla spoiler vermeden kısa keseyim, aksiyon ilk kitaptakinden çok daha güzel ileride. Katilbot’un kişilik arayışını okumak da epey keyifli ilerliyor bence.

Devam kitaplarının incelemesinde tekrar görüşmeyi diliyorum, elinize sağlık.


(M. Ihsan Tatari) #7

Estağfurullah. Sempati beslemek anlamımda kullanmıştım. Sizin de belirttiğiniz gibi bir nevi kişilik arayışı var çünkü Katlibot’un. Benim de demek istediğim o zaten. Bu Asimov’un hikayeleri başta olmak üzere pek çok kitapta, filmde, dizide işlenmiş bir konu.

Ha, öyle yapması Katibot’u daha sevilesi bir karakter kılıyor, o açıdan kitap çok başarılı. Ama bunca ödül almış bir kitabın tek numarası bu olmamalıydı. Çok bilindik bir macera yaşıyoruz. “Yabancı bir gezegende başı belaya giren bilim ekibi…” Daha orijinal bir şey beklemiştim.

Aslında her şey burada yatıyor zaten: Beklenti. Önce incelemeyi okuyan biri bu kitaptan benden daha çok keyif alacaktır muhtemelen. Çünkü neyle karşılaşacağını bilecek :slight_smile: