Türkçe Rap Müziğin Hikâye Anlatıcıları - Storytelling

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/dosya/turkce-rap-muzik-hikaye-anlaticilari-storytelling/



Türkçe Rap müziğin hikâye anlatıcıları. Kayra, Saian, Karaçalı… Edebiyat ve müzik “storytelling” tekniğinde buluşuyor. (DEVAMI…)

5 Beğeni

Çok güzel bir yazı olmuş, emeğinize sağlık. Bir Saian fanı olarak ben de birşeyler eklemek istiyorum:
Aslında Saian’ın son eserleri edebi açıdan geçmiş parçalarından çok daha ileridedir. Özellikle Mübeccel ve Galata Kantosu gibi Ece Ayhan yorumlamalarından sonra gelen eserleri her ne kadar kendisi kabul etmekten kaçınsa da ne kadar büyük bir şair olduğunu gösterdi. Özellikle 2018’de çıkan Kırmızı Çiçeklinin Öyküsü ile hikaye anlatıcılığını başka bir boyuta taşımıştır.

O ne şekilde tütün sararsa sarsın
Yaktı mı yakardı birkaç cümle ve birkaç da anı
Her ne kadar öykümüzün konusu bir başka da olsa
Vardı her düz durumda bile ters bir yanı

3 Beğeni

Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık. Type Wheel gibi pek bilinmeyen isimlerden bahsedilmesi de güzel olmuş. Ben de Grejuva’yı ve eskilerden U.l.a.ş.ı önereyim. Grejuvanın, Oldeaf’ın albümündeki “kemer suikasti” parçası, U.l.a.ş’ın “behçetin öyküsü” parçası ve “veda öncesi ara sıcaklar” albümü önerimdir.

4 Beğeni

Beta Berk Bayındır’ın “Emrecan Smithy” adında bir karakter oluşturup parçalarında anlatması da bence kayda değer. Ama en çok Saian’ı takip ediyorum, hikâye anlatımında rakipsiz.

Bütün rapçileri dinlerim ama hiçbiri Sagopa Kajmer değil.
Tüm rap parçalarını dinlerim hatta sadece rap dinlerim. Ama hiçbirini defalarca dinlemem…
Baytar, Ateşten gömlek, Galiba, Terapi vb. hariç…
Kulaklığımı takıp saatlerce rap dinlerim. Ama bir Düşersem Yanarım nakaratı kadar anlamlı değil.
Hiçbiri de Kır Kalbini Ver Elime kadar ofansif değil.
Türkiye’de rap müziği varsa ve gerçekten anlatılmak istenen anlatılıyorsa Sagopa Kajmer sayesindedir.

1 Beğeni

Güzel yazı olmuş elinize sağlık. Nereden nereye? Bir dönem muazzam bir kültür oluşturmuştu. Dinlemek bir yana direk icra edenler vardı. Rap değil sadece kafasının üstünde dönmek gibi… Ben dönmedim, mantıklı gelmedi, şimdi bakıyorum fıldır fıldır dönenler aile babası olmuş. Ciddi mi ciddiler ve çocuklarına yaklaşımı da öyle, sonra aklımda anılarım canlanıp gülme geliyor…

Aslında Türkçe Rap denilince üzüldüğüm tek bir konu var: Dr Fuchs! Çoğu yeni nesil bilmez ama Ceza’yı radyoda duyup bağlantı kuran ve Nefret grubuyla asıl Türkçe Rap’i belirli bir aşamaya çıkartandır kendisi. Hatta Sagopa Samsun’dan yola çıkıp İstanbul’da onu bulmuş ve bu iş nasıl yapılıyor diyor sormuş gibi söylentiler de var. Sonra Neyim var ki, baytar, romantizma, KİTS albümleri geliyor. En sevdiklerim…

Fuat’sa aynı dönemde rapin isyan kısmını icra etmişti ve şimdiyse çoğu yeni nesile yardımcı oluyor.

Yıllar gelip geçti. Tabii YouTube yoktu ve biz kopya kasetlerle dinlerdik. Neden kopya kaset orijinal olanı alsaydın diye sormayın; zira yoktu. Satılmazdı. Çok çok zor bulurdun. Bulundu mu da arkadaşına çekip verir öyle öyle elden ele dağıtılırdı. Yani kopya yapan dinleyicilerdi, bir sektör değildi. Ancak Medcezir (Ceza) rahatça bulunan olmuştu. Ondan sonra zaten aldı gitti. İşte nereden nereye…

Bir de norm ender var tabii. Eksik etek her yerde çalıyordu.

O hep aynı dilekle yorumumu bitireyim: Ceza Sagopa barışsın ve “Neyim var ki 2” çıksın. :laughing:

2 Beğeni