Türkiye'de Öykü Yazarlığı ve Okurluğunun Potansiyeli

Türkiye’de öykü yazarlığı sizce ne seviyede? Halk olarak öykü okumayı seviyor muyuz? Yeterli ilgi var mı? Peki öykü yazarlarımızın sayısı kâfi mi? Yeni çıkacak yazar adaylarına önlerini açacak imkanlar sunuluyor mu? Şevklendiriyor muyuz alttan gelenleri?

Kendi çapında öykü yazıp paylaşmaya çalışan birisi olarak geleceğe biraz karamsar baktığımı itiraf etmeliyim. Uğraşıp bir öykü kitabı çıkartsam, basacak yayınevi bulabileceğimden şüpheliyim. Parayı denk getirip kendim yayımlasam okuyacak kitleye nasıl ulaşırım ya da öyle bir kitle var mı, emin değilim.

Sizin görüşleriniz nedir?

Öncelikle bu fikri yanlış buluyorum, önce bir yaz sonra bak okuyan kitle var mı yok mu? Basacak yayınevi çıkar mı? Yazmadan etmeden bunun planını yapmak yanlış geliyor bana. Öykü kitabını yaz, kendin memnun kaldıysan sonra düşünürsün ben bunu nasıl okuturum diye, aksi halde bu gelecek kaygısı yazma isteğine büyük gem vurur. Buna da sen izin vermiş olursun.

Aman şevklendirmeye gerek yok daha fazla, malum bu wattpad sağ olsun herkes alttan geliyor, herkes yazar olmuş, okur yok artık :confused:

Bence çok güzel bir roman da yazsan bu daima şüpheli kalır. Bazı yazarlar -ki okumak için deli olduğum- nasıl da kabul görmemiş yayınevleri tarafından aklım almıyor.

1 Beğeni

Farklı bakış açıları görmek ne güzel. Ben doğru beklenti ile hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Büyük bir beklenti ile yola çıkıp sonu hüsranla biten çok örnek var. Evet önce eseri ortaya çıkartmalı sonra sonucu görmeliyiz ama binbir emekle ortaya çıkardığımız kitabımızın bir hayal kırıklığına dönüşebilme ihtimaline de hazırlıklı olmalıyız.

Türkiye’deki edebiyat dünyasının öyküden çok romana ağırlık verdiğini düşünüyorum bu noktada. Okur da yazar da romana yöneliyor akıntıya kapılıp.

Aman şevklendirmeye gerek yok daha fazla, malum bu wattpad sağ olsun herkes alttan geliyor, herkes yazar olmuş, okur yok artık :confused:

Pek katılamıyorum bu yorumunuza. Hepsi birbirine benzeyen gençlere yönelik eserler çıkıyor ağırlıklı olarak. Bu da belirli bir kitlenin hedeflendiğini gösteriyor. Ben daha genel ölçekte konuya eğilme taraftarıyım.

Bence çok güzel bir roman da yazsan bu daima şüpheli kalır. Bazı yazarlar -ki okumak için deli olduğum- nasıl da kabul görmemiş yayınevleri tarafından aklım almıyor.

Ne güzel ki artık self-publish var. Kendi imkanlarımızla kitabımızı basıp, hayallerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Eskiden de bu imkan olsaydı eminim bir çok kaçırılmış yeteneği yakalama fırsatımız olurdu. :slightly_smiling_face:

1 Beğeni

Buna katılmamak elde değil. Hatta beni ters köşe yapan bir durum bu, insanların bu hızlı tüketme sevdası bana hep öyküyü canladıracak gibi gelmişti ama nedense öyle olmadı. Aksinde kan kaybediyor, bunun sebebi bir çok şey olabilir yine de roman daha çok tutuyor diye öykü yazmak istediğiniz halde romana dönmek de biraz garip olur. Okuduğum bölümü bu mantıkla seçtim, evet mutlu değilim :smiley:

1 Beğeni