Voleybol Gündemi

Forumda daha önce açılmış basketbol, futbol ve belki diğer sporlar hakkında da konular var. Voleybol için de böyle bir başlık açmanın zamanı geldi, hatta geç bile kalındı diye düşünüyorum.

Son yıllarda voleybola olan ilgi oldukça arttı. Ben de artık düzenli olarak voleybolu takip ediyorum ve futbolu eskisi kadar takip etmiyorum.

Kadın millî takımının uluslararası turnuvalara katılması, Sultanlar Ligi’nin içindeki takımlar ve oyuncularla bir dünya markası hâline gelmesi gibi nedenlerle kadın voleyboluna olan ilginin daha fazla olduğunu düşünüyorum ben. Kendim de ağırlıklı olarak kadın voleybolunu takip ediyorum. Bunda yaşadığım şehrin de bu sene Sultanlar Ligi’nde bir takımı (Çukurova Belediyesi Adana Demirspor) olmasının etkisi de var.

Fakat erkek voleyboluna olan ilginin de hatırı sayılır bir düzeyde olduğunu düşünüyorum.

Voleybol hakkında paylaşımlarınızı, tartışmalarınızı buradan yapabilirsiniz.

İlk soruyu ben sorayım: Kadın voleybolunu mu daha çok takip ediyorsunuz, yoksa erkek voleybolunu mu?

1 Beğeni

Yaşasııııın!
Bu başlığın açılmasına çok sevindim.

Sorunuza hem genel hemde özel çerçeveden cevap vermek istiyorum.

Kendin genç takım seviyesine kadar basketbol oynadıktan sonra sakatlık ve okul nedeniyle bıraktım.
Futbol deseniz yıllarca izledim ama hiç bir zaman pek zevk alamadım ki iş artık iyice endüstriyelleşince izlemeyi tamamen bıraktım.

Bu sıralarda pandemi sonrasında kızımın beden eğitimi hocasının yönlendirmesi ve bizimde isteğimiz doğrultusunda (tabi Tokyo olimpiyatlarında Filenin Sultanları’nı izleyen kızımın da heveslenmesiyle) 2021 yaz sonunda voleybol ile iyice tanıştık ama ne tanışma. :face_with_hand_over_mouth:
Evin içinde neredeyse gece gündüz voleybol konuşulur oldu hatta antrenmanlardan arta kalan vakitlerde koridorda ufak tefek ev antrenmanları yaptık. Evde tvde devamlı eski maçları ve yeni maçları izledik. Sultanlar liginde İzmir’in takımı olmadığı için Aydın’a maç izlemeye gittik.

Tabi bu süreçte bizde iyice izler ve zevk alır olduk. Şu anda takip ettiğimiz tek spor dalı voleybol ve özelliklede kadın voleybolunu takip ediyoruz.

İzmir’de 2 tane erkek takımı olmasına rağmen erkek voleybolu bize biraz hızlı, sert ve estetikten yoksun geliyor. :face_with_hand_over_mouth:

1 Beğeni

Kadın voleybolunu daha çok takip ediyorum ama erkek voleybol maçları daha çok ilgimi çekiyor. Kadınların oynadığı maçlar daha yavaş ve yumuşak geliyor bana ama ailem erkek maçlarında sert oynandığı için çoğu zaman oyun bile dönmüyor, çat çat vuruyorlar diyerek izlemeyi pek sevmiyor.

Benim gözümden ama o seri atışlara verilen karşılıklar çok daha heyecan verici oluyor ve kadın voleybolunda ki süzülerek gelip blok yapması daha kolay olan topların aksine erkek voleybolunda ki çatır çutur toplara blok yapılabilmesi çok daha heyecan verici bence.

1 Beğeni

Kadın voleybolunun erkek voleybolundan daha az sert olmasının bir avantajı var: Bu sayede kadın voleybolunda daha çok sayıda ve daha uzun ralliler izleme imkânı doğuyor. Ralliler de maçları epey heyecanlı hâle getiriyor.

2 Beğeni

Evet dediginiz çok doğru. Ama erkek maçlarında ralli döndüğü zaman da muazzam görüntüler ve kurtarışlar çıkıyor ortaya. Yinede kadın maçlarına oranla daha az tabii. :smiley:

1 Beğeni

Benzer bir şey burada da yaşandı. En son Eczacıbaşı, Çukurova Belediyesi Adana Demirspor’la maç için Adana’ya geldi. Sultanlar Ligi’nde henüz bir takımı bulunmayan Mersin, Osmaniye ve Hatay’dan Adana’ya maçı izlemeye gelenler ve hatta bunun için topluca otobüs tutanlar oldu. Bir de Adana’daki voleybol seyircisi buna eklenince neredeyse izdiham oluyordu.

Sultanlar Ligi’nde daha çok takımın bulunması lazım bence. 14 takım bence az. Üstelik takımların önemli bir çoğunluğu İstanbul’dan. İstanbul’un 6 tane takımı var. Ankara’nın ise 3 tane. Adana, Bursa, Aydın, Aksaray ve Bolu’nun birer takımı var. İzmir ve Antalya’dan hiç takım yok. Doğu illerinden hiç takım yok. Bu durumlar beni rahatsız ediyor.

Efeler Ligi bu konuda daha iyi. Orada ise bir Ankara hakimiyeti söz konusu. Ama daha dengeli bir bölgesel dağılım var.

Voleybola sadece voleybol gözüyle bakmamak lazım. Voleybola bu kadar büyük ilginin olduğu bir dönemde bir şehrin en üst liglerde takımının bulunması ya da o takımın üst lige yükselme yolunda ilerlemesi şehirde büyük heyecana neden oluyor, hatta şehrin çehresini, imajını bile kısmen bile değiştiriyor. Sultanlar Ligi için konuşacak olursak Adana’da olan şey bu, şehre büyük bir hareketlilik getirdi ama şimdilik bunun ayrıntısına girmeyeceğim. Efeler Ligi için konuşursak Türşad da Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde benzer bir etkide bulundu.

Her yerde bir sürü yeni takım kuruluyor ve alt liglerde mücadeleye başlıyorlar. Kendi bölgelerinde ilgiyle karşılanıyorlar.

İzmir gibi bir şehrin Sultanlar Ligi’nde takımı olmaması gerçekten üzücü.

Aynen takımlarındaki şehir dağılımları çok kötü maalesef keşke bu takımlar Anadolu’da daha yaygın olmuş olsa.
Sultanlar liginde bir takımın olması sadece şehire getireceği hareketliliğin ve diğer artılarının yanı sıra benim en büyük düşündüğüm şeylerden biri o şehirde ki çocukları ve özellikle kız çocuklarının spora daha çok yönelmesi bu sayede hem daha sağlıklı bir nesil yetişmesi hemde kız çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabilmesi demek.
Şöyle bir örnek vereyim; daha önce Efeler liginde oynayan ve milli olan bir arkadaşım Denizli’de kendi kızlarını eğitecek doğru düzgün bir kulüp ve antrenör bulamayınca Galatasaray’dan isim haklarını alıp kendi klübünü açtı yanında 4 tane daha hoca çalıştırıyor ve Denizli’de ki kızlarımızı yetiştiriyor.

Benzer çalışmaların Adilcevaz’da olduğu gibi daha çok yaygınlaştırılması lazım.

Bu sene inşallah Göztepe oldukça iddialı Sultanlar ligine çıkacak gibi duruyor. Tabi onun çıkması demek kulüp içerisinde farklı yapılanmalar ve geleceğe dair yeni planları beraberinde getirecek.

1 Beğeni

Yarın Sultanlar Ligi’nde sezonun ikinci yarısı başlıyor. Haftanın en önemli maçı şüphesiz ki Eczacıbaşı ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan maç.

Haftanın programı:

13 Ocak
15:00 Sarıyer Belediyesi - Sigorta Shop

14 Ocak
13:00 Galatasaray HDI Sigorta - Kuzeyboru
13:00 Vakıfbank - Bolu Belediyesi
14:00 PTT - Çukurova Belediyesi Adana Demirspor
15:00 Nilüfer Belediyesi - İlbank
19:30 Eczacıbaşı Dynavit - Fenerbahçe Opet

15 Ocak
15:00 Aydın Büyükşehir Belediyesi - Türk Hava Yolları

2 Beğeni

Türkiye’de ciddi bir voleybol kültürü gelişti, oldukça büyük bir voleybol seyircisi kitlesi ortaya çıktı. Fakat bazı takımlar gerçek voleybol seyircisine inanmıyor ve takıma destek olsunlar diye salonları futbol seyircisiyle dolduruyorlar.

Sonra da ortaya voleybolla alakası olmayan tezahüratlar ve sıkıcı bir tablo ortaya çıkıyor. Üstelik bu futbol seyircisinin kalitesinin düşük olması hoş olmayan davranışların voleybol tribünlerinde de ortaya çıkmasına neden oluyor.

Bugün Çukurova Belediyesi Adana Demirspor’un Galatasaray HDI Sigorta ile maçı vardı. Maç Galatasaray’ın 3-1’lik galibiyetiyle sonuçlandı. Maçın analizine şu an girmeyeceğim. Fakat taraftar kitlesi hakkında konuşmak istiyorum.

Bu takım alt liglerdeyken adı sadece Çukurova Belediyesi’ydi. Sultanlar Ligi’ne çıkınca nedense takımın yönetimi, taraftar desteğinin yetersiz kalacağından korktu ve Adana Demirspor ile birleşti. Kulüp yönetimi Adana’daki gerçek voleybol seyircisine güvenmek yerine Adana Demirspor’un futbol seyircisinden medet ummaya başladı.

Hatta bu takım Sultanlar Ligi’nde olmasına ve son yıllarda voleybola bu kadar büyük ilgi rağmen maçlar bedava oynandı. Çünkü seyirci gelmez diye korkuyorlardı. Bu kez de her maça salon kapasitesinin çok üstünde seyirci gelmeye başladı. En son Eczacıbaşı maçında izdiham tehlikesi atlatılınca mecburen biletli sisteme geçildi.

Hatta bugün tribünlerin en güzel yeri bu futbol seyircilerine verildi. Bugün maçta bir takım olaylar yaşandı. Tribünde kavga çıktı. Özel güvenlik görevlileri ve polis olaya müdahale etti ve bu kişilerin hepsi salondan çıktı. Ondan sonra salonda sadece gerçek voleybol seyircisi kaldı. Ve takıma çok güzel destek oldular. Takım canlandı ama biraz geç kalındığı için maçı çevirmeye yetmedi. Futbol seyircisinin tezahüratı diğer seyircilere de sahadaki takıma da gürültü gibi geliyormuş meğerse. Bunu görmüş olduk.

Futbolun akışı voleybolun akışından çok farklıdır. Voleybolda anlık gelişmeler çok olur ve taraftar da anlık müdahalelerle takıma destek olur. Futbolda ise böyle değildir. Bu yüzden futbol seyircisinin tezahüratı daha az değişken olur. Bu tezahürat tarzı voleybol maçlarında olmuyor. Voleybol maçında belirli bir tezahüratı birkaç dakika yapamazsınız. Her dakika sayı olur ve oyun yeniden başlar. Islıklamak, alkışlamak, tezahürat yapmak buna göre şekillenmek zorundadır. Zaten futbol seyircisinin bazı tezahüratların maçla hiç ilgisi yok. “Şimşek gol gol gol” diye bağıran taraftar var. Voleybolda gol diye bir şey mi var?

Bir de cinsiyetçi ve uygunsuz tezahüratlar yapıyorlar ki ne tür şeyler olduğunu burada yazamayacağım. Siz tahmin edersiniz zaten. Sahada kadınlar oynuyor, tribünde bir sürü kadın ve çocuk var ama cinsiyetçi tezahüratlar havada uçuşuyor.

Futbol seyircisinin salonlara doldurulması voleybol, basketbol ya da diğer salon sporlarının gelişmesine beklenenin aksine olumlu bir etki sağlamıyor. Hatta tam tersine olumsuz etkiliyor.

Yukarıda Çukurova Belediyesi Adana Demirspor’dan örnek verdim, çünkü benim şehrimde bulunan başlıca voleybol takımı bu. Fakat Türkiye’de bunun gibi bir sürü örnek gösterebiliriz.

2 Beğeni

Ben tam bir voleybol cahiliyim.

Voleybolla ilgili bildiğim tek şey, Arzu Göllü ismidir… Bu isim nereden aklıma takıldıysa, bir türlü unutamıyorum ve inanın ki voleybolla ilgili de başka hiçbir şey bilmiyorum! Arzu Göllü, lütfen hafızamdan çık! Senin kim olduğunu da tam olarak bilmiyorum aslında (eski bir voleybolcu olduğunu tahmin ediyorum)… Bu isim beynimde öyle yer etmiş ki, benim için voleybol demek Arzu Göllü demektir! Başka bir şey aklıma kesinlikle gelmiyor ne yapayım yani.

Bu başlığı görünce de maalesef aklıma sadece Arzu Göllü geldi. Maalesef diyorum çünkü ben artık bu Arzu Göllü ismini unutmak istiyorum ya. Yeter artık, çık hafızamdan Arzu Göllü, rica ediyorum!