Yayın Dünyamıza Dair Tüm İstatistikler


(Kayıp Rıhtım) #1

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/yayin-dunyamiza-dair-tum-istatistikler/

image

Kütüphaneler Haftası kapsamında hazırlanan bu araştırmaya mutlaka göz atın! Türkiye’nin okuma alışkanlıkları ile ilgili ortaya çıkan gerçekler pek de iç açıcı değil. (DEVAMI…)


#2

Bu verilere göre ülke olarak düzenli kitap okuma konusunda kötü bir durumda değiliz. Norveç veya Finlandiya olmamız hiç bir zaman için beklenmemeli.

Diğer yandan istatistikler ve bu tarz anketler yanıltıcı olabiliyor, Türk insanı TV’de sadece Bellgesel izlediğini iddia ediyor ama izlenme oranları hiç de öyle değil. Ayrıca günlük 7 dakika nüfusun yüzde 10’u ne okuyor, bu da belirsiz.


(Emre ) #3

Bence bu veriler gerçekten doğruysa yakalamak mümkün. Baksanıza demekki okuyanlar o kadar çok okumuşlar ki okumayan baya büyük bir kitleyi sırtlamışlar. Okuyup anlayabilmek de ayrı konu işte onu da bahsettiğiniz İskandinav ülkeleri yapabiliyor.


(Hiçliğin bekçisi…) #4

Acaba bizim forum ortalaması nedir? Yılda ortalama kaç kitap okuyoruz ve forumcak kişi başına düşen adet ne olur en sonunda? :thinking:

Anket mi yapsak? :roll_eyes:


(galeme) #5

Ortalamayı aşağı çekmek adına anketin açılmasını bekliyorum. :smirk:


(Hiçliğin bekçisi…) bu konuyu ayırdı #6

10 posts were merged into an existing topic: 1000kitap


(hüseyin) #7

ALMANYA’NIN KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KARNESİ

  • Almanya’da şu an itibariyle yaklaşık 6000 kitapçı bulunuyor. Sayı azalma trendinde. Bu sektörde çalışan insan sayısı ise tam 30900.- Kitapçılık sektörünün cirosu 2013’te 9,54 milyar Euro olarak gerçekleşti. Bu yılın ilk altı ayında ise toplam ciroda % 3’lük bir artış dikkat çekiyor.- Almanya’da perakende kitap satış sektörü dev zincirlerin elinde. Thalia, Hugendubel ve Weltbild gibi bu büyük satış zincirler toplam cironun 3’te 2’sini yapıyor.- Nüfusa göre en çok kitapçı dükkanı bulunan şehir Heidelberg. 150 bin nüfuslu şehirde toplam 24 kitapçı hizmet veriyor. Heidelberg’i Darmstadt ve Göttingen takip ediyor. Sayı olarak en çok kitapçı ise başkent Berlin’de. Berlin’de toplam 226 adet kitapçı mevcut.- Almanya’da yaklaşık 3000 yayınevi bulunuyor; bu yayınevlerinde 24.500 kişi istihdam ediliyor.- Yayınevlerinin cirosu 2013 itibariyle 5,8 milyar Euro.- En çok çocuk ve gençlere yönelik kitaplar ve başvuru kitapları satıyor.- 2013’te Almanya’da piyasaya 93.600 adet yeni kitap çıktı. Bu 2004’ten bu yana en yüksek sayı. Bunlardan 81.919 adeti ilk baskısını yapan kitaplar.- Cep kitabı da denilen, karton kapalı „Taschenbuch“ satışları azalıyor; ciltli kitap satışları artıyor.- Artık her 6 kişiden biri kitap alışverişini internetten yapıyor.- Almanya’da düzenli olarak en çok kadınlar kitap okuyor. Kadınların % 46’si hergün az ya da çok kitap okuyor. Bu oran erkeklerde % 30.- En çok kitap okunan yaşlar 60 ile 69 yaş arası. En çok büyük şehirlerde yaşayanlar kitap okuyor.- Kitap satın almada da kadınlar önde. Kadınların 3’te 2’si 2013 yılında en az bir kez kitap satın almış.- 6 ile 13 yaş arası çocuklarda kitap okuma en sevilen hobiler listesinde 12. sırada.- Çocukların % 51’i kitaplara ilgi duyuyor; % 14 ise hergün kitap okuyor. Bunların % 21’i kız, % 7’si erkek çocuklar.- Satılan her 3 kitaptan biri (% 33,8) roman, polisiye, fantazi ya da çizgi roman türlerinde. Ratgeber denilen başvuru kitaplarının satışı artıyor. Şu an itibariyle toplam içinde Ratgeber tarzı kitapların oranı %15.- Sözlük ve ansiklopedi satışları hızla düşüyor; insanlar artık araştırma için interneti kullanıyor.- 2013’ün en çok satan kitapları Jonas Jonasson’ın „Hundertjährige“ adlı romanı ve Timur Vermes’in „Er ist wieder da“ romanı oldu.- Almanya’daki kitap sektörü ABD’nin ardından dünyadaki ikinci büyük kitap sektörü.- Her yıl yaklaşık 100 bin farklı kitap basılırken, her yıl 10 bin kitap da başka dillerden Almanca’ya çevriliyor.- Almanya kitap alanında da dünyanın büyük export ülkelerinden biri. Almanya’nin en çok kitap lisansı sattığı ülke Çin. Bunu İspanya ve İtalya izliyor.

(Hiçliğin bekçisi…) #8

Bir an düşündüm ama anketin seçenekleri çok uzayıp gidecekti. Özellikle @alper 'in okuma adetlerini görünce vaz geçtim. Forumun tüm yükünü almış zaten tek başına. :joy:
Düzenleme: @royem Almanya istatistikleri güzelmis gerçekten. Ne diyelim darısı bizim başımıza ama umutsuz geliyor bana ya. Özellikle 93.600 kitabın 81.919 adedinin yeni baskı olması harika…


(Hiçliğin bekçisi…) #12

Haberler…


#13

Öncelikle bence YSK yeniden saysın basılan kitapları, ayrıca yazarlar yazmıyor bundan dolayı da kitap sayısı basımı düşüyor. :grinning: olabilir .Kesinlikle bunun için başka bir neden aranmasın.


(Hiçliğin bekçisi…) #14

Yok bu şeymiş haberde söylenilene göre adet bazında düşüş yaşanmış. Yani geçen sene 100 kitap basılmış ise bu sene yüzde 16 düşmüş.


(Hiçliğin bekçisi…) bu konuyu ayırdı #15

A post was merged into an existing topic: 1000kitap


(Muhammet Topcu) #16

Aslında fena fikir değil. Günlük aylık okunan sayfa sayısı, süresi, yıllık okunan kitap sayısı, sayfa sayısı vs yapılabilir. Ne çıkar sonuç acaba, Rıhtım’dan ümidim var :smiley:


(Hiçliğin bekçisi…) #17

2018 yılı ile alakalı bir başlık vardı, oradan istatistik çıkabilir gibi.


#18

Almanya’da bir dönem yaşamış biri olarak gözlemlerimi söylemek istiyorum : Moers adlı nüfusu anca 100.000 eden bir şehirde yaşadım. Benim şu an yaşadığım iki milyon nüfuslu Türk şehrinde bile oradaki Thalia(Kitabevi) kadar büyük bir kitapçı yok.

Bir Alman’a hobileriniz arasında kitap okumayı saymayın. Günümüz Dünya’sında kitap okumak bir hobi değil gerekliliktir.

Bu istatistiğe girmemiş, ancak orada kütüphane kültürü çok yaygın. Kitapevi zincirlerinin ne kadar müşterisi varsa bir o kadar nüfus kütüphaneden kitap alıyor. Gene yaşadığım şehrin 3 katlı büyük bir kütüphanesi vardı. Bir bölüm Türkçe kitaplara ayrılmıştı orada yaşayan Türkler düşünülerek. Maalesef tek müdavimi bendim. Orada bir çok yazarın kitabını Türkçe okuyabildim. Kitaplarını çok beğendiğim Orhan Pamuk’la , Nick Hornby ve eserleriyle o kütüphane sayesinde tanıştım. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit’i 3. bitirişimi orada yapmıştım. Kütüphane istatistikleri de eklense hayal edemeyeceğimiz bir şekilde sektörün büyüklüğü ortaya çıkacak.

Diğer yandan orada çok yaygın gördüğüm bir diğer kısımda Hörbuch dedikleri sesli kitaplar.Kitap okuma eylemi sayılır mı bu emin değilim ancak Almanlarda 10 sene öncesinden popülerleşen ve dinleyenlerine oldukça sık rastladığım bir durum.

Nüfusa göre en çok kitapçı bulunan illerde Almanya’nın en köklü üniversiteleri bulunmaktadır. Nüfusları da aslında öğrencilerden dolayı daha kalabalıktır.


(burakkny) #19

Öncelikle; ülkemizde hala büyük ölçüde okuyarak değil, “görerek, duyarak, dinleyerek” bilgi edinme kültürü tam olarak aşılamadı. Yani bilgi edinirken işin kolay, kafayı fazla yormayan yöntemlerini tercih ediyoruz. Üstüne üstlük bir de İnternet gibi son derece kolay ve sıkıntısız-hatta eğlenceli- bilgi edinme yöntemi ortaya çıkmış iken özellikle gençlerin okumaya karşı ilgisi gittikçe düştü, kanaatindeyim.

Kitaplar bir tarafa; 1970 li, 80 li yıllarda ülke nüfusu 35-40 milyon iken önemli gazetelerin günlük tirajı özellikle “hafta sonlarında” 1 milyonu zorlardı…Bugün nüfusumuz 81 milyon, en çok satan gazetenin tirajı 350 bin civarında! Utanılacak bir durum. Tabii bunun çeşitli başkaca sebepleri de var…
Ancak;
Okullarda “kitap okumayı” destekleyen, öğrenimin sadece “derslerden” ibaret olmayıp ders dışı okumanın da faydalı olduğu görüşünü telkin eden bir sistem olmadığı ve “kitap okumanın” bir boş zamanı değerlendirme biçimi değil bir yaşam biçimi olduğu fikri kafalara sokulmadığı sürece insanlarımızın erken yaşta kitap okuma alışkanlığı edinmesi ve yukarıda belirtilen üzücü rakamların yukarı çekilmesi pek kolay olmayacaktır.


#20

Bence bu durum okuma kültürünün biraz dışında bir durum. Gelişen İnternet yayıncılığı nedeniyle basılı gazete tüm dünyada geriliyor. Basılı gazeteler sizin öğlen internette okuyabileceğiniz, akşam TV haberlerinde izleyebileceğiniz 1 gün öncenin haberlerini sunuyorlar, artık o haber eskimiştir. Haber okumak için basılı gazete eskidi.

Hürriyet Doğan grubundayken 3 - 4 yıl önce tabletler için dijital gazete baskısını denedi, çok okunan yazarları Yılmaz Özdil’in ertesi gün gazete yayınlanacak yazısını okura o gün öğlen sunmaları bile çok bir okur kazandırmadı. Onun yerine gece 12’den sonra gazetenin internet sitesinde ki yazıyı bekledi okurlar.

Biraz bu alan yaptığım iş tanımlamasına girdiği için uzun zamandır bu alanla meşgulüm. Bazı gazeteler Dijital yayıncılığı, basılı yayıncılığın çok önünde olduğunun geç farkına vardı. Öyle ki 3-4 sene önce bir gazetenin GYY gazetenin internet sitesini yapan ekibe gazete yazarlarının ertesi gün gazetede çıkacak yazılarını yayınlamayalım diye baskı yaptırıyordu. Yazarlar da tam tersi noktada baskı yapıyorlardı.

Kısacası cümlenizin devamında dediğiniz gibi

gazete tirajlarını etkileyen, gerileten en önemli nedenlerden birisi İnternetten aynı içeriklere daha erken erişebilmek. ( Bunu yazarken dünya ölçeğinde Dijital gazetenin, basılı gazetenin yerini almasından söz ediyorum yoksa ülkemiz de medyanın tek ses olması da gazete tirajlarını düşürdü)


(burakkny) #23

Elbette gazete tirajlarındaki azalmada medyamıza olan güvenin azalması en önemli “başkaca sebepler” den biridir.
Ancak Internet gazeteciliği en etkili faktör olsa idi sanırım Japonyada günlük gazeteler 15 milyonun üzerinde tiraj göremezdi. Gerçek sorun;
Okuma alışkanlığının daha ilkokul seviyesinde zihinlere yerleştirilememiş olmasıdır, kanaatindeyim.