Yayınevlerine Sorduk: "Ne Olacak Bu Ekonominin Hâli?"


(görkem) #6

Ben yayınevi çalışanı değilim, baskıcı veya matbaacı da değilim,kağıt kesimi, kağıt kalitesi gibi şeylerden de anlamam. Röportajı okuyorum, buna göre yorum getiriyorum, dolayısıyla bakış açım da buna göre şekillenmektedir. Bütün yayınevleri de genelde bu değer artışından ötürü kağıt fiyatlarının, tutkal fiyatlarının, boya fiyatlarının artışından dem vurmuş, konuyla ilgili fiyat güncellemelerine gidebileceklerini söylemişler. Bu minvalde işi daha ucuza getirmek varken pahalılaştırmak bana garip geliyor açıkçası.

Önsöz işine gelince… Siz ve ben aynı romanı aldığımızı varsayalım. Amacımız hikayeyi okumak değil mi? 30 sayfa önsöz bizi karşılıyor. ikimiz de okumak için aynı kitaba x parayı verdik. Ama ben kitap başlarında olan ve açıkçası genellikle umrumda bile olmayan 30 sayfalık bir önsöze de ekstra para vermiş bulundum. Adalet mi bu şimdi? Önsöz okumak sizin hoşunuza gidebilir ama bu tarz şeyleri okumak istemeyip parasını veren yoğun bir kitle var.

Kitabın içeriği dışında sayfalarca şeyler ekleyip, içine reklamlar koyup kitap kalınlığını yükseltmek için bir takım süslemelere girdiğinizde, kağıt fiyatı, mürekkep fiyatı çok yükseldi fiyatlar güncellenebilir derseniz alınması gereken önlemler bunlardır bence.


(Okan Akıncı) #7

Aklımdaki pek çok şeyi yayınevleri ifade etmişler zaten. Çok beğendim bu yazıyı. Benim dikkatimi çeken birkaç şey var.

  1. Ekitap bence bir çözüm olabilir ama o da çok uzun vadede olamaz. Ekitap okumak için ille de bir ekitap okuyucu satın almak gerekmiyor. Telefon, tablet, bilgisayar gibi elektronik cihazlarda da okunabilir. Böylece kâğıt, mürekkep, baskı vb. masrafların baskısından kurtulabiliriz. Evet, elektronik cihazlar da tıpkı kâğıt gibi ithal ediliyor ama insanlar bunları yine de alıyorlar. Yani bir süre daha herkesin elinde bir bilgisayar ya da telefon bulunmaya devam edecek. Bu yüzden kısa ve orta vadede ekitap, yayınevlerini ve yazarları kurtarabilir. Peki, neden daha uzun süreliğine değil? Çünkü elektronik cihazlar da daha pahalı hâle geliyor. İnsanlar şimdilik temel ihtiyaçlarından kısıp telefon alıyorlar. Bunu ciddi ciddi yapıyorlar. Gerekirse yıllık gelirlerinin yarısını bir telefona verebiliyorlar. İktisadi ifadeyle söylersek, akıllı telefon bir otonom harcamadır. Fakat ekonomi bu şekilde devam ederse yakında onu da alamayacaklar. Öte yandan ekitap işi Türkiye’de yanlış yapılıyor. Başka ülkelerde ekitabın baskı ve dağıtım masrafı olmadığından fiyatı gözle görülür bir şekilde daha düşük ama bizde ekitabın fiyatı basılı kitabın fiyatına çok yakın.

  2. Kitap fiyatlarının aşırı yüksek olmasının nedenlerinden bir diğeri de yüksek vergiler. Dünyada en ağır vergilerin olduğu birkaç ülkeden biriyiz. Yayınevleri, dağıtımcılar, kitapçılar, yazarlar, çevirmenler ya kâr edemiyorlar ya da kâr ettikleri ölçüde KDV, ÖTV, Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve diğer vergiler ile başa çıkmak zorunda kalıyorlar ve Türkiye’de bunların hepsinin oranı çok yüksek.

  3. İster yayınevleri yeni yazarların kitaplarını basmaktan kaçınacak olsun isterse de yayınevleri batacak olsun, her iki durumda yeni yazarlar ve yazar adayları için çok kötü olacak. Nice nitelikli yazar daha ilk kitabı basılmadan yazarlığa küsecek. Yani bu gidişat Türkiye’de kültür ve sanat üretilmesine darbe vurarak gelecekte yaşayacağımız sorunları daha çok arttıracak.

  4. Amazon’un Türkiye’ye girişi başlangıçta iyi olabilir ama uzun vadede iyi sonuçlar doğurmaz. Kitap satış sektörünün yabancı bir şirket tarafından ele geçirilmesinin iyi sonuçlar doğuracağına inanmıyorum. Fakat bunun ayrıntısına girmeyeceğim, yoksa çok uzun sürer.

  5. Yazıda çok önemli bir noktadan söz edilmiş: “Dövizlerdeki artış sadece ihracatçıyı memnun ediyor.” Çünkü onların cebinden döviz çıkmıyor, bilakis onların cebine döviz giriyor. Kitabın baskısında kullanılan malzemeyi ithal etmek hadi neyse de biz eserlerin kendisi söz konusu olduğunda da ithalatçıyız. Elbette yerli yazarlar da Türkiye’de satıyor ama ihraç etmekte çok gerideyiz. Çok az yerli yazarın kitabı başka dillere çevriliyor, onlar da başka ülkelerde her zaman devasa satış rakamlarına ulaşamıyor. Daha önce bu forumda söz ettiğim Kültür Emperyalizmi konusuna geldik yine. Gelişmiş ülkeler sadece teknoloji, tüketici ürünleri, silah, petrol, maden, gıda vb. aklınıza gelecek her konuda ağırlıklı olarak ihracatçı olmakla kalmıyor. Aynı şey kültürde de yaşanıyor. Gelişmekte olan ya da geri kalmış ülkeler ise diğer her konuda olduğu gibi kültürün de ithalatçısı. Edebiyat, sinema, dizi, resim, müzik, heykel, aklınıza ne gelirse durum böyle. Türkiye’deki yazar ve yayınevlerinin başlıca okuyucusu yine yerli okur. Hâlbuki kültür ihraç edebilen bir ülke olsaydık başka ülkelerdeki yayın haklarından da çok iyi para kazanabilirlerdi. Bir Avrupalı ya da Amerikalı yazar, kendi ülkesinin nüfusunun birkaç katı kadar satan bir kitabın yazarı. Bizde öyle değil.

  6. Burada yanlış olan şey Türkiye’nin ekonomi politikası. Çin gibi ihracat ağırlıklı bir ekonomimiz olsa dövizin yüksek olması işimize gelirdi, bu yükselişlere müdahale etmezdik. Hatta para birimimizin değerini düşürürdük. Fakat biz ithalat ağırlıklı bir ekonomiyiz. Dövizin yükselişi bizi çok kötü etkiliyor. Yine de gerçekçi bir müdahalede bulunmuyoruz.


(Eren Diakotra) #8

Öncelikle yazı için teşekkürler. Fiyatların artacağını ve döviz yüzünden artacağını beklememe rağmen bu cevaplar beni cidden çok kötü korkuttu. Kağıdın bile ithal edilmesi cidden utanç verici bir durum allah veya tanrı aşkına (artık ne tercih ederseniz) kağıt bile üretemiyor mu koskoca türk devleti? E hani dünya devletiydik? E hani dünya liderimiz vardı? Cidden acıyorum halimize tanrı-allah belamızı versin artık.


(Eren Diakotra) #9

Dediğiniz herşeye katılıyorum. Gelen herhangi bir faturanın %50si vergi oluyor genelde. Tamam arkadaş vergi vermek her vatandaşın boynunun borcudur anlıyorum ama bu vergi değil insanı dolandırmaktır. Geçmediğimiz Şu 40 bin araç garantisi vb verilen köprüden 40binden az olan her yolcu başına dolar ile ödeme yapılıyor ve bunun parası devlet hazinesinden çıkıyor yani vatandaşın verdiği vergi bizim verdiğimiz vergi Bursa’da oturan Artvin’de oturan biri İstanbuldaki s*k *msonik bir köprüye para ödüyor. 1. madden için konuşuyorum şimdi.= Telefonun son model değil ise dışlanıyor aşağılanıyorsun mecburen de telefon pc vb şeyler almak zorunda hissediyorsun ass’ını satsan bile alıyosun onu yani. Ayrıca harbiden e-kitaplar niye bu kadar pahalı yahu? Onu bende anlamadım cidden. 6.madden için konuşuyorum= Çin ihracat yapıyor ama adamların 1.5 milyar nufusu var abi bizde o kadar iş gücü var mı yok mu bilmiyorum ama hükümet artık ne hükümeti veya iktidarı farketmez bu akp-chp-mhp’si bir bildikleri varki başa geçmişler. Demekki o iş gücü olsa ihracatı yapar rahat rahat yatardık ama demekki yok. Hakaretlerim sana veya buradaki kimseye değil kimse üstüne alınmasın. Adam gibi konuşmama yanıt verecek olan varsa versin lütfen saygısız bir şekilde tartışacak insan hiç yazmasın daha iyi sizle uğraşamam bide iyi günler iyi geceler iyi günaydınlar.


(Eren Diakotra) #10

Aslında baskı yüzünden de olabilir ihracat yapmayışımız ama bilmiyorum artık uzman değilim.


#11

Kimse yapmamış ben yapıyım. Ben hep 50 TL’lik kitap aldığımdan beni etkilemiyor :smile:

%90 oranında dışa bağımlı olan, en basit şekli ile kağıt dahi üretemeyip %100 yerli ve milli savaş uçağı yapan (yersen) bir ülkede dolar ve euro artarsa aklınıza gelebilecek herşeyin ya fiyatı artar ya da kalitesi düşer. Gayet normal bi durum.

60-70 TL’ye alacağımız 250-300 sayfalık kitapların, okurken kalitesizliklten elimizde dağılacağı günler hiçte uzakta değil…


(Metal Storm) #12

Dün yazmayı unutmuşum bu gidişle Oathbringer çıktığında 80 Tl olacak


(mirezloret) #13

Bu gidişle kitap okumak bir zenginlik statüsü olacak :smile:


(ömer Akdoğan) #14

Değinilmeyen bir nokta var , kitap fiyatlarındaki aşırı artış son bir, bir buçuk senedir var. Yani daha dolar ve euro artışı söz konusu değilken, kitap fiyatları artıyordu zaten

.


(Kemal Küçükgedik) #15

@Omer_Akdogan


(Serhat) #16

Açık ve net şekilde açıklanmıştır. :slight_smile:


(Zeynep) #17

Açıklayıcı ve faydalı bir konu olmuş.Emeği geçen herkese çok teşekkürler…


#18

Gayet bilgilendirici ve güzel bir soru cevap olmuş.

Son 2-3 senedir kitap konusunda oldukça şanslı bir dönem yaşadığımızı düşünüyordum. Özellikle bilimkurgu ve fantastik kurgu kitaplarından örnek verecek olursak bir sürü yayınevi bu alana el attı ve daha önce çevrilmemiş bir sürü eser Türkçe’ye kazandırıldı. Aynı şeyi ilgi alanım olan Tarih kitaplarında da görüyorum. Görünen o ki bu sene yeni eserler ve tekrar baskılar bakımından kurak geçecek. Zira bir sektörün gelişmesi için piyasa dengesi gerekir. Dolar şu an yüksek ama 2 sene dolar bu fiyatta kalınacağı bilinse dengeler ona göre kurulur ve sektör gelişmeye devam eder. Sektörlerin maalesef en büyük düşmanı ekonomik belirsizlik. Şu belirsizlikte yayınlanan her yeni kitap yayınevleri için bir risk taşımakta. Naçizane görüşüm bu işin çözümü e-kitap’a geçişten veya telif bedellerinin düşük alınmaya çalışmasından ziyade ekonomik istikrar sağlanması.

Açıkçası kağıdın yurtdışından ithal edilmesi, beni rahatsız etmiyor. Türkiye’de kağıt üreten fabrikalar mevcut. Ancak tüketim üretimden fazlayken üretimi arttırmaktan ziyade ithalat gibi de bir çözüm varken Türkiye’nin ormanlarını kağıt üretimi için yok etme lüksü yok diye düşünüyorum.


(ömer Akdoğan) #19

Dövizin ülkemizde sürekli yükseliş eğiliminde olduğunu bilmek için kahin olmaya veya tabloya bakmaya gerek yok. Dikkat ederseniz son bir, bir buçuk yıllık periyottan bahsediyorum. Sizin gönderinizden anladığım kadarıyla ocak 2017’den nisan 2018 'e kadar fazla bir yukarıya doğru hareket yok.Genelde durağan olmasına rağmen, genelde aşağıya doğru bir hareket görüyorum.Buna rağmen kitap fiyatlarında artış oldu. Son bir, bir buçuk ayda dövizde aşırı yükseliş var. Tahmin ediyorum ki, son aydaki bu yükselişleri daha fiyatlara yansıtmadınız, bunun olumsuz etkilerini önümüzdeki aylarda göreceğiz.Bir yayınevi sorumlusu olarak , böyle bir tablo ile cevap vermenizi haklı görmesem de anlayabiliyorum.Ama ben bir tüketiciyim ve olaya bu pencereden bakıyorum.Ayrıca bütün bu gelişmeler sonucunda TMÇ kitabı için nasıl bir fiyatlandırma yapacağınızı merakla beklemekteyim.


(Serhat) #20

Kitaplara zam mı yapılacak yoksa :hugs::relaxed::stuck_out_tongue_winking_eye: Önden kamuoyu yoklaması mı yapılıyor.


(ömer Akdoğan) #21

Açık ve net şekilde açıklanmıştır. İnanın ben anlamadım, anladığınızı benimle paylaşırsanız sevinirim.


(Serhat) #22

Ben anladım aslında. Herkesin kendi açısından haklı tarafları var tabiki de. Ben sadece şaka yollu söyledim.


(Kemal Küçükgedik) #23

@Omer_Akdogan Ömer Bey, sizin de tabloda görebildiğiniz gibi Ekim 2016-Ocak 2017, Eylül 2017-Aralık 2017 ve Mayıs 2018 tarihlerinde dolarda ani ve güçlü yükselişler yaşanmış. Yani iddia ettiğiniz gibi “dolar ve avroda bir artış yok” değil. Tam da sizin dediğiniz tarihlere yakın tarihlerde şiddetli artışlar var. Başka arkadaşların dediği gibi bu ani ve şiddetli artışlar belirsizliklere ve fiyatların korkuyla yukarı çekilmesine sebep oluyor.

TMÇ’nin fiyatlandırması noktasında ise bir bilgim ve yetkim yok.


(ömer Akdoğan) #24

Herkes görmek istediğini görüyor sanırım. Sizin değindiğiniz sert yükselişlerin akabinde sert düşüşler olmuş, bunu da görün lütfen. Sonuçta 2 ocak 2017 ile 2 ocak 2018 arasında yüzde 6,9 luk bir artış var. Bence kitap fiyatlarında ki aşırı artışın nedenleri için, döviz yerine başka yerlere bakmak lazım.


(Okan Akıncı) #25

Bence yükselişler yanlış yorumlanıyor. Elbette kesintisiz bir yükseliş trendi yok. Bir süre sabit duruyor, sonra birden yükseliyor. Yani sürekli olmasa da yükseliyor.

Evet, her yükselişten sonra müdahale ile düşüyor, bunda haklısınız ama eski seviyesine düşmüyor. Kısa süre içinde dolar 4,20’den 4,90’lara kadar çıktı. Sonra müdahale ile ancak 4,60’lara gelebildi. 70 kuruş yükseldi, 30 kuruş düştü. Sizin söz ettiğiniz düşüşler, yükselişler kadar sert olmuyor. Bence siz de görmek istediğinizi görüyorsunuz. Düşüşler, yükselişler ile aynı miktarda değil. Eğer öyle olsaydı doların yıllar önceki değerinde olması gerekirdi ama değil.

Dolar son bir kaç yılda 2,50 liradan neredeyse 5 liraya yaklaştı. Daha da geriye gidersek bir zamanlar 1,30 civarındaydı.

Kısacası dolar ne düz bir yükseliş eğrisi izliyor ne de sabit kalıyor. İki adım yükseliyor, bir adım iniyor, bir süre o seviyede takıldıktan sonra yeniden iki adım yükseliyor.

Elbette kitap fiyatlarındaki artışın tek sorumlusu döviz değil ama bu, döviz etkisinin olmadığı ya da abartıldığı anlamına da gelmemeli.