Yayınevlerine Sorduk: "Ne Olacak Bu Ekonominin Hâli?"


(Serhat) #20

Kitaplara zam mı yapılacak yoksa :hugs::relaxed::stuck_out_tongue_winking_eye: Önden kamuoyu yoklaması mı yapılıyor.


(ömer Akdoğan) #21

Açık ve net şekilde açıklanmıştır. İnanın ben anlamadım, anladığınızı benimle paylaşırsanız sevinirim.


(Serhat) #22

Ben anladım aslında. Herkesin kendi açısından haklı tarafları var tabiki de. Ben sadece şaka yollu söyledim.


(Kemal Küçükgedik) #23

@Omer_Akdogan Ömer Bey, sizin de tabloda görebildiğiniz gibi Ekim 2016-Ocak 2017, Eylül 2017-Aralık 2017 ve Mayıs 2018 tarihlerinde dolarda ani ve güçlü yükselişler yaşanmış. Yani iddia ettiğiniz gibi “dolar ve avroda bir artış yok” değil. Tam da sizin dediğiniz tarihlere yakın tarihlerde şiddetli artışlar var. Başka arkadaşların dediği gibi bu ani ve şiddetli artışlar belirsizliklere ve fiyatların korkuyla yukarı çekilmesine sebep oluyor.

TMÇ’nin fiyatlandırması noktasında ise bir bilgim ve yetkim yok.


(ömer Akdoğan) #24

Herkes görmek istediğini görüyor sanırım. Sizin değindiğiniz sert yükselişlerin akabinde sert düşüşler olmuş, bunu da görün lütfen. Sonuçta 2 ocak 2017 ile 2 ocak 2018 arasında yüzde 6,9 luk bir artış var. Bence kitap fiyatlarında ki aşırı artışın nedenleri için, döviz yerine başka yerlere bakmak lazım.


(Okan Akıncı) #25

Bence yükselişler yanlış yorumlanıyor. Elbette kesintisiz bir yükseliş trendi yok. Bir süre sabit duruyor, sonra birden yükseliyor. Yani sürekli olmasa da yükseliyor.

Evet, her yükselişten sonra müdahale ile düşüyor, bunda haklısınız ama eski seviyesine düşmüyor. Kısa süre içinde dolar 4,20’den 4,90’lara kadar çıktı. Sonra müdahale ile ancak 4,60’lara gelebildi. 70 kuruş yükseldi, 30 kuruş düştü. Sizin söz ettiğiniz düşüşler, yükselişler kadar sert olmuyor. Bence siz de görmek istediğinizi görüyorsunuz. Düşüşler, yükselişler ile aynı miktarda değil. Eğer öyle olsaydı doların yıllar önceki değerinde olması gerekirdi ama değil.

Dolar son bir kaç yılda 2,50 liradan neredeyse 5 liraya yaklaştı. Daha da geriye gidersek bir zamanlar 1,30 civarındaydı.

Kısacası dolar ne düz bir yükseliş eğrisi izliyor ne de sabit kalıyor. İki adım yükseliyor, bir adım iniyor, bir süre o seviyede takıldıktan sonra yeniden iki adım yükseliyor.

Elbette kitap fiyatlarındaki artışın tek sorumlusu döviz değil ama bu, döviz etkisinin olmadığı ya da abartıldığı anlamına da gelmemeli.


(Bülent Özgün) #26

Can Öz söyleşilerinde bu durumdan yıllardır bahsediyor, yayınevlerinin işleri çok zor. Söyledikleri her şeyi haklı buluyorum. Yaşadıkları sıkıntıları direkt bize yansıttıklarını da düşünmüyorum, bir şekilde idare ediyorlar. Bir yıl evvel 25 TL’ye aldığım bir kitabın eş değerinde (tabi sanat eserinde eş değer tartışılabilir) başka bir kitabı şimdi 50 TL’ye alıyor değilim. Taş çatlasa 5 TL zam konmuştur.

Yayın dünyasının çeşitli aşamalarında çalışan arkadaşlarım var, hiçbiri verdiği emeğin karşılığını alamıyor. Yayınevlerinin çektikleri mali sıkıntıları çalışanlarına yansıtmasındansa zam yapmasını yeğlerim. Zam yapılması gerekiyorsa yapılsın, ben yine de alırım. Kitap fiyatları 3-5 Lira arttı diye okumaktan imtina etmem. Onlarca ürüne saçma sapan zamlar geliyor, onları sessizce kabulleniyoruz, herkes sigarasından, yakıtından feragat etmiyor. İş bir sanat eseri almaya gelince zamlara veryansın etmek doğru değil.


(Eren Diakotra) #27

Darbe yaparım lan 80tl ne


(Ufuk ) #28

Şurada kahkahalar attım resmen:

Türkiye de en sonunda e-kitaba geçebilir. Böylece baskı maliyetleri sıfırlanır, ulaşılabilirlik artar, daralan sektör tekrar genişleyebilir. Kitabın içeriğinden çok kokusuna vurgun olan arkadaşlar da dilerlerse aynı kitabı 4-5 katı fiyatına alıp koklayabilirler.

Sanırım yayınevleri e-kitap üzerine yoğunlaşmak istiyor, çıkışı orada görüyor ama okuyucular hazır olmadığı için tıkanmış durumdalar.


(emre) #29

Ülkede ağaç katliamı varken kağıtlar neden dışardan alınıyor.


(Okan Akıncı) #30

Sırf şu ağaç katliamı meselesinden dolayı tüm dünya ekitaba geçsin istiyorum. Kindle, Kobo ve benzeri cihazlar neredeyse gerçek kâğıttan ayırt edilemeyecek kalitede görüntü veriyorlar. Hâl böyleyken dünyada hâlâ kâğıt için ağaçlar katlediliyor.


(Sebnem) #31

bildiğim kadarıyla kitaplarda “forma” denilen bir olay var. 16 ya da 12 sayfaların katları şeklinde kitap formaları var. o ön söz ve boş sayfaları mecburen koyuyorlar yoksa kitabı basamazlar :slight_smile:


(Okan Akıncı) #32

Aşağıdaki haberde yayınevleri, dergiler ve gazetelerin yöneticileriyle görüşme yapılmış. Kâğıt, mürekkep ve diğer pek çok kalem yurtdışından ithal ediliyor ve fiyatları çok arttı. Çeviri eserler için telif anlaşması döviz üzerinden yapıldı ve Türk Lirası değer kaybedince telif ödemeleri arttı. Vergiler çok yüksek. Bir gazete yayına üç gün ara verdi. Yayınevleri bastıkları kitap miktarını azaltıyorlar. Kitap fiyatları yükselirken okurun alım gücü tam tersine düşüyor. Kaliteli kitabın popüler kitaba yenik düşmesi bekleniyor.


(Halil Oğulcan Karamağara) #33

Kitap çıkarmak isteyen, en azından gönderip şansını denemek isteyen biri olarak tam da bunu merak ediyordum ve durum daha da kötüye gitti. Kendi adıma bir süre yazdıklarımı mükemmelleştirmekle uğraşacağım ama yayınevlerinin zarar etmeleri beni üzüyor, yayınevi sahibi değilim fakat bence çok güzel bir meslek. Daha çok yayılıp çoğalması, yeni yazarlara (kendim için söylemiyorum) fırsat verilmesi gerekirken bu konuda da hızla geriye gidiyoruz.

Her konuda yapmamız gerektiği gibi sorunun çözümünü içimizde aramalı, kağıdı mürekkebi kendimiz üretmeyi becerebilmeli ve nasıl yapılacağını öğrenmeliyiz. Bir şekilde tökezlesek bile yola devam etmeliyiz kalkarak, düştüğümüz yerde bir şeyler öğrenmemiz gerek. Tabii ki yazar üretemeyiz, ona yapacak bir şey yok ama diğer kalemleri kendimiz üretip ülke içinde daha ucuza satarsak yazar ücretleri ödenebilir. Ayrıca yazar da üretiyoruz, belki de onlara daha fazla yoğunlaşmamız gerekiyor.


(M. Ihsan Tatari) #34

Döviz kurundaki artış yayın dünyasını kötüye etkilemeye devam ediyor. Bir üzücü haber de Ayrıntı Yayınları’ndan geldi. Yayınevi kitaplarına %25-40 arası zam yapmak zorunda kaldığını açıkladı.

Kısa süre önce Leman ve Uykusuz dergileri benzer açıklamalarda bulunmuştu. Daha önce de Arkabahçe Yayıncılık zor durumda olduğunu belirtmiş, çizgi roman okurlarından destek istemişti.

Ek olarak bazı yayınevlerinin baskıları tamamen durdurduğu, bazılarınınsa yeni dosya (yerli yazar) kabul etmediği haberleri geliyor. Durum giderek vahimleşiyor anlayacağınız…

Ha, bir de böyle insanlar var tabii…

Clipboard01


#35

Tüketen bir toplum Türkiye, dış güçlere bağımlı olmuş. Cennet gibi bir ülkeye sahibiz aslında. Dünyada kaç ülke var 4 mevsimi yaşayabilen,her mevsiminde ayrı nimet veren. Fındığından çayına, buğdayından incirine, üzümünden pamuğuna zeytininden binlercesine, endemik bitki türlerine bile sahipken elimizdekileri satmak yerine samanı dahi ithal alıyoruz. İhracatı artırmadığımız sürece bu kitap basımlarının durmasını geçtim yayınevlerinin kapatılmasına da şaşırmam ben.

Bana kalsa kitabın kağıt kalitesi çok da umrumda değil, çevirisi iyi olduktan sonra her türlü alınır o kitap. Kitabı ciltli okumak da zorunda değilsiniz. Her kitap nasıl olsa, rafında bile dursa eskiyor ne yaparsanız yapın.

Sahaflardan kitap alın. Değiş tokuş yapın kitapları. Ben de sıfır kitap sevenlerdenim, ilk ben açayım ben koklayayım matbaa kokusunu derim ama artık bunu yapmıyorum. İyi okumalar herkese.


#36

Ağaçlar yeryüzünün süsdür ama kitaplar olmalı. Elinde tutmalı, hissetmeli, koklamalı, okumalı ve saklamalısın. Ağaçlar için üzgünüm ama kitaplar da önemli. Üstelik kitaplarımız için yaşayan verimli ağaçların kesildiğini düşünmüyorum.


(M. Ihsan Tatari) #37

Bir zam haberi de Marmara Çizgi’den geldi. Hatta biraz da imdat çağrısı gibi…


(Cemalettin Sipahioğlu) #38

Cümleler, çizgi romanlardaki gibi renkli, içerik, karanlık tonlardaki süper kahraman macerası gibi :cold_sweat:


(Onur Selamet) #39

En azından 3 aylık bir fırsat verilmiş. Anlayış göstermeye çalışmışlar.

Arkabahçe’den çıkan Masallar’ın son cildinde 68 lira etiket fiyatı görünce içim ürpermişti.

Çizgi roman sektörü diğer kitaplara nazaran daha ağır bir darbe alacak gibi.