Yükseliş

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/yukselis-hasan-korkmaz/



Hezarfen, zifiri karanlığın içinde hiç bir şey göremiyordu. Kör olmuşçasına tutunacak yer ararken nerede olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu. Hangi tarafa dönse elini boşluğa savuruyordu. Kalbi korkudan kanat çırpan bir kuş gibi uçup gitmek için çabalıyordu sanki. Karanlıkla cebelleştiği sırada bir takım tıkırtılar işitti ve seslerin geldiği yöne döndü. Tam bu anda bir… (DEVAMI…)

Merhaba:
Güzel bir çalışma olmuş. Olaya Danikenvari bir şekilde yaklaşmışsın. Hani ‘insan aklı mı yoksa dışardan uzaylılardan gelen destek mi bilimin ve tekniğin gelişmesinde egemendir’ tartışması. Bu tür tartışmalar yapıldı ve yapılacaktır. Benim takıldığım 1700 lerde yaşayan biri uzay teknolojisiyle karşılaştığında göstereceği tepkilerin az olduğunu düşünüyorum. O zamanlar dünyanın yuvarlak olup olmadığı veya dünyanın mı döndüğü yoksa evrenin mi merkezde olan dünya çevresinde döndüğü tartışmalarını bile yapıldığını düşünmediğim zamanlardır. Ve siz aldığınız bir adama Uzayı anlatıyorsunuz. Ben ce Hezarfenin ilk tepkisi büyü ve büyücülük şeklinde olmalıydı. Ve bu bölüm biraz daha detaylandırılmalıydı. Sonuçta iyi bir çalışma olduğunu tekrar ederek ve okumaya, yazmaya devam etmeni -haddim olmayarak- tavsiye ederek iyi geceler diliyorum.

Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Göstereceği tepkiler biraz daha fazla olabilirdi. Ancak Dünya’nın yuvarlak olup olmadığı konusu ise; Pisagor’un MÖ Dünya’nın yuvarlak olduğunu ileri sürmesi, Aristo’ nun yaklaşık iki yüzyıl sonra gözlemleri sonunda Dünya’nın yuvarlak olduğunu söylemesi ve 1500’ lü yıllarda Macellan’ nın gemisinin deniz yoluyla Dünya’nın yuvarlak olduğunu ispatlaması bu tartışmaların her zaman olduğunu gösteriyor. Bilim insanı bir kişi bunlardan herhalde haberdardır ve karşılaştığı şeyler ne olursa olsun, gördüklerini anlamasada büyücülüğe bağlamadan, mutlaka mantıklı bir açıklaması olduğunu düşünerek hareket edeceğini beklediğim için bu şekilde yazdım.

Merhaba Hasan,
Öykünü, olayı başka bir boyutta ele alışını, işleyişini ve dilini sevdim. Dünyadaki büyük olaylara uzaylı etkisi belirttiğin gibi tartışılan bir konu sadece bir okuyucu olarak hani onun başarısını dış etkiye bağlanması fikrini biraz garipsedim. Sonuç olarak farklı bir ele alış ve hoş bir öykü. Eline sağlık

Doğru düşünmüşsünüz ama o zaman ki İstanbul da Pisagoru bilen kaç kişi vardır. Macellanı duymuşlar mıdır ki. Üstelik bundan iki ay öncesine kadar ciddi ciddi dünyanın düz olduğunu iddia edenlerde vardı bu ülkede. Bir de bilir misiniz bilmem ama Lagari Hasan Çelebi roketini denerken padişaha “Padişahım seni Hüdaya ısmarladım. İsa nebi ile konuşmaya gidiyorum” demiştir. Keşke biraz dinden de bahsetseydin. Öyle bir dindar toplumda yetişen biri olarak çevrendekileri o pencereden görmez miydin… Dediğim gibi sıkılmadan okunan iyi bir öykü olmuş…

Zaman ayırıp öyküyü okuduğun için teşekkür ederim. Böyle bir kurgu güzel olur diye düşündüm.

Yorumlarınız için tekrar teşekkür ederim. Gelecek seçkilerde daha iyi öykülerle buluşmak dileğiyle…:slight_smile: