Yüzüklerin Efendisi'nin 1991 Tarihli Kayıp Sovyet Uyarlaması | İZLE

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: Yüzüklerin Efendisi Filmi Sovyet Uyarlaması | İZLE – Kayıp Rıhtım



Sovyet Rusya döneminden kalma Yüzüklerin Efendisi uyarlaması ortaya çıktı. Bu uyarlamanın uzun süredir kayıp olduğu düşünülüyordu. Ancak bir Rus televizyon kanalı, 1991 yılından kalma bu uyarlamayı YouTube üzerinden ücretsiz olarak erişime açtı. Dilbilim profesörü olan ve yarattığı Orta Dünya ile 1960’lardan bu yana fantastik edebiyat denildiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alan J.R.R. Tolkien,… (DEVAMI…)

5 Beğeni

Çok ilginç geldi haberi ilk duyduğumda birazda esasında yakın zamanda çekilen ile karşılaştırıp mekanları, oyunculuğu ve diğer etkenleri de göz bulundururaktan pek beğenmedim. Birde Rus dilini sevmiyorum hiç bana hitap etmiyor filmleri de hakeza tabii sevene de birşeyler diyemiyorum…Çizgi filmini tavsiye ederim o zaman dilimini içinde iyi iş kotarmışlar…

Filmi izledim ve özellikle hobbitler’in boyunu ve gollum’u dönemine göre çok iyi hallettiklerini düşünüyorum. Gandalf, Aragorn, Legolas karakterlerini karaktere cuk oturan oyuncular oynamış. Film Tom Bombadil’in gelişiyle tempoda inanılmaz bir ivme kazanıyor. Finalde nefes kesici.

Dönem dediğiniz 90lar yahu, 70lerde bile bu kadar kötü olmazdı.

2 Beğeni

Dönemi dediğiniz Amerikan yapımı üçlemenin 10 yıl öncesi. Çok da eski değil bence. Şöyle söyleyeyim aynı senaryoyu bundan 15-20 yıl önce yeşilçama verseler daha iyi bir film çıkarmış.

4 Beğeni

Şöyle bir hata var, bugünden geçmişe bakıp yorum yaparken o günün şartlarını değerlendirmiyorsunuz.

90’lar da tabiki Yeşilçam kalitenin üst seviyesine ulasmıştı ve daha iyi iş çıkarabilirdi. Ama aynı yıllar sinemada artistlerin yeni yeni para kazanmaya başladığı ve teliflerin oturmaya başladığı yıllar. Birkaç yıl öncesine kadar oyuncular ve yönetmenler çok zor imkanlarla , film bile bulamayarak bu işi yapıyorlardı.( Bazı röportajlar var Yılmaz Güney, Tarık Akan vs. Bunlar daha iyi fikir verir.)

Rusya’da ise Sovyetler birliğinin dağıldığı bir dönem. Bu dönemde böyle bir işe para basmak bir dert. Adamlar bunu başarmış. Bir de buna cesaret etmek var. Belli ki bunu tasarlayan kişiler bu uyarlamanın halk tarafından okunduğu ve izleneceğini düşünmüşler. Dahası buna oyuncu, bütçe ve ekipman bulmuşlar. Sovyet Dağılış döneminde ciddi maddi sıkıntılar ve zorluklar var bu unutuluyor.

20 yıl önce Türkiye’de çekilen ne senaryolar var kimsenin haberi yok. Bundan sonrası için okumak istersen sana Kadir Inanır’ın bir filmini örnek vereceğim:

Filmde kendisi bir solcu. Baya güçlü ve idealist bir grubun lideri. Yakalnıp içeri alınıyor. Dışarıda devrimci kimseyi satmaz vs tarzı soylemleri varken yıllarca işgence görünce artık dayanamıyor. Yine de örgüt kendini öldürür diye üzerinde bir baskı var. Devlet ona bir anlaşma sunuyor. Yüz nakli! Yeni bir kimlik…
Böylece itirafçı olup çıkıyor. Tabi ailesinden herkesden uzak yeni bir yaşam kurması lazım. Dayanamıyor. Gidip karısını ve çocuğunu buluyor. Onlara kendini, kadının içerdeki kocasının çok yakın bir arkadaşı gibi tanıtıyor.
Sonunda da kendi karısını kendine aşık ediyor. Filmin sonunda dayanamayıp karısına itiraf ediyor herşeyi. Karısı onu ideallerini ve arkadaşlarıni satan bir adam olarak görürken, adam da karısını eşine ihanet etmekle suçluyor…

Bu film çekildiğinde Face Off çekilmemiş, Kurtlar Vadisi portakalda vitamin değildi. Senaryo yanacı olup, dönemin sol sağ çatışmalarına uyarlanmış olsa bile tutmadı. Bu şekilde daha neler neler var. Ama cesaret edip çekmek 80_90 döneminde birçok ülke için sıkıntı.

3 Beğeni

Kadir İnanır’ın hangi filmi bu?

1 Beğeni

1 Beğeni

Ben 90lar değil 70ler yeşilçamından bahsetmiştim. Cüneyt Arkın’ın tarihi filmleri özellikle de Battal Gazi serisi benzeri düşünmüştüm. Ayrıca 90larda yeşilçam kalitesinin zirvesinde değil dibindeydi. 80lerin ortasına doğru Şaban filmleri hariç Türk filmlerini kimse sinemada izlememeye başlamış. Bu süreçte çıkan Züğürt Ağa, Selamsız Bandosu, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, Gölge Oyunu, Düttürü Dünya gibi harika filmler de hiç gişe yapamamış. İnsanlar Türk sinemasına inancını kaybetmiş. Bu durum 1996’da Eşkıya ile kırılmış. 1985-1996 arası iyi film diye hatırladığınız filmler muhtemelen sinemada gişe yapamamış televizyonda veya videoda efsane olmuştur. 90larda yeşilçamın artık bitmiş olduğu kesin, Eşkıya ile de Yeni Türk Sineması başlamış kabul ederim.
İmkansızlık konusuna bir iki yıl öncesine kadar katılıyordum ama bir yeşilçam filmi fikrimi değiştirdi. Şeytan. Amerikalıların çok yüksek bütçeli, kendi türünde devrim yapmış korku filmi The Exorcist’in bir yıl sonra sahnesi sahnesine çekilmiş hali. Para olmadan efekt gerektiren bir korku filmini birebir çekmeyi başarmışlar. Yani yönetmen yeterince yetenekliyse parasızlık önemsiz olabiliyormuş. Bir de para yoksa bu tarz bir film çekmek saçma geliyor. Para olmadan da çekilebilecek efekt gerektirmeyen çok sayıda senaryo onlardan birini çeksinler. Parası olmayan kişi Yüzüklerin Efendisi gibi aşırı görsel efekt gerektiren bir şey çekmek zorunda değil.
Sizin yazdığınız film de ilginç geldi. Bakacağım teşekkürler. Yönetmeni tanımıyorum ama senarist Bekir Yıldız ise en azından senaryo iyidir.

1 Beğeni

İştetim tam izleyemedim ama muazzam duruyor, en kısa zamanda sakin kafayla içine düşeceğimdir :heart_eyes:

Kerem yanlız 90 lar kalitelie zirvesi lafim sinema dolulugu , gişe için değil. Saydığın filmler Düttürü Dünya gibi kaliteli yapimlardir. Hem kadro hem konu olarak. Mesela iki şener şen filmi, selamsız bandosu bence eşkiyadan çok daha kaliteli bir film. Ben bunu kastettim. Sana attığım filmde 90 da vizyona girdi. Ama bilinmiyor. Başka bilim kurgular da var yazmadım. Beyin nakilli dizi vardı mesela. Yada Karanlıkta Koşanlar dizisi bunlar çok kalite işlerdi. Ama cekilse bile gişe doldurur mu bilmem. Yine de bu konuştuğumuz şey Sovyetlerin yaptığını degistirmez onlar için harika bir iş bence. Birde bunun balesine bakmak lazim. Cok buyuk ihtimal baleye de uyarlamış olabilirler…

1 Beğeni

İzleyeyim dedim ama, heyhat! Tüm iyi niyetime karşın:

  • Oyuncuların yüzlerine baktıkça beni aldı bir utanç. Koca koca adamlar hobbit taklidi yapıyorlar. Felaket.
  • Gandalf’ın büyü hareketleri beni benden aldı. Adeta duvara yansıyan gölge oyunu gibi olmuş. O kadarını 5 yaşındaki yeğenim “abrakadabra” diye de yapabiliyor.
  • Kitapları Rusçaya çeviren arkadaşı bulup evire çevire dövmek istiyorum. Bu kadar da LOTR ruhundan uzak olunurr mu ya.
  • Ayy ne yazacağımı şaşırdım yemin ederim. İler tutar yeri yok filmin.
    Şöyle söyleyeyim: Bizim DKA ile yarışır ölçüde bir film olmuş bu.
2 Beğeni

Filmle alay ettiydim saten. :slight_smile: Bu arada gerçekten izlediğim bilgisi doğru. Diğerleri iğneleme sadece.