Zaman Çarkı


(Cankut Değerli) #866

İyi okumalar o halde. :slight_smile:
Ben seriyi bitireli bir buçuk sene Kadar oluyor sanırım, Ara sıra sevdiğim yerlerini açıp açıp okuyorum ama tüm seriye tekrar ne zaman, nasıl dönerim hiç bilmiyorum. Bir yandan çok güzel, keyifli ve eğlenceli, bir yandan da çok yorucu kısımları da var.


(stormblessed) #867

Seride okurken zorlandığım ve çok sıkıcı bulduğum bir yada iki kitap olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 8 ve 9. kitaplardı ve o kısımlara gelmeyi dört gözle beklemiyorum mesela :d Gerçi hepsinin sonunda çok önemli olaylar olmuştu diye hatırlıyorum. Choedan Kal olayı gibi :d


(Cankut Değerli) #868

Choedan Kal Benim Kışın Yüreğinden hatırladığım nadir bölümlerden biri mesela. :joy:


(Mael isain moridin, mia allantir! ) #869

Ben de dün aynı çılgınlığa kapılıp Dünyanın Gözü’nü yarıladım sabaha kadar uyumadan. İkinci kez okumam demiştim kendi kendime ama dayanamadım bir türlü.
Yalnız bu sayede kaçırdığım bir çok detayı da yeni fark ettim ve Robert Jordan’ın zekasına ve hayal gücüne bir kez daha hayran oldum. Serinin devamına dair bir çok göndermeyi ve kitabın sonuna dair bir çok ipucunu ilk okuyuşta kaçırmışım. Serinin devamında yaşanacak bir çok olay aslında daha ilk kitabın başlarında verilmiş. Rahmetli en baştan tasarlamış hepsini.

Serinin bazı kitaplarına gelmeyi ben de pek dört gözle beklemiyorum ama sırf neleri gözden kaçırdığımı görmek için bile olsa tekrar okuyacağım.


#870

Olmaz böyle saçma şey ben kitabın ilk bölümunde rüzgarın Rand’ın pelerinini uçurduğunu görmek istiyorum.


(Cankut Değerli) #871

Doğrudan bakıldığında skandal resmen.
Ancak daha önce de söylediğim gibi, bölüm isimleri sadece birer atıf olabilir.

Özet

Mesela üçüncü bölümü Emond Meydanı’ndaki Trolloc saldırısından sonra geçiyor olabilir.

Yani ben bu şekilde görmek istiyorum durumu, yoksa seriye gerçekten ortadan dalacaklarsa işimiz var demektir.


(Mael isain moridin, mia allantir! ) #872

Tam da seriye baştan başlamışken…
Bunlar beni Moiraine’den de soğutacak bu gidişle.
İlk kitapla ilgili bir sorum var dün okurken çeviri hatasıdır deyip geçtim ama şimdi aklıma başka birşeyler geldi

Özet

Elyas, ilk kitapta Perrin ve Egwene’yi Kuzgunlardan kurtarmaya çalışıp Yurt’a soktuğunda “Bir yurt,” diye kükredi Elyas. “Hikâyeleri hiç dinlemez misiniz? Elbette, üç bin yıldır, Dünyanın Kırılışı’ndan bu yana Ogierler görülmedi, ama yurtlar Ogierleri yapar, Ogierler yurtları değil." diyor ve bir kaç bölüm sonra Loial hikayeye katılıyor. Bu bölümden önce de kırılış sonrası ile ile ilgili konuşulurken Ogierlerden taş ustaları olarak bahsediyor ve ieride bir çok şehrin Ogier taş ustaları tarafından inşa edildiğini öğreniyoruz. Elyas Muhafızlık yapmış ve dünyanın bir çok yerini gezmiş bir karakter. Neden böyle yanlış bir cümle kursun? Bu eksik bir çeviriden kaynaklı bir hata olabilir mi? Yoksa orijinalinde de mi aynı cümle geçiyor?


((Eski Nick İBow) Emre) #873

Yanlışlığın nerede olduğunu anlayamadım?


#874
Özet
  • üç bin yıldır, Dünyanın Kırılışı’ndan bu yana Ogierler görülmedi
  • Bu bölümden önce de kırılış sonrası ile ile ilgili konuşulurken Ogierlerden taş ustaları olarak bahsediyor ve ileride bir çok şehrin Ogier taş ustaları tarafından inşa edildiğini öğreniyoruz.

Yazılanlara göre Elyas’ın söyledikleri ile sonradan anlatılanlar arasında tutarsızlık var geçekten. Elyas eksik biliyor olabilir ya da zaman algısında bir problem var. Belki Jordan atladı bu ayrıntıyı. Belki de çeviride bir sorun var, bilemedim…


((Eski Nick İBow) Emre) #875

“A stedding,” Elyas roared. “You never listen to stories? Of course, there hasn’t been an Ogier here in three thousand odd years, not since the Breaking of the World, but it’s the stedding makes the Ogier, not the Ogier make the stedding.”
Çevirmen here kelimesini kaçırmış galiba.


(Hiçliğin bekçisi…) #876

3-5 Kelimeye baksam anlıyormuşum. Bu gazla ben malum kitabı okurum bence. :smiley: Onda da 3000-5000 kelimeye baksam yeter gibi. :sweat_smile:


(Mael isain moridin, mia allantir! ) #877

Malum kitaptan kasıt Oathbringer ise ben de aynı o şekilde okudum kitabı :slight_smile: ama 3000 5000 kere bakmaya gerek kalmıyor. Evrenin terminolojisine alışıksan cümlenin gidiş gelişinden anlam çıkıyor çoğu zaman. Tabi en heyecanlı yerinde kesinti olduğu zaman can sıkmıyor da değil.

@Tilqi_Gin teşekkür ederim.


(Mael isain moridin, mia allantir! ) #878
Spoiler Alert

İkinci kitapta Mat, Valere Borusunu üflediğinde Arthur Şahinkanadı ve Rand arasında geçen konuşmada Arthur Şahinkanadı “Sayısını bilmediğim kadar çok defa senin yanında, pek çok kez de senin karşında savaştım Lews Therin. Çark Desen’e hizmet etmemiz için bizi kendi amaçlarımıza değil, Çark’ın amacına göre dokur. Sen kendini tanımasan da, ben seni tanıyorum. Hep birlikte bu istilacıları senin için buradan süreceğiz." diyor. Son kitapta öğrendiğimiz üzere Boru’nun Kahramanları asla gölgenin yamında savaşmazlar. O zaman Karanlık Varlık doğruyu mu söylüyordu? Ejder daha önce Shai’tan’a hizmet etmiş olabilir mi? Eğer öyleyse nasıl hala tutsak ve bizim Ejder dediğimiz o aynı iplik nasıl oluyor da hala desene Işığın Şampiyonu olarak dokunuyor.


(Her şey çok güzel olacak) #879

Bu konu benim de aklımı kurcalıyor. Eğer daha önce bir kez bile Ejder gölgeye geçtiyse tekrar dokunmaması lazım. Moradin sırf bu yüzden geçmiyor mu zaten gölgeye.


((Eski Nick İBow) Emre) #880

Aes Sedailer de iyiliğin tarafındalar ama bu Artur Şahinkanadının Tar Valon’u kuşatmasına engel olmadı. Yeniden Doğuşlar illaki iyi kötü savaşında olacak diye bir şey yok. Ejder İyi-Kötü savaşının olmadığı bir çağda reenkarne olarak Artur ile savaşmış olabilir. Manetheren Lordlarının Artur karşısında ölmelerini Mat’in hatıralarından hatırlayın mesela. Manetheren Kralları, komutanları kötüler mi? Hayır. Bütün halkı kötülükle savaşarak neredeyse yok olmuş bir yer Manetheren.


(Her şey çok güzel olacak) #881

Öyle bir çağ var mı? Varsa bile tek kelime bahsi geçmiyor o yüzden böyle düşünmek kolaya kaçmak olur.

Her savaş illa Gölge ve Işık arasında olacak diye bir şey yok ama Ejder’e karşı savaşıyorsa Gölge’den yana olmalılar değil mi?


(Cankut Değerli) #882

Temelde haklı olabilirsiniz ancak Zaman Çarkı’ndaki iyi ve kötü kavramlarının siyah ve beyaz gibi keskin çizgilerle ayrıldığını düşünmüyorum ben. Bir zamanlar illa ki farklı taraflarda yer almış olmalılar. Işığın Evlatları gibi düşünebilirsiniz.


(Her şey çok güzel olacak) #883

Kahramanlar sadece Valera Borusu’nun çalınmasıyla değil aynı zamanda Ejder Sancağı altında savaşabiliyorlar diye hatırlıyorum. Bundan dolayı Ejder’in de Gölgeye katılması lazım değil mi Kahramanların Gölge tarafında savaşabilmesi için?


(Mael isain moridin, mia allantir! ) #884

Ben de @narpal ile aynı fikirdeyim. Ejder’in çağların desenine sadece gölge ile savaşmak üzere dokunduğunu düşünüyorum. Yoksa gölgenin etkisinin olduğu çağlarda desen için tehlikeli olabilirdi. Bir de Ejder’in diğer insanlar gibi sıradan bir iplik olup olmaması meselesi var. Kurtlar onu sıradan bir iki bacaklı olarak tanımlamıyor. Ona Gölgekatili diyorlar. Ejder, çağların ötesinde bir şey. Belki de Shadar Haram gibi Işığın desendeki yansıması. Ve tıpkı Ejder’in olduğu gibi Valere Borusu ve Ejder sancağı da çağların ötesinde kadim birer nesneler.

@narpal Boru üflendiğinde her ne olursa olsun Kahramanlar asla gölgenin yanında savaşmazlar. Onları ejder sancağı savaşa sokar ama her zaman ışık için savaşırlar.


((Eski Nick İBow) Emre) #885

Kahramanlar Borunun çağrısı için Rüya dünyasında bekliyorlar ki bu sayede Birgitte kurguya katılıyor zaten. Peki onlar yeniden reenkarne olduklarında? Ruhları yeni bir bedene girdiklerinde? O zaman geçmiş hayatlarını bile hatırlamıyorlar. Geçmiş hayatını hatırlayan tek kişi var o da Ejder. Mat geçmiş hayatını değil atalarının hayatlarının hatıralarına ulaşıyor sadece. Yeniden öldüklerinde geçmiş hafızaları yeniden geliyor. Valere Borusu çağrısı için beklemek onların hemen çağrılmalarını sağlamak amaçlı. Pek ya yeniden doğduklarında? Büyük bir ihtimal gelemiyorlardır.