Zaman Çarkı


(orhan capas) #906

Bu tip gorsel medyaya yansitilan fantastik eserlerde kafamizda canlandirdigimiz karakterlerle tam ortusmeyen yuzleri gormek ilk baslarda rahatsiz edici olabilir ama zamanla alisip iyice yerlesecektir saniyorum. Hatta gun gelecek bize sunulan disinda baska bir yuzle hayal edemeyecegiz.


(Buyici) #907

Balıklama dalarak seri hakkında bir soru soracağım. Şu an serinin kitapları yeniden basılıyor mu ? Yoksa mevcut eski baskılar mi piyasada ? Bir ara bazı ciltler bulunmuyordu diye kara borsa olmuştu vaziyet halen aynı mi diye soracaktım. Sanki ithaki yeniden basacaktı diye hatırlıyorum.


(Cankut Değerli) #908

Baskısı biten kitaplar basılıyor mutlaka.


(Buyici) #909

Yani ben seriye yavaştan girsem ileride diğer ciltleri bulmada sorun yaşamam değil mi ?


(Cankut Değerli) #910

Ben elektronik ortamda okuduğum için bir şey diyemem ama sanmıyorum. Yine de toplamaya başlayın derim.


(Hiçliğin bekçisi…) #911

Yaşanabilir… Zira bu yeni baskıların kaç adet yapıldığı ve eski baskılara devam edilen satışların kaç adet kaldığı ile alakalı. Bu sene yenilendiği için sene içinde bir sorun çıkacağını sanmıyorum ama yine de emin olunmamalı. Sonra yıllarca beklemek var… Bence okumayı düşünenler bir an evvel kenara atmalı. Baskısı zor geliyor.


(Erman Günseren) #912

İmkanın varsa en kısa zamanda seriyi al elinde bulunsun. Yoksa olur da bulamadığın ciltler olduğunda geçici olarak elektronik ortamlardan edinip okumaya ara vermeden devam edebilirsin. Eksik ciltleri de bizim yaptığımız gibi daha sonra temin edersin.


(Buyici) #913

Şu an seriye acayip yükseldim. Hep çok okumak istiyordum fakat cesaretim yoktu şimdi başlamak istiyorum. Oatbringer hemen çıkaydı onu bitirip gömülürdüm seriye. Ama ilk kitabı alıyorum 15inde. Umarım çok dağıtmam seriyi. En güzel yanı seri hakkinda hiç birşey bilmiyorum o yüzden bana serinin kendisini okutma puanına kaç verirsiniz 1 ilâ 10 arasında. Ya da kategorik olarakda puanlarsanız daha hoşuma gider. Atmosfer, karakterler, dünya, konu gibi.


(Erman Günseren) #914

Oatbringer’ı ben de bekliyorum ama ne zaman çıkar belli değil. Puanlamam gerekirse direkt kafadan 10 derim ben. Okumaya pdf lerden başlamıştım ve tüm seriyi peş peşe okumuştum. Sonlara doğru hemen bitmesin diye bir yandan yavaşlamaya çalışırken bir yandan merakla sonraki sayfaya geçiyordum. Normalde Yüzüklerin Efendisi’nin yanına kimseyi koyamam ama Zaman Çarkı bunu yıktı benim açımdan. Gerçi Brandon sanderson da bu durumu iyice ileri götürecek gibi cosmere ile.


(Cankut Değerli) #915

Valla ben de on derim aslında. Ha, bana kalırsa seride fazla uzatılmış, temponun düştüğü ve olaylardan koptuğum anlar vardı. Tabii kişiden kişiye göre değişir.
Politika ve entrikadansa gizem ve aksiyonlu kısımlar benim daha çok hoşuma gidiyor mesela, ama dediğim gibi zevk meselesi.


(Hiçliğin bekçisi…) #916

Uzun bir seri için mutlaka eksi yanları da var ama bu kişiden kişiye değişir.

Kurgu: 10/10
Betimleme, Anlatım: 15/10
Karakterler: 9/10
Dünya: 12/10


(Buyici) #917

Öeehhh o nasıl bir dünya öyle canım çok çekti. :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #918

Aslında betimlemeye de haksızlık ettim. 15/10 olmalıydı. Boşuna milim milim okumuyorum. :rofl: Bitmesin diye kendimle savaş veriyorum.


(Her şey çok güzel olacak) #919

Betimleme bazen bezdirebiliyordu :confused:


(Can) #920

Fanatiği olduğum için ne kadar objektif olabilirim bilmiyorum.

Konu: 6 (konu klasik iyi kötü savaşı Dune benzeri seçilmiş kişi. Ancak ZÇ’nin olayı asla hikayesi olmadı)
Karakterler:10
Karakter gelişimi:10
Atmosfer: 7
Betimleme ve dünyayı tanıtma: 10
Büyü sistemi: 9
Grilik: 1 (Epik fantazya olduğu için karakterler çoğu zaman siyah veya beyaz ama kötü şeyler de yapabiliyorlar veya hatalar. Birkaç kötü karakterin de iyi yanları var. Ama geneli siyah beyaz)
Diyalogların gerçekçiliği: 9
Akıcılık:8 (Aslında çoğu yerde 10 ama Düşler Dünyası diye bir yer var yazar orada kıyafetr betimlemesi yapmaya biraz kafayı takmış. Bir de beyaz cübbelerin sahneleri benim için akıcılığı olumsuz etkilemişti ama bunlar seride çok az var.)
Terimler: 9 (Çok ama çok fazla yabancı terim yok kafa karışıklığı yaratmıyor terimler de kadim dilde değilse Türkçe. Yönlendirme, Muhafız, Yalıtma gibisinden)

Belli başlı elle tutulur Fantastik serilerin birçoğunu okumuş biri olarak en iyisinin Zaman Çarkı olduğunu söyleyebilirim. Yani şuan için böyle düşünüyorum. Severseniz 14+1 cilt sevmezseniz de çok bir şey kaybetmezsiniz.


#921

:joy::joy::joy::joy: sonuan kadar katılıyorum 10 üzerinden 15 :joy::joy::joy:


(Hiçliğin bekçisi…) #922

Bu işte bakış açısına göre değişebilir. Ben betimlemeyi ve yazmayı seviyorum. Öykülerimde bir şeyi nasıl en doğru biçimde verebilirim diye düşündüğümde kesinlikle Zaman Çarkı bir kutsal kitap niteliğindedir. :smiley: Ben bir hikayenin içinde yaşayabilmem için onların da benim yaşadığım hızda adım atmaları lazım. Öyle güzel betimlemeler var ki ben okuduktan sonra biraz gözlerimi kapatıp bir süre içinde yürüyor, geziyorum. Bence betimlemelerin yeri ve zamanı cuk oturmuş. Sonuçta yer altında kimse lay lay lom yapmıyor. Tam benim hızımda ilerliyorlar gibi. :smiley:


(Can) #923

Size ekstra bir bilgi vereyim. Brandon Sanderson gençken Zaman Çarkı’nın ilk kitabını bir kitapçıda görmüş ve almış. Çok beğenmiş. İkinciyi almış. Sonra 3. kitabın çıkmasını beklemiş. Çıkınca eve gitmiş ilk iki kitabı okuyup 3. kitabı öyle okumuş. Ardından bunu gelenek haline getirmiş her kitap çıktığında bu rutini tekrarlamış. Bunu bir yerde paylaşmış bu Robert Jordan’ın eşi Harriet Mcdougal’ın kulağına gitmiş. Jordan ile Sanderson zaten ölmeden önce arada bir konuşuyorlarmış sanırım ama hayran okur edasıyla diye sanıyorum ayrıntıyı bilmiyorum. Her neyse Sanderson’un birkaç kitabını okuyup “işte Zaman Çarkı’nı tamamlayacak kişi bu” diyor. Zaten okursanız Sanderson’un Jordan’dan ne kadar çok etkilendiğini anlarsınız. Özellikle karakter gelişimine verdiği önem bence Jordan’dan kalan bir miras.


(Her şey çok güzel olacak) #924

Ben de betimlemeleri severim, Zaman Çarkı kitaplarını sıkılmadan okudum ( 8. Ve 9. kitaplarda biraz sıkıldığımı itiraf edebilirim ) fakat kapıdan başını uzatıp sadece “Rand geldi” demek olan ve bir daha hiç hikayede karşıma çıkmayacak bir Aes Sedainin yarım sayfa betimlenmesi yorabiliyordu.

Son olarak Zaman Çarkı ne yazık ki sonu olmayan bir seridir benim gözümde. Her ne kadar B. Sanderson güzel iş çıkartmış bile olsa her şeyin nihayete ereceği son kitap Robert Jordan’ın kitabı değil ve asla nasıl biteceğini de bilemeyeceğiz.


(Can) #925

Yanlışınız var son bölümü Jordan kendi yazdı. Aradı farkı zaten anlayabilirsiniz. Pipo bölümünü kendisi düşünmüş. Yüzlerce sayfa notu var ve yazamayacak duruma geldiğinde de ses kaydı ile desteklemiş. Yani son Robert Jordan’a aittir. Sanderson’un deyimiyle sadece kelimeler Sanderson’a ait.

Pipo bölümü dememin sebebi daha ilk kitabı yazarken sonunun öyle olmasını istediğini söylemiş karısına.