Barbar Conan'ın Öyküleri Tekrar Bizlerle!


(M. Ihsan Tatari) #5

Ek bilgi vereyim. Kitabın çevirmeni Hüseyin Aksakal daha önce bu öykülerden bazılarını Çizgi Diyarı forumlarında da paylaşmış. Orada belirttiğine göre toplam üç cilt olacakmış. İkinci cilt de hazırmış ve ocak ayı gibi bizlerle olması planlanıyormuş. Kitaplarda ek öykü ve metinler de varmış.


(Hüseyin gök) #6

Çizgi romanmı bu acaba?


#7

Hayır. Öykü kitabı. :blush:


(M. Ihsan Tatari) #8

İthaki daha önce Fil Kulesi’ni basmıştı Dost Körpe çevirisiyle :slight_smile: Bir de Kılıçlar Kitabı vardı sanırım (adını yanlış hatırlamıyorsam). Çok satmamış olsa gerek ki devamı gelmedi.


#9

Peki, çevirmen hakkında neler söylenebilir? Çevirmen, çeviri yapıtlarda çok önemli bir unsur?


(M. Ihsan Tatari) #10

Tanımıyorum maalesef. Ama @rann başka bir başlıkta kendisinden övgüyle bahsetmiş.


(Fatih Çetin) #11

İyi bir çevirmendir. Çizgidiyarı takip edebilirsiniz.


#12

Kitabını okumak için sıraya alıyorum, umarım gerçekçi - efektleri sağlam olan - oyuncu kadrosu güzel bir film veya TV serisi yayınlanır. Hatırlıyorum da, 90’lı yıllarda özel kanalların ilk çıktığı sıralarda bolca yayınlanan, Arnold Schwarzenegger 'in oynadığı filmini çok beğeniyordum. Aynı zaman dilimi içerisinde TV dizisi de vardı, onuda severdim.


#13

Çocukken en uzun süre öykündüğüm karakter Conan’dı. Bir şekilde 80’lerin ortasında çıkmış fasiküllere ve ciltlere sahip olmuştum sonra kayboldu gitti hala üzüntüsünü yaşarım. Kimse bir şey anlamasada her cümlenin sonuna Crom aşkına diye eklerdim. Bütün bir yazı sırtımda iş önlüğünden bozma pelerin ve tahta kılıçla geçirdim. Şöyle düşününce Conan çizgi romanlarındaki bazı sahneler o zaman ki yaşıma çok uygun da değildi yine de çocukken en uzun süre öykündüğüm karakter Conan oldu.
Dizisinden haberim yoktu ama filmi hiç sevmemiştim.
Kitabı ilk siparişte alacağım. Umarım hayal kırıklığı yaşamam.


(Yakup Alioğlu) #14

Conan çok başka bir karakterdi. Hala siyah beyaz Savege sword of Conan okuyup hayal dünyalarına dalabiliyorum.
Örnek; (temiz baskı yürkçe çeviri bulamadım)
The Savage Sword Of Conan sayı 5 türkçede Bir Cadı Doğuyor diye çevrilmiştir. Conanın karekterini en güzel yansıtan bölümlerden biridir. Hikayenin 3üncü bölümü:







ve kapanış bölümü;


(Hüseyin Aksakal) #15

Selamlar…
Zaman zaman forumu hariçten izliyordum, bir konuya yorum yazmışlığım vardı ama katılım bugüne kısmetmiş.

Conan’ı çevirmek kolay olmadı. Bunun nedeni yazarın dolaysız anlatım tarzı ve yer yer hipnotik sayılabilecek hareketli aksiyon sahneleri. Önce üç dört hikayeyi çevirdim. Baktım bir türlü aynı atmosfere yaklaşamıyorum. Ara verip Kull’u çevirdim. Sonra bir iki hikaye daha denedim. Arada Howard’ın Bran Mak Morn Öykülerinin tamamını çevirdim. Döndüm tekrar denedim. İngilizcesinin ne dediğini anlamak çok karmaşık değil. Asıl gereken Türkçe aynı yapıyı yeni baştan nasıl kurgulayacağınız. Derken bir de baktım Howard’ın tüm tarih öykülerini, bir iki korku öyküsü, western öyküsü, hatta bir Brenkinridge Elkins öyküsü bile çevirdim. Sonunda Conan’ın yazarın zihninde hangi kanallardan geldiğini anlamak mümkün oldu sanıyorum.

Çevirmenlik asıl işim olmadığından, çok uzun bir süreye yayılarak oldu bunlar. Altı yıl dile kolay. Topu topu bin küsur sayfa çevireceğim diye üç bin sayfa çeviri yapmışım. Bir senedir Howard’ı bir yana bırakıp başka çevirilerle ilgileniyordum.

Fil Kulesi Conan Günlükleri Bir’in devamı geleydi böyle bir çaba gereksiz olacaktı. Maalesef olmadı. Aslında en başta amaç yayınlamak değildi. O günlerde ilkokulda okuyan oğlum büyürken okur, ben de bir çıktısını alır kütüphaneye koyarım diye düşünmüştüm. Yayınlanması tamamen tesadüftür. Ücretsiz kitap basıldığını yeni öğrendim de… Kusurlar çevirmene aittir. Umarım atmosferin birazını olsun aktarmak mümkün olmuştur.

Üç cilt tamamlandıktan sonra kısmet olursa Kull ve Bran Mak Morn da yayınlansın isterim. Ama bu Conan’ın serüveninin ne ölçüde başarılı olacağıyla ilgili bir konu biraz da. İyimserim.

Hakkımda olumlu görüş beyan eden arkadaşlara ve hepinize selam ve saygılarımı sunarım

Hüseyin AKSAKAL


(M. Ihsan Tatari) #16

Bu sözlerinizin altına imzamı atarım :slight_smile: Gerçekten de okurken anlaşılması kolay ama Türkçeye akıcı şekilde aktarılması zor bir üslubu var Howard’ın. Bir ara ben de ilk 7 öyküsünü bir yayınevi için çevirmiştim, ama basılmadı. Oradan biliyorum (Daha önce forumda bu konudan bahsetmiştim, ikinci baskı olanlara affola.)

Yine de sizin gibi bir Conan sevdalısının bu işe el atması, ütüne üstlük ciddi bir emek vermesi sevindirici. Şimdiden elinize sağlık diyorum. Umarım devam ciltlerini ve Kull ile Bran Mak Morn’u da görmek kısmet olur.

Emeğinize sağlık.


(Yasin) #17

Yıllardır Fil Kulesi’nin devamını ve hatta Howard’ın diğer kahramanlarının hikayelerinin çevrilmesini bekliyordum. Sonunda koca bir Conan çıktı çıktı. Umarım yeterli ilgiyi görür ve diğer ciltler , dahası Kull ve Bran Mak Morn’da basılır.


#18

Doyurucu açıklamalarınız için teşekkürler Hüseyin bey…


#19

Sadece sizin emeğiniz için bile alınır. Hemen alıyorum :+1:t2: Teşekkürler :slight_smile:


#20

Acaba, Amerika’daki gibi üçünün bir arada olduğu bir ciltli versiyonu basılır mı?


(Cemalettin Sipahioğlu) #21

Hayırlısıyla bu üç cilt bi’ çıksın sıra ona da gelir elbet :blush: Tabii satışta önemli. Burada iş, Conan severlere düşüyor. Barbarımıza sahip çıkalım :slight_smile:


(Cemalettin Sipahioğlu) #22

Kitabı edindim ve hemen karıştırdım. Çevirmen Önsözü ve Hyboria Çağı makalesiyle Conan’la ilk defa karşılaşacak okurlar, bir güzel hazırlanıyor. Sonrasında gelen Cimmeria şiiriyle edebi ve atmosferik yapıya ısındırılıyor. Ondan sonra, en sevilen Conan öykülerinden Fil Kulesi’ne geçiş yapılarak, alıştırma, ısındırma ve sevdirme üçlüsünün son aşaması da tamamlanıyor.

Conan’cılar, Conan’ı merak edenler ve kararsızlar! Conan 1. Cilt, işte böyle başlıyor!


(Hüseyin Aksakal) #23

ÇEVİRİ ÜZERİNE NOTLAR…

Çevirirken, Cimmeria’yı Kimmerya diye çevirsem diye düşündüm. İnternette bazı öykülerin sesli anlatımları vardı, onları dinleyince okuyanların ne hikmetse “Simmeria” şeklinde okuduğunu fark ettim. Bu yüzden yazılışları büyük oranda korumaya gayret ettim. Tercih zorunda kalsam ben de Kimmerya’yı tercih ederdim oysa.

Sonra hikayelerin girişte ilk üç paragrafı çevirdikten sonra gerisinin daha kolay çevrildiğini gördüm. Yarım kalmış taslakları da ekledim ama bunlarda bazı anlatım bozuklukları olması işi biraz zorladı. Elbette İngilizcedeki bozuklukları Türkçeye çevirmek diye bir şey mümkün değil. Öykülere asıl atmosferi sağlayanın anlatıcının gözü önündeki olgulardan ziyade geçmişe dönük anlatıları olduğunu anladım bir süre sonra. Howard’ın tarih öykülerini bu yüzden çevirdim. Onlarda da aynı durum söz konusuydu. Aksiyon sahnelerinde gereksiz tek kelime kullanmamış yazar, ona uymaya çalıştım.

Önceki yorumumda yazmayı unuttuğum bir şey daha var. Lyon Sprague De Camp, Lin Carter ve Björn Nyberg işbirliğiyle yarım kalan taslakların tamamlandığı, başka Howard öykülerinin Conan evrenine uyarlandığı, bu üçlünün orijinal öykü ve romanlarının aradaki boşlukları tamamladığı başka, çok daha geniş bir külliyatı da çevirdim. Fakat bunların telif problemi olduğundan o haliyle yayınlama teşebbüsünde bulunmadım.

Bu külliyat Fil Kulesi’nden önceye iki öykü daha koyuyor. Ejderin Saati’nden sonra da iki roman ve dört öykü daha ekliyor. En sonunda Conan of Isles ile Conan Hyboria Çağı evreninden çıkıyor. Yukarıda altı yıl sürdü dediğim serüvenin içinde bunlar da var. Güzel bir yolculuktu, her aşamasından büyük keyif aldım. Okuyanların yaptıkları yorumların neredeyse tamamı değdiğini gösteriyor. Dediğim gibi kusurlar kaldıysa yine bize ait.

Saygılar.


(M. Ihsan Tatari) #24

Neden Kimmerya değil de Cimmeria olarak bıraktığınızı merak etmiştim ben de. Demek sebebi buymuş. Açıklama için teşekkürler :slight_smile:

Acaba Howard nasıl okuyordu? Tolkien de Celeborn için bu notu özellikle düşmüştü kitaplarına mesela. “Seleborn değil, Keleborn olarak okunur,” diye belirtmişti eklerde. Bence Howard da “Kimmerya” olarak düşünmüş olabilir.