Dayanılmaz Acı

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/dayanilmaz-aci/



“Ölmeden önce yapmayı düşündüğüm çok şey vardı aslında… Ev alacaktım mesela. Hem de en az dört oda bir salon. Salon iyice geniş olacaktı ve renk renk koltuklar seçecektim oraya; yumuşacık. Frida Kahlo’lu kırlentler alacaktım. Moralim bozuk olduğunda martı kaşlarına yatıp ağlayacaktım. Ortada güzel bir sehpam olacaktı; hani raylı, çekince koltuğa doğru uzananlardan; film izlerken çay-çekirdek… (DEVAMI…)

2 Beğeni

Merhaba,

Güzel bir twistti öncelikle. Başında verilen bazı ipuçlarının sonda açıklığa kavuştuğu hem de anlatmadan açıklığa kavuştuğu bir mühendislik mahareti de göze çarpıyordu.

Gizem’in hayalini yazarken kadın zihnine dair başarılı bir tahmin yaptığınızı düşünüyorum. Yani bir kadın nasıl düşünür tabi tam olarak bilemiyorum ancak o hayali, Kemal günlüğüne yazsaydı mesela, bu bir erkek hayali değil derdim.

Geçen ayki öykünüzde de bunda da yine de bir sis perdesi bıraktığınızı anlıyorum. Eğer finali doğru anladıysam -ki bip’e göre yorum yapıyorum- bunun başka yolları da olabilir diye düşünmedim değil. Ama işte bunun stil ile ilgili olduğunu düşünüyorum daha çok. Bir sis bırakıyorsunuz sanırım okuyucunun önünde bilinçli olarak.

Bu arada öyküye eksi olmayacak bir not olmakla birlikte söylemeden edemeyeceğim; Kemal’den hiç hoşlanmadım. :sweat_smile:

Elinize sağlık
Görüşmek dileğiyle…

1 Beğeni

yorumunuz için teşekkür ederim.
evet Kemal’i ben de sevmiyorum. :slight_smile:
evli ve bir kız babası olarak kadın zihnine çoğu insandan hakimimdir :slight_smile: ama tabi ki bir kadının zihnini tam olarak çözebilmek imkansız. elimden geldiğince uzatmadan yansıtabildiysem ne mutlu.
gizem/bilinmezlik/sis perdesi olayını bilinçli yapıyorum diyemem ama sanırım fazla detaylı hikayeleri sevmememden kaynaklı dilim o yöne kayıyor.
tekrar yorumunuz için teşekkür ederim.

1 Beğeni

Merhaba @nkurucu,

Hikayenizi okudum. Derli toplu, güzelce kotarılmış bir hikaye. Akıcı, kısa ve çarpıcı. Haset ettiğim, kıskandığım türden bir yeteneğiniz var :blush:. Elinize sağlık. Eleştiri değil ama bir fikir sunmak bakımından çekilen acının nevini açıklamak vuruculuğu biraz daha artırmaz mıydı sizce? Gerçi bu öyle bir hikaye ki, tek bir fazla yahut eksik gram dengesini kaybettirebilir de. Yinede şahsen ben o türden bir vurguyu tercih ederdim. Esen kalın, sağlıcakla kalın efendim.

Merhaba kaleminize sağlık. Merakla okudum hikayenizi. Çok güzel bir öykü yazmışsınız tebrik ederim. Cümleler hiç yormadan akıcı bir şekilde gidiyordu. Kadının hayallerini güzel bir şekilde açıklayabildiğinizi düşünüyorum. Kadının içinde bulunduğu bıkmışlıktan küçük bir kesit aradı gözüm. Olmasa da olur tabi bu okuyucu olarak benim görmek istediğim bir şeydi. :smiley: gelecek seçkide görüşmek üzere…

1 Beğeni

@Foton okuduğunuz ve yorum yaptığını için teşekkür ederim.
@Yuzuri size de teşekkür ederim.

eleştiriniz aynı olduğu için savunmamı ortak yapayım dedim :slight_smile:
gerçi savunma da yapsam okuyucu her zaman haklıdır onu da değerlendireceğim.

acıyı/bıkmışlığı açıklamaya kalksam çeşitliliğinin içinde boğulurum ve boğarım diye düşündüm açıkçası. benim baş karakterimin veya arkada bahsettiğim tüm karakterlerin acıları farklı. sadece gizem’in acısı ile özdeşleştirmek istemedim hikayemi. gibi.

tekrar teşekkür ettim yorumunuz için. dediğim gibi okuyucu her zaman haklıdır. sonraki hikayelerimde böyle üstü kapalı şeyleri oluştururken daha titiz olmaya özen göstereceğim.

1 Beğeni

Selamlar,

Formatı çok güzel yakalamışsınız. Anlatmak istediğiniz şey başladı, evrildi, çözümlendi ve bitti. Hiç yormadan, anlam karmaşası oluşturmadan sıra sıra dizilmiş cümleler okudum. Bunun üstesinden iyi gelmişsiniz.

Nedense Gizem karakterini daha ciddi ve sofistike bir birey olarak görmek istedim hikayede. Oluşturduğunuz atmosferin havası hoşuma gittiği için Gizem’in bazı halleri beni o bilim-kurgu elementlerinden uzaklaştırdı. Tabi bu benim kişisel görüşüm tamamen.

Yetenekli olduğunuzu görüyorum, başarılarınızın devamını dilerim.

1 Beğeni

Merhaba @nkurucu

Elinize sağlık, diğer arkadaşların yaptıkları yorumlara katılıyorum. Öykünün ismi, metin içinde bize acıyı anlatmasanız da, neyi beklememiz gerektiğini söylemiş.

Benim tek eleştirim, Kemal kimseye bahsetme diyerek Gizem’i yollarken, yaptığı deneyi, takipçilere canlı olarak açıyor. Ve sonra blogda bu bir toplum hizmeti herkes faydalansın diyerek formülü yayınlıyor. Sır ve açıklık ilişkisi kafamda çelişki yarattı.
Bu arada @MuratBarisSari nın aksine, ben o ilk paragrafı Kemal’e aitmiş gibi okudum ve nedense bir erkekten çıkabilecek kadar doğal geldi, hiç yadırgamadım. Neden bir erkek hayali olmuyor ki? :slight_smile:

tabi ki erkeğin de hayali olabilir. :slight_smile: frida kahloda ağlatmazdım ama erkeği :slight_smile:

eleştirinizde haklısınız. ilk taslakta takipçiler yerine sadece özel takipçiler olarak nitelediğim güruh vardı. sonrasında onu değiştirdim ama uyarı ile uyumuna bakmadım açıkçası. blogda yayınlamasını kendilerini öldürdükten sonrasında çok da yasadışılığı kalmadı diye düşünerek koydum.

yorumunuz için teşekkür ederim.

1 Beğeni

Başka sorum yok sayın hakim :wink:

1 Beğeni

Benim hala var hakim bey;
1- Neden ağlatmazdınız? Frida Kahlo olduğu için mi?
2- Diego Rivera mı yapardınız?
3- Yoksa hiç mi ağlamazdı?
4- Kırlentleri mi kaldırırdınız?
5- Kahlo orada olmasaydı sevgili @MuratBarisSari aynı yorumu yapmaz mıydı?
6- İtiraz ediyorum: söz konusu “erkek hayali böyle olmaz “ çıkarımı sadece Kahlo için değil o hayaldeki tüm unsurlara yapılmıştır :slight_smile:

Saygılar

2 Beğeni

Merhabalar @nkurucu;

Kısa, öz ve oldukça sade bir öykü olmuş. Kısa olmasını eleştirmiyorum aksine hoşuma gitti yanlış anlaşılmasın. Atmosfer oldukça güzeldi. Konu bakımından da yaratıcı bulduğumu söylemeliyim. Sürpriz bir son oldu hikayenin sonu benim için. Gizem’in gerçekleşme ihtimali olmadığını bile bile kurduğu hayaller bölümüne tekrar gidip bir kez daha okudum, üzücüydü.

Genel olarak belirtilmiş ancak bende fikrimi paylaşmak isterim müsadenizle. Özellikle Gizem’in duygusal dünyasının biraz daha derinine inmeyi bekledim öyküde. Bu haliyle de üzerine düşünülürse karakteri , duygu durumu vb. konularda pek çok çıkarımda bulunabiliriz tabiki ancak yinede daha fazla detay aradı gözüm. Başlık sebebiyle acı hissinin yoğunluğuyla ilgili bir beklentiye de girmiş olabilirim.

Her ne kadar gerilim seviyesi benim için zirvede de olsa okumak keyifliydi. Kaleminize sağlık. :smile:

Sıradaki eserlerinizi merakla bekliyor olacağım.

Görüşmek üzere… :slight_smile::slight_smile:

:slight_smile: frida kahlo da ağlamak değil de frida kahlo lu kırlentler ile alakalı savunma yapmıştım aslında. yani erkek olarak düşünsem öyle kırlentler aldırmazdım anlamında :slight_smile: yoksa geri kalan hayaller gayet benim de hayallerim olabilir.

1 Beğeni

yorum için teşekkür ettim. eleştirileri dikkate alacağım bu konuda. benzer yorumlar geldi demek ki eksik bişiler var. tekrar teşekkür ettim.

1 Beğeni

Ben genellikle alıntılar üzerinden derdimi anlatırım ancak sizin metninizi forumda açmaya çalıştığımda yazı karakterleri bozuluyor. O nedenle yazı üzerinden gösteremeyeceğim ne yazık ki.

Bazı yerlerde düşük cümleler ve kelime hataları var. Bundan bir iki ay sonra yazıya tekrar dönüp sakin bir zihinle okursanız çoğunu yakalarsınız eminim.

“İstemsizce.” istemsiz; istemeden yapılan anlamında bir sıfattır. İngilizce’deki -ly eki nedeniyle çevirmenler, kitapları çevirirken bizim sözcüklerimize de -ca/ce eki konduruyorlar. İlk başta mantıklıymış gibi gelse de sıfattan zarf türetmek hem kulağa garip gelmesi bakımından hem de dilimiz için zorlama olduğundan tercih edilmemeli. Örneklendirerek anlatmaya çalıştığımı açayım.

“Ne kadar sertçe eleştiriyorsun!” Bu cümleyi okuyunca her şey normalmiş gibi geliyor ama bence değil. Sıfatlar çoğu zaman onlardan türetilme zarfların da görevlerini ifa ederler. Doğrusu aşağıdaki gibi olmalı.

“Ne kadar sert eleştiriyorsun!” Bunu beğenmediyseniz yerine benzer kelimeleri kondurabilirsiniz. Acımasız, hoyrat vs. Yazıya dönelim. Bence “istemsizce” yerine; “elinde olmadan” veya “beklenmedik şekilde” gibi bir tamlama koyabilirsiniz. Anlattıklarımdan değişmez yasalar gibi bahsetmek değil derdim. Sizin kullanımınız da zamanla doğru olarak addedilebilir, neticede dil esnek bir araç.

“Ne kadar tartışırsa Gizem’in surat yapma süresi de o kadar uzuyordu çünkü.” Çünkü kullanımı fazlalık burada. Cümle, çünkü olmadan daha güzel :)) Diğer yandan eğer çünküyü kullanmak istiyorsak, bağlaç olduğundan ötürü cümlenin sonuna koymayı tercih etmemeliyiz.

"“Evet,” dedi Kemal. “Bugün içinizden birisi yepyeni, son teknoloji ilacımızı deneme hakkı kazanacak. Şimdi, öncelikle size sormak istiyorum. Var mı gönüllü olan?”

Karşısındakilerin tümü halsizce el kaldırdı. Kemal’in gözleri parladı."

İşte bu bölüm tam bir anlatma, göster taktiği. Oldukça başarılı. Küçük bir bölümden, içerideki kimselerin kendilerine yapılan dozunda işkenceleri kanıksadıklarını, dahası buna razı gelmeyenleri pek de iyi neticeler beklemediğini anlayabiliyoruz.

" Şırıngayı damar yoluna yerleştirdi ve bag-13’ü ağır ağır Aylin’e enjekte etti. Saniyeler geçtikçe monitörden gelen bip lemeler düzensizleşti, hızlandı ve tek bir sese dönüştü. biiiiip…"

Burada teknik bir eleştiride bulunacağım. Damardan verilen virüs ya da bakteri her ne olursa kişiyi bu kadar hızlı öldüremez. Enjeksiyonu takiben, geçen saatlerde ya da günlerde bunu görsek daha doğru olurdu. Hikayenin sonunda da kahramanlarımızın bu metodla ölmeyi arzuladıkları görülüyor. Yine teknik açıdan yaklaşıyorum, bu derece karmaşık intihar metotlarını denemelerine gerek yok. Kısa yoldan öldürecek bir sürü şey var. :slight_smile:

Teşekkürlerimle.

1 Beğeni

Bozulmaları ben de fark ettim ama nedenini çözemedim. Önümüzdeki ay daha düşük bir versiyonda kaydedip yollamayı düşünüyorum.
Eleştiriler için teşekkür ederim. Ölüm olayının hızından ziyade acısızlığı üzerine gitmek istedim ama tam olarak oturtamadığımın farkındayım. Daha iyilerinde görüşmek üzere. Tekrar teşekkürler.

Merhaba @nkurucu,

Dayanılmaz acılara çözüm olarak öldürücü virüs fikri gayet yaratıcı diyebilirim.

Emeğinize sağlık,

Sena

1 Beğeni

Teşekkür ediyorum güzel yorumunuz için.

1 Beğeni

Merhaba @nkurucu,

Bu okuduğum ikinci öykünüzdü.
En az ilki kadar beğendim bunu da. :slight_smile:

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle

Teşekkür ediyorum güzel yorumunuz için.

1 Beğeni