Galaktik İmparatorluk


(Halil Oğulcan Karamağara) #1


Öncelikle merhaba; oluşturduğum kitabı bir çok yerde paylaştım fakat yeterli ilgiyi bulamadım desem yeridir. En azından yorum olarak. Öncelikle şunu demeliyim ki kitabım hakkında bir web sitesi yapıyorum. Bir şekilde twitter gibi bir yer sayesinde kitabın karakterleri ile iletişime geçebilmeleri olsun, ya da insanların kitabın evreninde geçen şirketler kurabilmeleri, ev alabilmeleri, birbirleri ile konuşabilmeleri olsun. Bu fikir başlarda hoş gelmesine rağmen sanırım ilgi görmeyişi yüzünden kendimi sürekli kaçarken bulduğum bir konu oldu çıktı. Her neyse; kitabımı paylaşmanın beni ileri götüreceğini düşünerek paylaşmak istiyorum. :slight_smile: Nasıl fotoğraf yükleyeceğimi de bilemediğimden bu işi yanlış yapmış olmam da pek bir muhtemel. Kitabı yazıyor olmama rağmen hala geri dönerek bir şeyler eklemeyi düşünüyorum, bölümler de bazı değişiklikler yaparak onları da genişletmeyi düşünüyorum.

Hikayemiz John isimli karakterin oldukça uzun hayatını ve yeniden doğuşlarını anlatıyor. John insanların uzaya çıkmalarına ve müthiş teknolojiler elde etmelerine yardım ederek evrene yayılmalarını sağlar. Sonrasında kurduğu düzenin başına kendisi geçer, görünüşte Demokrasi ile yönetilen bu gezegenler topluluğu aslında hiç de o şekilde yönetilmemekle beraber John’un karısı ise her geçen gün ölmektedir. Bu yüzden John karısının beynini bir bilgisayara koyarak tüm evrenin yönetimini ona bırakır ve geçmişte geriye giderek onu kurtarmanın yollarını aramaya başlar. Bu bilgisayar evrende yapılmış ilk bilgisayardır, karısı onu hiç bir zaman sevmemiştir.(Karısı ile olan hikayesini daha sonraları anlatmayı düşünüyorum.)

Tür: Bilim Kurgu, Fantastik, Suç, aksiyon


#8

Galaktik İmparatorluk ismini görünce aklıma direk Isaac Asimov’un Vakıf’ı gelmedi desem yalan olur :slight_smile: .


#9

Şahsi görüşüm kitabınız biraz daha tanındıktan ve okunduktan sonra böyle bir site işini girişmeniz. Site kurmakta oldukça büyük bir emek yatıyor, hele de bahsettiğiniz gibi bir sitede. O yüzden biraz daha tanındıktan sonra yaparsanız hem daha çok insan siteyi keşfeder hem de site kitabın önüne geçmemiş olur. Tabi sizin kararınız, belki de site ilgi çeker ve kitabın okunurluğunu arttırır.


(Halil Oğulcan Karamağara) #10

:slight_smile: Dediklerinize tamamen katılıyorum. Kitabın ismini değiştirmek istemiyorum desem yalan olur aslında. Vakıf serisini kitabı yazmaya başladıktan çok sonra gördüm ve okumak istediğim kitaplar arasında gerçekten yüksek sıralarda. :slight_smile: Kitabın yüzde sekseni bitti, aslında sitede dağıtmak istiyordum ama hiçbir yayın evinin bunu kabul etmeyeceğini söylediler. Ben de siteden kaldırdım ve en baştan düzenlemeye başladım. Şöyle düşünüyorum ki, eğer yayın evlerine yollarsam ve kabul edilirse (Ekonomik sıkıntılar bir bitsin de) benim için güzel olur. Kabul edilmezse de çok mutlu olurum çünkü o zaman özgürce paylaşabilirim. :smiley: Hem her iki türlü de insanlar kitabı okuduktan sonra siteye girerlerse daha mantıklı olur. Site işine gelince de zaten yavaş yavaş, kimseye söylemeden yapıyorum sitenin çeşitli bölümlerini. Link olarak bir tek ben biliyorum, üstelik sitenin yapım aşamasında olmasının da kötü gözüktüğünü düşünmeye başladım, çünkü zaten anlaması zor bir şeyi daha da zorlaştırıyor. Siteyi de aynı söylediğiniz şekilde hikayelerimi yazmak için kullanıyorum. Oldukça haklısınız. Çünkü bu sefer bir çevrimiçi oyun gibi olacak. Kitap ve site birbirlerine denk olmadığı için insanlar bir şeyler anlamakta zorlanacaklar. Yaklaşık bir senedir üzerinde çalışıyorum, eh tabi okul ve diğer işler yüzünden çokta fazla yoğunlaşamıyorum, yine de oldukça fazla zaman alıyor gerçekten.

Bu arada incelediğiniz için gerçekten çok teşekkür ederim :slight_smile:


(Ahmet Boyraz) #11

Konu hoşuma gitti. Umarım bir aksilik olmadan kitabınızı çıkartırsınız ve bizler de okuma şansını elde ederiz.


(Halil Oğulcan Karamağara) #12

Umarım, bir yayınevi olmasa bile internette mutlaka yayınlayacağım. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. :slight_smile:


#13

Henüz daha hazırlık aşamasında, tamamen içinize sinene kadar başlık konusunu bir düşünün derim. Misal Ray Bradbury’nin en tanınır romanlarından biri olan Fahrenheit 451 ilk başta hikaye şeklinde yazılmıştı. İsmi zaman zaman İtfayeci oldu, Gece Yarısından Epey Sonra oldu, sonra yazar daha fazla kelime ekledi ve kurguyu genişletti roman oldu, en sonunda da adını Fahrenheit 451 koydu. Başlık konusunda kararsızmış, üniversiteleri aramış kağıdın kaç derecede yandığını sormak için. En sonunda itfaiye şefi kağıdın 451 Fahrenheit’ta yandığını söyleyince kelimelerin yerini değiştirmiş ve ismi böylece bulmuş. Diyeceğim o ki, isim içinize sinsin yayınlamadan önce :slight_smile: .
Hazır İthaki Yayınları Asimov Kitaplığında Vakıf Serisi’ni çıkarıyorken okumamak olmaz :slight_smile: . Oldukça sürükleyici ve ufuk açıcı bir seriydi (ilk üç kitabı okuyabildim, İthaki basınca devamını da okumayı planlıyorum). Şaşırtıcı ve etkileyici bir kurgusu vardı, tavsiye ederim.
Hadi bakalım, hayırlısı olsun.
Kitap basılınca/yayınlanınca ve ardından siteniz yayınlanınca bizimle paylaşabilir misiniz? Göz atmayı çok isterim. Biraz kişisel bir soru ancak sizin için sorun olmazsa siteyi nasıl tasarladığınızı sorabilir miyim? Şu sıralar programlama konusuna merak sardım, beynim basıyorken öğrenmek istiyorum. Az buçuk HTML, CSS, JS öğreniyorum şu anda. Aslında ilk başta çocuklar için olan sitelerden mantığını kavramaya çalıştım sonra da dillere geçtim. Öğrendiğim diller yeni başlayanlar için uygun olmayabilir ama… N’apalım, bilen biri olmayınca böyle oluyor :laughing: .
Okul ve diğer işlerinizde kolay gelsin. Okul döneminde yazmak zaman zaman zorlayıcı olabiliyor, birinci elden tecrübe. Normal zamanlarda derslerimi yapıp gece oturup hikayeleri yetiştirmeye çalıştığımı bilirim. Üstelik benim derslerim ağır dersler de değildi. Tekrardan kolay gelsin.
Ne demek, benim için bir zevkti.


(Halil Oğulcan Karamağara) #14

Ahahaha bu hikayeyi hiç duymamıştım ama Fahrenheit 451 en sevdiğim kitaplardan biri. Kitabın adının bu şekilde bulunmuş olması bana bayağı bir ilham verdi şuan. Aslında bunu her yazarın okuması lazım. Güzel bir ders gibi. Şans ki kağıdın hangi sıcaklıkta yanacağını söyleyen kişi de bir itfaiye şefi. İyi ki şimdilik sadece söndürüyorlar. İnsanın içine sinmesi elbette çok önemli. :slight_smile:

Okul için geri döneceğim yakın zamanlarda, döner dönmez ilk alacağım serilerden biri. Ne zaman okurum bilmiyorum ama dışarıdan bakınca bile çok güzel görünüyorlar.

Elbette paylaşırım. Hem de seve seve. :smiley: Siteyi tasarımı dahil kendim tasarlıyorum. Tasarım için html ve css kullanıyorum. Fakat bana çok kolaylık sağlayan framework olan, bootstrap ile yapıyorum bunu. (Yoksa gerçekçi olayım pekte bir şeyler tasarlayabilen biri değilim. Resim ve sanatı pek beceremem. Site tasarımlarını da.) Siz de benim gibiyseniz, yani tasarımdan ziyade programlama kısmınız daha ağır basıyorsa bootstrap kullanabilirsiniz. Çok kolaylık sağlıyor. Sitenin ana programlama dili PHP, bazı kısımlarında Ajax var. O da yanlış hatırlamıyorsam Javascript’in bir değişiği. Mesela sürekli güncellenen bir ana sayfa yapmanız için hem ajax hem de javascript kullanmanız gerekiyor. Ya da bir web oyunu yapıyorsunuz ve adamın oduncu kampından odun çıktıkça, üst taraftaki odun sayısının güncellenmesini istiyorsunuz. Bunun için de hem Php/asp hem de Ajax kullanmanız gerekiyor.

Öğrenme kısmına gelirsek, benimki sırf merak. Server’lar olsun, bildiğim yazılım dilleri olsun, hep merak ederek öğrendim. Küçükken, sekizinci sınıfa giderken web üzerinde çalışan bir oyun yapmak gibi fikrim vardı. Ben de yapılmış bir oyunun kodlarını indirip kurcalamaya başladım. Kurcalaya kurcalaya gelişip kendim için bir şeyler yapmaya başladım. Mesela anime izleme sitesi (Başıma bela olur diye korkup kapatmıştım ehehehe) yapmıştım, hazır kod kullanmadan. Ya da mesela okuldaki insanların derslerini girmesi için bir web sitesi yaptım. Bundan yaklaşık bir beş yıl kadar önce finalfantasytr.com sitesini satın alıp onun yazılımını ve tasarımını kendim yapmıştım. (Sitenin ücretini ödemediğim için kapandı, girince virüs çıkıyor.) http://web.archive.org/web/20121016122357/http://www.finalfantasytr.com/ Böyle gözüküyordu.

Sonra bu siteyi tekrar açtım mesela, wordpress kurdum ve onu da bayağı kurcaladım. Kısaca bana kalırsa en iyi öğrenme şekli, hazır bir şeyi açarak “Bu ne işe yarıyor? Peki ya şu ne işe yarıyor?” diye sorarak öğrenmek. İnternetteki kaynaklar oldukça kısıtlı. Özellikle de Türkçe kaynaklar. Önerim bir proje oluşturmanız. Mesela herkesin hikayelerini girecekleri bir web sitesi yapmak. (Tutmayacak bir şey olsa da olur) Sonra mesela veri tabanına nasıl veri girilir, ana sayfa nasıl yapılır, veri tabanındaki veriler nasıl aranır, listelenir öğrenmeniz. Ben size yardım ederim elimden geldiğince sorunuz olursa. :smiley:

Okul ve diğer işler için çok teşekkürler, vallahi ben biraz da haylazlık ettiğim için sabah sekizden akşam beşe kadar okuldayım bu sene muhtemelen. :smiley: O zamanlarda bile zordu, şimdi daha da zor olacak. Dediğiniz gibi uykudan vazgeçmek gerekiyor gerçekten bir şeyler yapabilmek için. Benim içinde bir zevkti, birileri yazılım dediği zaman durmadan konuşasım geliyor. :smiley: