Hurdacı

Merhaba Müge.

Çok teşekkür ederim değerli vaktini bana ayırdığın için.

Hüzün kokanın içinde de bir Okan gizli. Ben ne yapayım :slight_smile:

Normalde İstanbul’da geçecekti hikaye. Şöyle de bir gariplik oldu; öykü İstanbul olarak tamamlandı. Bu sefer değişiklik olsun, Ankara’da geçsin diye değiştirmek için @ulu.kasvet ten hem hurda arabasının yokuş aşağı kayabileceği hem de varoş sayılabilecek kesimlerden bir yerin ismini istedim. O da sağolsun Çinçin Mahallesi’ni söyledi. Öyküde Çin de geçince zaten öyle güzel oturdu ki. Yani gel de şimdi edebiyatın büyülü olduğuna inanma :slight_smile:

Merve’yi öykülerininden tanıyorum. Özellikle seçmedim :slight_smile:

Nurdan Atay’ın öyküsünü merak ettim. Okuyacağım.

Mülteci konusunu ben bizim hurdacıların safında olduğum için yazdım. Siyasi de bir gönderme içerir. Bizimkilerin iş alanları daraldı bu anlamda. Kullanma amacım buydu. Yoksa milliyetçi duygularla yazılmış bir şey değil, haşa.

Keşke yarasa çorbasını gugıllasaydın. Bu gerçek bir haber Müge :slight_smile: Şimdi araştır bakalım.

Görüşlerin, önerilerin ve eleştirilerin benim için değerli. Bu değerliliği zul görmeyip paylaştığın için minnettarım.

Sevgi ile, sağlık ile… Hep birlikte…

1 Beğeni

Merhaba Okan,

Klişe mi olur bilmem ama bu öykü isimsiz de yayınlansaydı, “Okan yazmıştır.” derdim muhtemelen. Şöyle ki sokaklar, mahalle aralarında gezinti, gerçekçi ve toplumsal gözlemlerin, betimlemelerin artık kaleminin oturduğunu ve hatta koltukta iz bırakacak kadar oturduğunu gösteriyor bize. :slight_smile:
Bu tarzı seviyorsun ve benimsiyorsun, bu da kaleminin daha rahat akmasına izin veriyor, rahat oluşun da okuyucuya bir şekilde geçiyor.

Bir kaç notum şöyle olacak;

*Öykünün adı hurdacı olduğu için, aslında başkahraman o diye geçiyor okuyucuya ancak yukarıdaki yorumlarında panaromik bir varoş sokağı atmosferini aktarmak istediğini belirtmişsin evet öykü öyle ilerliyor ancak hurdacının arabasıyla birlikte yol alıyoruz. Bu yüzden belki öykünün ismi farklı olabilirdi diye düşünüyorum.
*Sokak röportajı sahnesini biraz fazla uzun buldum, bence daha kısa tutulabilirdi.
*Diğer yorumum da serserinin isminin “Alex” olması da bende bir çağrışım uyandırdı. İsim ararken başkalarından esinlenmiyorsun umarım. Ayvayı yiyebilirsin. :sweat_smile:

Şaka bir yana, emeğine sağlık.

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Merhaba.

Teşekkür ederim içten eleştrilerin ve teşvik edici yorumların için. Hepsini önemsiyorum. O zaman başlık kısmını “Hurda Beyinler” olarak değiştiriyorum. :slight_smile:

Alex konusunda, o çocuğun adı normalde Ali. Sokaklarda Alex derler genelde. :slight_smile:

Sevgiler.

1 Beğeni

Merhaba,
Hoş bir metin olmuş. Arada biraz konu dışına çıkılsa da toparlamışsınız. Diyaloglar başarılı. Zor bir iş denemişsiniz. Tebrikler. Epey de gülümsetti.
Elinize sağlık…Sevgiler…

1 Beğeni

Çok teşekkür ederim okuyup değer verdiğiniz için. Birlikte en iyi öykülere…

Görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Ne kadar güzel bir hikâye. Ben de halen sokaklarında seyyar satıcıların dolaştığı, komşuların camdan cama bağırıştığı bir mahallede yaşadığım için öykünün geçtiği ortamı çok iyi anlıyorum. Ben etkileyen yönlerine gelirsem başlarında Orhan Kemal karakterleri canlandı gözümde, devamında ise Aziz Nesin hikâyeleri gibi kara bir mizahla tamamlandı. Bununla birlikte halkımızdan iki insanın bir araya gelince kurduğu komplo teorileri sonra “hadi sen de” ciler… hepsi çok güzeldi.

En çok da şu bölüme bittim : “Babasına her zaman iyi bir insan olacağının sözünü vermişti. Ya artık kötü bir insana dönüşürse virüs yüzünden?”

Ve sonrasında küçük oğlunun işi kaldığı yerden sürdürmesine…
Takipteyim, sevgiler
Dilek

2 Beğeni

Merhaba Okan :slight_smile:
Öykünün bakış açısını epey sevdim. Virüsten haberi olmayan ve insanları anlamaya çalışan hurdacı, başarılı bir karakter olmuş.
Ancak bazı noktalarda kopuşlar yaşadım. Yaşlı teyze ve hurdacı, bulundukları yerden ayrılırken, onlarla beraber gitmeyi, orada duran gençlerin konuşmalarına tanıklık etmemeyi tercih ederdim.
Sokak röportajı kısmı da başarılı olabilecek bir detay; ama biraz üzerinden geçilmeye ihtiyacı var gibi duruyor. O kısımda ciddi kopuşlar yaşadım çünkü.
Esasen hurdacıyla bağlantımın hiç kesilmemesini, diğer karakterlere onun gözünden bakmayı isterdim.
Tüm bunların dışında, dilin oldukça iyi, kurgulaman başarılı.
Yazmaya, üretmeye devam et.
Görüşürüz :slight_smile:

1 Beğeni

Dilek Hanım verdiğiniz örnekler beni öylesine gururlandırdı ki, bu gururu taşımaya çalışırken dizlerim aşırı yükten titredi de yere düşüverdim. Demek ki daha kırk fırın ekmek yemem gerek :slight_smile:

Öykülerimde bolca gerçek dünyadan insanlar bulabilirsiniz. Siz de sokağın tozunu seviyorsunuz anladığım kadarıyla.

Sevgilerimle. Yeni öykülerde buluşmak dileğiyle…

Serseriler işte… Her köşe başını tutmuşlar :slight_smile:
Sokak röportajı kısmında gerçekte de bir kargaşa hakim. Belki bu yüzden kopuk kopuk gelmiş olabilir.
Aslında başta olduğu gibi hurdacının gözünden başlayıp yine öyle bitecekti ama son dakikalarda bir olaya dahil olması onu başka bir sona hazırladı. Sağlık olsun diyelim :slight_smile:

Değerli vaktin, yine öylesi görüşlerin için çok teşekkür ederim.

Sevgiler…

Merhabalar @Arokan,

Ne güzel bir öykü olmuş, kalemine sağlık.
Senin öykülerini okurken geçmişe, yerele, bize doğru bir yolculuk yapıyorum.
Yine senin öykülerini okurken “Yahu bu öykünün yazarı çok iyi bir insan olsa gerek,” demeden edemiyorum. Baksana hurdacının hedefi babasına verdiği sözü tutup hep iyi bir insan olarak kalabilmeyi başarmak. :slight_smile: Konular ne kadar trajik olursa olsun üslupta, hedeflerde çocuksu bir masumiyet var.

Not: Alıntıladığım kısmı özellikle beğendim.
Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Merhaba sevgili Haluk.

Ne iyi ettin de okuyup bir de düşüncelerini paylaşmaktan geri durmadın; hem de yeni bir günü gösteriyorken vakit.

Hepimiz bir zamanlar çocuktuk. O zamanlardan kalan masumiyet kırıntılarını hissettirebiliyorsam ne mutlu bana. Bahsettiğin gibi “bizden” birilerine vücut giydirmek, senin gibi duyarlı okurlarda geçmişe bir yolculuk başlatıyor. Ben de bunu deneyimledikçe, geçmişi özleyişimizin acı sularında sırt üstü yüzer halde buluyorum kendimi. Şu da kesin ki ölene dek o suyun tadı hiç değişmeyecek. Ben de kaç vücut toplayacağım bu arada kim bilir : )

Alıntıladığın kısım biraz şiirsel. Belki bu yüzden özellikle hoşuna gitmiştir.

Yazarın iyi biri olup olmadığına gelince; belki bir gün buluşuruz ve son nefesinde buna karar verirsin. Buluşma fikri gerçek, son nefes kısmı şaka : )

Yeni serüvenlerde görüşmek dileğiyle.

Sevgilerimle…

1 Beğeni

Bu arada itiraf etmeliyim ki yorumların o kadar düzenli ve tertipli oluyor ki, öykülere gösterilen düzenden geri kalır yanı yok gibi.

Öyleyse son nefesten önce görüşmek dileğiyle. :slight_smile:

1 Beğeni

: )

Teşekkür ederim. Hem okura hem dile olan saygıdan diyelim.

Görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

@Arokan Selam,

Öncelikle kalemine sağlık. Gerçekten çok beğendim öyküyü. Ya bir de bizim poetikamız çok uyuşuyor ben bunu anladım. Feyyaz’da da söylemiştim; böyle bir kavramdan sürekli bahsedilip hiç gösterilmeyince ben çok seviyorum. Burada korona misal. Aynı şekilde büyük olayları kendi mikrokozmosunda işliyorsun, bu da çok hoşuma gidiyor. E bir yandan Ankara’da var. Ne denir? :sweat_smile: Çok verim aldım, çok sevdim öyküyü. Diyaloglar hem komik hem aşırı inandırıcı, mevzular eğlenceli, bir yandan da hakikaten çok trajikomik bir öykü. Güzel düşünmüş, güzel konuşturmuşsun bütün arketipleri. :wink: Emeğine sağlık.

Bu gri şehirde griye çalan kara mizahın beni etkiledi, güldürdü, düşündürdü… Olağanüstü bir inandırıcılık. Hakkını vermişsin abi. :+1:
Görüşmek üzere. :pray: Eyvallah.

2 Beğeni

Merhabalar,

Öncelikle yazı stilinizin kendine has bir havası var. Gayet akıcı ve düzgün bir yazı kaleme almışsınız. Yer yer cahilliğin boy gösterdiği sahneleri okurken, o insanları karşımda görür gibi oldum. Bir ara afakanlar bastı. :slight_smile:

Hem sosyal konulara değinen hem de bireysel bir öykü bence bu. Hurdacının geçirdiği evrimi izlemek gerçekten üzücüydü. Bir Ankara’lı olarak Çinçin’in nasıl bir yer olduğunu bildiğim için böyle bir son bekliyordum.

Bir iki karmaşık cümle haricinde kalan herşey yerli yerindeydi.

Kaleminize sağlık, görüşmek üzere.

1 Beğeni

@Arokan Selamlar abim, öykünü keyifle okudum ancak yazma fırsatı buluyorum. Açıkça şunu diyeyim ki, çok ama çok güldüm :slight_smile: Diyaloglar o kadar bizden ve doğal ki, akla ister istemez sosyal medyada dolaşan Sarı Mikrofon geliyor. Biraz atmosferi bana bazı bazı günümüzde geçen bir Yeşilçam filmi tadı verdi ki, bu da okurken öyküye ayrı bir tat kattı benim açımdan. Sosyal konulardaki duyarlılığını şiirlerinden de biliyorum ve nesirde de bu şekilde bu temalara oldukça iyi dokunmuş olduğunu görmek hoş oluyor, şiirlerini de bilen biri olarak. Eline, emeğine ve mizahına sağlık :slight_smile:

1 Beğeni

Selam Sevgili Kasvet.

Senin gibi zor beğenen, eli kalemli birinden böyle yorumlar duymak ne güzel. Yorumunda bahsettiğin benzerlikleri ben de fark ediyorum. Diyalogların inandırıcılığını bir Angara bebesind… şey bir Ankaralı’dan duymak ayrıca motive etti beni. : )

İlgin için çok teşekkür ederim. Sabahın kör saatlerinde okumuşsun. Gözlerin dert görmeye. Eyvallah.

Sevgiyle…

1 Beğeni

Merhaba Oğuzhan Bey.

Bu yorum, maraton koşucularına su veren seyircilerin ya da ekip arkadaşının sağladığı ferahlık gibi bir his bıraktı. Bu bir yarış değil ama benim yolum da epey uzun. Akıcı ve düzgün olması cümleleri çok dolandırmayı sevmiyor oluşumdan kaynaklı. Saydığınız özellikler size de geçmiş, ne isterim daha.

Diyaloglarda afakanların basması normal çünkü beni de yazarken bastılar : )
Sosyal konulardan kopamıyorum. Fantastik ya da bilim kurgu türünde de yazarsam bir gün, sanırım gerçeklikten kopamayacağım yine.

Zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

Sağlıkla, nice güzel öykülere…

1 Beğeni

Emrecan merhaba.

Ne güzel, durağanlığın önem kazandığı şu günlerde, en azından gamzelerini hareketlendirmeyi başarabilmek : )

Sarı mikrofon diyalogları bu öyküde benim de referans aldığım bir kaynak gibi oldu. Yazarken de o absürt ve gerçekçilikte yazmaya çalıştım.

Şiir ve nesir birbirinden ayrı durur gibi görünseler de bazı yazımlarda ikisinin birleşiminin ayrı bir tat bıraktığı çokça görülmüştür.

Özellikle şiire olan ilgin ve zaman ayırıp öykümü okuma zahmetinde bulunduğun için çok teşekkür ederim kardeş.

Yeni öykülere ve şiirlere…

Sevgi ile…

1 Beğeni

Elinize sağlık. Genel anlamda başarılı bir anlatım olmuş.
Eleştirilecek kısımlar genel olarak yukarıda yazılanlar ile aynı o yüzden fazla detaylandırmaya gerek duymuyorum. Biraz daha hurdacı odağı güzel olurdu. TV sahnesi bence olmasa da olurdu. Böyle…
Tekrar elinize sağlık.

1 Beğeni