İki Nokta Bir Boynuz

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/iki-nokta-bir-boynuz/



Tik tak, tik tak. Üzerinde sarı bir horoz resmi bulunan masa saatinin tıkırtısı, salondan başlayıp koridorun duvarlarına çarparak, lojmandaki en küçük odaya ulaştığında artık kifayeti kalmıyordu. Erdil yatağında uzanmış ve kapı aralığına gözlerini dikmiş saatin sesini dinliyordu. Tepesinde uçan sineği küçük elleriyle savuşturmaya çalışırken salondaki saatin zili hınçla çalmaya başlamıştı. Toplasan, bölsen, çarpsan hatta karekökünü… (DEVAMI…)

Merhaba

Güzel, değişik bir öykü olmuş. Elinize sağlık. Merak içinde okudum. Sonu belki biraz daha sarsıcı olabilirdi ya da bağlantısı biraz daha kuvvetli. Bir de dikkatimi çeken, bazı yerlerde kelime yinelemeleriniz olmuş. “Omuzuna astığı havlu” gibi.

Bugün bu platformda aşağıdaki yazıyı okudum. Orada ne demek istediğim daha açıklayıcı anlatılmış. Tavsiye ederim okumanızı.

Tekrar kaleminize sağlık

1 Beğeni

Merhaba Muge,
Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Yazarken bazen insan kapılıp gidiyor. Sonrasında birkaç kez kontrol ettim ama yayınlandıktan sonra bile ufak tefek değişiklikler yapsam keşke diye düşündüğüm oldu. Sizin de bahsettiğiniz kısımlara daha dikkat etmem gerekirdi. Öyküyü gönderdikten birkaç gün sonra linkteki yazıyı okudum :slight_smile: Keşke daha önce okumuş olsaydım dedim :slight_smile:
Artık sonraki öykülere diyelim.
Selamlar,
Ercan

1 Beğeni