İthaki Yayınları Bilimkurgu Serisi


(Ezgi ) #597

Çığlık atıyorum iyi ki bu ayın siparişini vermemiştim ne şans :revolving_hearts: :tada:

RENGİ DE ÇOK GÜZEL :blue_heart:

Bu aralar çok feminizme bulanıyorum şu kitapları bu kadar güzel yapmayın :lying_face:


(Hüseyin gök) #598

Bende ikinizden hızlı paylaştım sanmıştım tabi ne hattimize :slight_smile:


(Hüseyin gök) #599

Arkadaşlar bu kitap niye bilimkurgu,okuyan veya bilgisi olan varmı?

Edit:grafik novele ait çizgi romanıda varmış.:slight_smile:


#600

Bilimkurgu Klasikleri’nde her yeni çıkan kitap heyecanlandırıyor beni.


(Zeynep) #601

Kısaca kitap , ırkçılık kavramını detaylı bir şekilde sorgulayıp işin içine bilimkurguyu da yedirip dikkat çekici noktalara parmak basıyor.Eserin ana karakteride zaten siyahi bir kadın.Eserde de bolca soyut kavramın (eşitlik vb.) bilimkurgu ile harmanlanıp , okunması gereken gizemli keyifli bir roman ortaya çıktığını düşünüyorum.Herşeyden öte yazarın anlatım tarzı zaten çok başırılı.
Tavsiye edilir… @Husey


(Hüseyin gök) #602

Hangi dönemde geçiyor acaba,uzaylılar ve kovboylar adlı bir bilimkurgu vardı eski amerikan döneminde geçen ve hiç sevmediğim bir bilimkurgu karması olmuştu öylemi bu kitapta.


(Arda) #603

Yine almayacağım bi kitap. BK serisinin son çıkan 4-5 kitabını almadım herhalde. Harlan Ellison, Frederik Pohl, William Gibson, C. Clarke filan bekliyorum. Daha çok bekleyeceğim galiba.


(Hazal Çamur) #604

Çünkü bilimkurgu sadece fen bilimleri bazında ilerlemez. Altın Çağ’ın ardından Yeni Dalga ile sosyal bilimler de bilimkurgunun konusu olmuştur. Özellikle kadın yazarların bunda güzel bir payı var. Octavia E. Butler de bu akımda yer alıyor. Le Guin de aynı şekilde. Erkek yazarlardan örnek verecek olursak, Harlan Ellison da aynı akımdan mesela.

Tabii kadın bilimkurgu yazarlarının tamamına “soft sci-fi” denilen ve sosyal bilimleri kapsayan türde yazıyor diyemeyiz, çünkü aksi örnekleri de mevcut.

Neyse. İşte tüm bu nedenlerden Octavia E. Butler bir bilimkurgu yazarıdır ve eseri de bilimkurgudur deniyor.

Not: Kindred’ın çevrilmesine hala inanamıyorum :slight_smile: Çılgınlar gibi sevindim.


(Can) #605

Bence Soft Sci-fi diye bir şey yoktur sadece uygun kategori bulamadık vardır.


(Hazal Çamur) #606

İnsanın kendine yakışanı giymesidir.


(Can) #607

Herkesin hayatına kimse karışamaz.


(Cemalettin Sipahioğlu) #608

Tür ve sınıf mevzusuna dair genel bir yaklaşım getirmeye çalışmak insanı çok ilginç sonuçlara götürebilir, deneyimle sabit :sweat_smile:

Bir keresinde, bilimkurgu yazınına dair soyut ve somut nesneler dünyası ile karakterlerin o nesnelerle etkileşimi temelinde bir tanımlamaya girişmiştim.

Varsayımım kısaca şuydu (Biliyorum, bu özetimsi şey de fazla kafa karıştırıcı olacak. Cümle cümle açıklamaya kalkarsam, ne ben de yazacak ne de sizler de okuyacak derman kalacağından özetlemeye çalışacağım :man_shrugging::sweat:): Hikâyedeki dünyayı ve o dünyanın gerçekliğini tahsis eden, doğal (Örneğin, o gerçeklikte insan biyolojisi zihin okumaya izin verir) veya yapay yollarla üretilmiş (Örneğin, beyin faaliyetlerini okuyarak kişinin o an, ne türden bir eylem gerçekleştireceğini tahmin edebilen cihaz; bilinçli müdahale sonucu meydana gelen felaket) soyut (Örneğin, yabancı bir uygarlığa ait dil; kültür) ve/veya somut (yapay yola vermiş olduğum örnek) nesneler vardır. Hikâyedeki bireylerin toplumsal ve kişisel hayatlarında önemli yer tutan soyut ve somut nesneler (kültür, inanç, eğlence, çeşitli tüketim nesneleri, vs.) de o nesnelerin ortaya çıkardıkları yeni olasılıklar dahilinde sorgulanarak, tekrar yorumlanarak veya da baştan değişim geçirerek, hikâye evrenini bizimkinden az veya çok başka bir gerçekliğe çekmiştir veya da o zamana kadar kabul görmüş gerçekliğin zannedildiği gibi olmadığını açığa vurmaktadır; ya da bunlar gibi türlü türlü yaşanmış, yaşanmakta olan, yaşanacak olası gerçeklikler işte.

O nesnelerin yarattığı düzenli veya düzensiz dalgalanmalar karşısında -ana veya yan olsun- karakterlerin takınacağı tavır, vereceği karar önem kazanır. Örneğin, uçan arabaların uzun yıllardır kullanıldığı bir gerçeklikte, hem hikâyedeki kullanımları hem de karakterlerin onlara vermiş olduğu tepkilerin “uçan arabaların olduğu dünyada sıradan bir gün” kıvamında olması beklenir. Nasıl ki bizler karada giden motorlu taşıtların olduğu bir dünyada yaşıyorsak, onlar da o araçların avantaj ve dezavantajlarına göre bir yaşam benimseyecektir. Kurmacada o nesneye ve o nesnenin etki alanıyla biçimlendireceği dünyaya dair verilen bilgilere göre, okurun aklında “Hmm… Olabilir.” ya da “Yani… Şimdi öyle imkânları var, önünde de sınır yokken,… ondan öyle de faydalanabilirlermiş,” yorumları belirebilir. Neyse, örnek vereyim derken, konudan uzaklaştım gene.

Şimdi… Her zamanki gibi yarım yamalak anlatmaya çalıştığım bu bilimkurgu yazını teorime göre, Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz serisine, bilimkurgucu mantıkta kaleme alınmış modern fantastik metin yorumu getirilebilir :sweat_smile: Le Guin bu teorimi öğrenebilmiş olsaydı, kategorizasyoncu tavrım yüzünden beni kesin topa tutardı :man_shrugging::sweat_smile:

Neyse… Temel alınan teoriye göre sınıflandırmalar genişleyip daralabiliyor işte :man_shrugging:

Aman neyse… Başka başka etmenlere (yazıldığı yıl, kullandığı temalar, anlatım, yansıttığı evrenin iç ve dış dinamikleri, vs.) göre değerlendirmeye tabii tutmak gerekirken, “Hoşuma gidiyorsa, etiketinde yazan türdedir. Hoşuma gitmediyse, kesinlikle o türde değildir!” gibi kişisel beğenilerin/taleplerin kıstasında tür tanımlamaları yapılmadıkça, tür ve kategori işini sorun etmemeye çalışıyorum. Tamam, benim de okuduğum bazı hikâyeleri “fantastik soslu” veya da “bilimkurgu soslu” gibisinden tanımlamalarla yorumladığım oluyor. O tip yorumlarda bulunurken bile, uzak da olsa türle olan ilişkisini reddetmiyorum. Ha tabii, bazen “-miş” gibi yaptığını anladığım işlerle de karşılaştığım oldu. Lakin okuma seyrinden aldığım keyfe göre hikâyenin türüne karar vermek? Bu, türü ve sınıfı mevzuları, “Renkle ve zevkler, tartışılmaz.” kalıbında yorumlanmaya açık değil. Kişisel olarak beğenip beğenmemek, bambaşka kulvarların tartışma konusu; kitap hangi rafta dursun veya da hangi türde değerlendirilsinse bambaşka kulvarların tartışma konusu.

Yahu… Kendi kendime, ne dert yandım gene :thinking: :man_shrugging:


(Serhat) #609

@frht45 geç kaldın sanki bu sefer. :joy::joy::joy:


#610

Müsait değildir. :smiley:

Kapak yine harika olmuş yalnız.


#611

Ön siparişe açıldı. :slight_smile:


(Serhat) #612

Bugün çıkacağını biliyordum. Sayfayı yenilemekten yoruldum. Sanki beklemişler gibi 2 dk girmedim eklenmiş.:joy::joy:


#613

Yazar ekli değildi, önce yazar eklendi yazarlar alanına sonra kitap. :wink:


(kimyager_ferhat gürdoğan) #614

İzin verdim bu seferlik. :joy::joy::joy: Kan hazırlamaktan kafamı kaldıramadım hastanede bugun. @fortknoxt


(Serhat) #615

(Damla Göl) #616

şahane bir feminist bilimkurgu yazarını, feminist çeviri alanında gerçekten yetkin bir isme, Emek Ergun’a çevirtmiş olmaları beni çok ama çok mutlu etti. :krs: