İstekte bulunursanız her kitabı ekliyorlar.
Çok iyiymiş öyle yardımcı olmaları. Zaten istediğim kitap yoksa eklenilsin diye başvuracak değilim ama özenli yanaşmaları hoşuma gitti.
https://1000kitap.com/Torcheim
Benim profilim. Bir önce paylaştığım link ölmüş yeniden paylaştım. Rıhtımdan olanları gördükçe ekliyorum.
Bence güzel bir site. Ben genelde kitap alıntılarını deftere daha sonra daha düzenli bir şekilde kaydetmek için yazıyorum. Biraz inceleme yapmaya da çalışıyorum amatörce. Genel anlamda kullanımı rahat. Aslında kullanmamın tek sebebi tamamen okuma disiplini oluşturmaktı kendime. Bir diğer nedeni de söyledim zaten.
Açıkçası çok bir şey beklememek gerektiğini düşünüyorum çünkü genelde istediğimiz kalibreli insanlar bu tarz uygulamalardan haberdar olmuyorlar olsalar da çok takılmıyorlar.
Sadece söz paylaşan ve kendince yazılarını aktaran insanlara bende rastladım ve bazıları aslında güzel ama amacı dışında kullanılmasında yönetim bir şey yapmalı.
Bu uygulamayı kullanmaya başladıktan sonra daha dikkatli okuyorum. Yalnız kötü bir yönü var. Alıntı paylaşmak için kasma durumu başladı bende. Bu sebeple genelde romanlarda paylaşacak olsam da kurgu dışı eserlerde paylaşmama kararı aldım.
Eleştiri bence çok yersiz olsa da haklılık payı var. Çünkü bir ileti yazdığımızda da cevap verebilenden çok beğeni yapanlar çok. Bir keresinde uzun süren okumama durumum için yardım iletisinde bulunmuştum ama sadece beğenenler oldu. Tamamıyla saçmalık. Bu sebeple ayarında kullanılırsa güzel diyorum. Martin Eden alıntılarından gerçekten gına geldi bana. Kitabı takip etmiyorum ama Jack London’ı takip ediyorum.
Bir de sözleşmiş gibi herkes mi aynı kitabı okur? Biraz çeşitlilik olsun diyoruz ama yok. İyi bir yönü beğenenlerin profiline baktıkça çok güzel kitapları bulup okuyacağım listesine eklemek.
Bir de İnstagram linklerini gönderenler var ki tam bir facia.
Profillerin %75’inin okuduğu kitaplar Kürk Mantolu Madonna ve Küçük Prens’ten öte değil gerçekten. Ben alıntılarımı saklamak, okuduğum kitapların günü gününe raporunu tutabilmek ve arkadaşlarımın ne okuduğunu görebilmek için kullanıyorum doğrusu. Bizim rıhtımda özgün kitaplar okuyan insanlar var, onların 1000Kitap hesaplarına bakabilirsin. Özellikle bilimkurgu ve fantastik konusunda çok güzel kitaplar keşfettim ben.
Kesinlikle katılıyorum. Birçoğu resmen Sabahattin Ali eserlerini okumadan var olamıyor neredeyse. Bir de çok abartıldığını düşünüyorum Ali’nin ben. Sevmezsen sanki cinayet işlemişsin gibi tepki verilebiliyor. 1000K’de değil de başka yerlerde denk geldim bu tavra tabi.
Daha yeni geldim keşfediyorum. Zamanla bakarım onlara da. Teşekkürler. 
Bu sitenin gerçek adı 1000stefanzweig. Hangi gün girersem gireyim ana sayfamda bir Stefan Zweig kitabı oluyor.
Gerçekten Stefan Zweig okunuyorsa bence iyi. Gerçi Dünün Dünyası gibi mükemmel bir kitap yerine daha çok 100 sf. altında olan kitapları okunmuş. Daha az önemde olan eserlerine abanılmış. Stefan Zweig okuyoruz şovu var gibi biraz. 
Dünün dünyası İlber Ortaylı’nın sıklıkla tavsiye ettiği bir kitaptır.
Ben de İlber Hoca’nın tavsiyesi ile okumuştum.
Açıkçası bence popülerleştirildiği için tamamen. Çünkü birçok mecrada Ali’nin kitaplarını okuyarak hava atıyordu millet birbirine. Yani ben bir romanını okuyup diğerini yarım bıraktım. Kalemi elbette ki kötü değil de abartıldığı kadar da iyi yazar değil. Daha çok lise döneminde okunursa belki etkili olur.
Yani açıkçası Tolstoy okumayı tercih ederim onun yerine. Onun da ucuza bulunan kitapları var ama mesele hava atmak için okumamak işte. Mesele oradaki konuyu özümseyebilmek, araştırıp fark etmediğin detayları bulabilmek. Ama birçoğu bunu yapmıyor. Bence Ali gibi yazarlar gençlere okutulmalı çünkü gerçekten o kitaplarla okuma sevgisi kazanabilir o insan. Ama hep aynı türden gitmemek kaydıyla tabi…
Evet katılıyorum. Bir yazarı okuyup diğer yazarları da öğrenebiliyorsun. Bu da bir hazine oluyor ama genelde bunu araştırınca görebiliyoruz ki maalesef birçok kişi araştırmıyor bile. Hadi okumayı yeni idrak edenleri ve yeni yeni kitap okumaya başlayanları anlarım da belli bir kültüre ulaşmış bir insanın araştırmamasını anlamıyorum.
Bu arada bende öyle ahım şahım biri değilim. Yanlış anlaşılmasın lütfen. Ama en azından sevdiğim eserlerle alakalı araştırma yaparım okuduktan sonra.
Aslında önemlidir şöyle ki; Örneğin Kuyucaklı Yusuf imkansız bir aşk hikayesi gibi gözükse de bireyin egemen düzen içerisinde bir çıkış arayışı bir isyan romanıdır. O nedenle İnce Memed ile çok benzetilir.
İçimizdeki Şeytan romanı ise 1930-40 Türk aydın tipolojisinin resmidir. Dönemin bazı gerçek sol - sağ “aydınların” izleri bu romanda bulunabilir.
Kürk Mantolu ise bu kadar popüler olmasının en önemli nedeni bence Sabahattin Ali’nin bu roman da yarattığı karakterlerin iç dünyalarını çok iyi bir şekilde yansıtmasıdır. Kim bilir belkide kendinden izler taşıyordur. Mektuplarını okuduğumda biraz melankolik olduğunu düşündürmüştü bana, belki bu romanı kendinden izler taşıyordur.
Öyküleri ise bilindiği gibi ilk dönem öykülerinde olan Romantizm yerini toplumsal gerçekliğe bırakmaya başlıyor. “Ayran” öyküsü hatta şimdi aklıma geldi Kamyon ve Arabalar 5 kuuşa anımsadıkça hala içimi acıtır benim.
Sabahattin Ali’nin karakterleri çok gerçektir, hemen yanı başınızda görebileceğiniz insanlardır. Dili çok sadedir, cümleleri süslü, püslü değildir. Kolay anlaşılır. Bu kadar sevilmesinin en önemli nedenleri bence budur.
Katılıyorum gerçekten inanılmaz bir yansıtma var. İçimizdeki Şeytan’ın içindeki tiradları çok beğenmiştim. Dediğiniz gibi aydın tipolojisini yansıtıyor ve bunu inanılmaz başarılı yapmış. Özellikle bir yazarı yansıtan karaktere çok şaşırmıştım.
Öykülerini okumadım. Açıkçası öykülerini belki severim. Romanları bana göre değil pek. Bu sebeple bir daha Ali alırsam kesinlikle bir tane öykü kitabı olacak.
Son cümlenizdeki yoruma sadece gerçek okurlar için katılabilirim ki onlar da çok çok az. Bu yüzden az katılıyorum diyeyim. Sebebi çok popülerleşmesi tamamen yoksa bu kadar okunmazdı asla. Yani İnstagram sürekli onu fotoğraflarıyla doluydu. Bir ara aynısı Oğuz Atay’ın başına gelecekti ama Tutunamayanlar birçok kişi için ağır bir kitap. Özellikle lise dönemi için çok ağır. Ali’yi sözleşmiş gibi herkes seviyor. Sevmeyen çok az.
Bir Edebiyat öğretmeni de benimle aynı fikirde. Birçok kişi yorumların etkisinde kalıyor. Bu sebeple ya ortama ayak uydurmak için anlamasa bile sevdiğini ve güzel bir eser olduğunu ya da okuduğunu söylüyor. Dediğim gibi kötü bir yazar değil ama abartıldığı kadar da iyi olmadığını düşünüyorum.
Aslında sosyal medya öncesi de çok satardı, şimdi biraz fazla görünür oldu. Edebiyat öğretmeniniz haklı ama bu her kitap için geçerli. Forumda bile birbirimizden etkileniyoruz. Dikkat ederseniz hemen hemen hepimiz aynı, benzer kitapları okuyoruz.
Ben öykülerini ve şiirlerini çok daha fazla severim. Bazı öykü ve şiirleri içimi acıtır. Yaşam öyküsünü ve düşünce yapısını da bildiğim için okurken o gün o şiirleri, öyküleri yazarken onun dertlendiği gibi dertlenirim bazen.
Örneğin o malum iftira öncesi Konya’da öğretmenlik yaparken yazdığı Servi şiiri düpedüz bir intihar duyurusudur aslında.
Bir servi dedi ki bana;
"Rahat benim altımdadır.
Başını vurma dört yana,
Rahat benim altımdadır.Çok koşup çok yorulmuşsun,
Yollarda yalnız kalmışsın,
Güvenip bana gelmişsin,
Rahat benim altımdadır.Sana kökümde yer versem
Gölgemi üstüne gersem…
Hey rahat isteyen sersem!
Rahat benim altımdadır.Serin serin uzanırsın,
Çiçeklerle bezenirsin,
Yat burada, kazanırsın,
Rahat benim altımdadır.Yârin de gezer dolaşır,
Bir gün buraya ulaşır;
Hasretler burda buluşur,
Rahat benim altımdadır."
Yazar veya şairleri yaşam öyküleri ve düşünceleriyle tanımak, bilmek roman, öykü ve şiirlerini daha bir anlaşılır yapıyor.
Güzel şiirmiş. Bende açıkçası öykülerini ve şiirlerini merak ediyorum artık. İyi ki sadece roman yazmamış da toptan Ali’yi bırakmadım. Öykülerinden umutluyum ve umarım hayal kırıklığına uğramam. Benim tarzım da olmayabilir tabi.
Buraya ben yeni geldiğimden bilemiyorum ama genelde fantastik ve bilim kurgu eserleri okunuyor anladığım kadarıyla. O yüzden benim için güzel bir kaynak oluyor. Ben genelde romanları çeşitlendirmeyi seviyorum. Özellikle az bilinen romanları ve eserleri okumaya çalışıyorum. Çünkü genelde popüler olan eserler gerçekten beni çekmiyor. Zaten bu yüzden Ali’yi uzun süre beklettim.
Son cümlenize kesinlikle katılıyorum. Bunu Atsız için yapmıştım ve gerçekten okumamam gereken kitabını okudum. Sonra da bütün her şey değişti. İlk başta hatta Atsız yüzünden mi sevmiyorum Ali’yi dedim ama onun yüzünden değilmiş. Pek yıldızımız barışamadı Ali ile.
Bir de bence her kitap zamanını bekler. Belki de Ali’yi ileride bir gün okursam daha iyi olacak.
Etkilenme olur da bu kadar büyük bir topluluğun etkilenebilmesi şaşırtıcı bence.
https://1000kitap.com/BirSolgunAdam yeni kitaplar ve okurlar keşfetmek adına uzun zaman sonra yeniden hesabımı paylaşıyorum.
1000kitap.com’da bir profile girmiş bulundum. 419 kitap okumuş, 204 inceleme yapmış, 70 küsür kitapla 2020 okuma hedefini geçmiş falan filan. Profilinde yazan:
Kitapları seviyormusunuz öyleyse hayatınız boyunca mutlu olacaksınız demektir.
![]()
1000kitap sitesini en çok Diskdünya okuduğumda kullanıyorum. Hemen hemen her gereksiz kitapta onlarca alıntı varken Diskdünya öyle yapayalnız durunca dayanamıyorum. Kitabın akışına kapılıp alıntı not almayı unutmazsam mutlaka bir-iki adet yazıyorum.
Hala Excelden içeri aktarma yok… Yıl 2021 olacak yahu…
Hep bi’ enteresan istek. Hep bi’ olmayan bulup kendi kafandaki şeye şekillendirme duygusu. Hep bi’ itiraz, hep bi’ mümkünatsızlık.* Sonra neden böyle oldu? E, olur. 