Zaman su misali akıyor ve yıllar ne zaman geçiyor anlamıyoruz bile. Geçmişimizi bazen pişmanlıkla, bazen ufak bir tebessümle yad ediyoruz. Peki, 18 yaşınız şuan karşınızda olsaydı ne gibi öğütler verirdiniz?
"Kendini eve kapatma, arkadaş edin! Uykunu bir düzene sok. Şu haline bir bak; şişman, evden çıkmayan, depresif bir insansın… Bir insanla en son ne zaman konuştun? Fazla utangaçlık mahvediyor seni, özgüvenini topla! Kilonu gizlemek için abuk subuk tarz da giyinme, kendinden daha kilolu insanlara bakıp haline şükretme; güvenli bölgenden çık, kilo ver! Sana değer veren insanların kalplerini kırma, kaybetme onları… Gerektiğinde özür dilemesini bil! Sevgilim olsa nasıl olurdu gibi düşüncelerden kurtul, kadınların ilgisini bu halde çekemezsin. Başladığın işleri yarım bırakma, devamını getir.
Spoiler; Dostum… Kilo vereceksin. Ticarete atılacaksın. Sana değer veren insanların kalbini kırıp onları kaybedeceksin. Ciddi bir ilişkin olacak, kendini kaptırma. Hayatına acayip kadınlar girip çıkacak ve bunun çok da matah bir şey olmadığını anlayacaksın. 18 güzel bir yaş, yaşını karanlığa gömme!"
Bulduğun ilk garanti yükselikten at kendini bra ok.
Yok cesaret edemem dersen;
Başarabilirsen korku krizlerini umursama çünkü hepsi senin aptal hayal gücün. Hacettepe’den ve doktorlardan medet umma, işine gücüne bak, hobilerinle ilgilen, okula falan yönel ok.
Hiçbir şeyi değiştirme yoksa bugün olduğun kişi olamazdın. Bugün olduğun kişiyi çoğu insan sevmeyecek. Hakkında çok acayip şeyler duyacaksın, gülmeyi tam da bunları duymaya başladığında öğreneceksin. Sen kendini, nasıl biri olduğunu bil. Seni gerçekten tanımak isteyenler seni tanıyacak ve çok güzel dostların olacak. Daha çok şey yazıp sana spoiler vermek isterdim fakat sonra “Nasıl oldu da böyle oldu?” diye meraktan çatlarsın. Nasıl biliyorsan öyle yap. Tecrübe etmeyi seversin.