447. Gün

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/447-gun/



412. Gün “Bitti, bitmiş! Uyanın çabuk, çabuk!” Yattığı yerden kalkan Thomas gözleri yarı açık bir şekilde meydanda bağıran çocuğu izliyordu. Yemek yemediği için kemikleri sayılıyor, kamburu çok belirgin bir şekilde Quasimodo’yu andırıyordu. Susuzluktan kuruyup çatlamış dudaklarını yalayarak kuruluğunu bir nebze geçirmeye çalışıyordu. Bu çocuk salgının ilk başından beri felaket tellallığını bir görev olarak üstlenmiş ve… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Okuyan biri olarak okuduklarıma yorum yapmak sanırım hem benim hakkım hem de yazanın emeğine bir saygıdır. Bu yüzden burada okuduğum hikayelere yorum yazacağım.
Türk isimli yazarların yabancı karakterler kullanması-Kulağı Japonca’ya alışan birinin Çin’ceye geçmesi gibi- bana her zaman hep garip gelmiştir. Ama bir süre sonra normal geliyor. Hatta Uğur karakteri bu sefer şaşırtıyor.
Genel olarak kurguyu beğendim. Çabuk içine çekiyor insanı. Devamını okumaya itiyor. Doktor ile Thomas ölmeden önce doktorun ona iğne yaparak güçlü birine dönüştürmesini bekliyordum. Belki de devamı böyledir.
Kurgusu kadar sağlam olmayan kısım kelimlerdi sanki. Kullanım hataları, yazım yanlışları ve cümleler arası bağlantı sıkıntısı kendini bazı belli ediyor.
Toplamda artısı daha fazla ve eksileri giderildiğinde sağlam bir yazınız olacak.
Öykülere devam.

1 Beğeni

Öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim. Öykümü beğenmeniz beni çok mutlu etti. Sadece öykünün sonu ile ilgili yaptığınız yorum beni düşündürttü. Yazdığım son değilde sizin bahsettiğiniz gibi bitseydi biraz klişe olmaz mıydı? Tabi bu kişiden kişiye göre değişir. Yorumunuza geç cevap verdiğim için özür dilerim. Bir bildirim gelişi söz konusu olmadı. Ancak şimdi görebildim. Tekrardan teşekkürler. İyi akşamlar.

@verdem Sizi etiketlemeyi unutmuşum :slight_smile: