7/G Dosyaları

Kitabın Adı: 7/G: Bir Gölge İstihbarat Teşkilatı (1948-1993)
Yazar: T. A.
Yayına Hazırlayan: Temren Yayınları Editör Kurulu

Birinci Baskı: Şubat 2026, Ankara
ISBN: 978-605-XXXX-XX-X

Temren Yayınları
Kavaklıdere Mh. Tunus Cd. No: 84/3
Çankaya/Ankara

YAYINA HAZIRLAYANIN NOTU

Elinizdeki kitap, araştırmacı gazeteci T.A.’nın 14 Kasım 2024 tarihinde Ankara-Eskişehir karayolunda hayatına mal olan ve tutanaklara “direksiyon hakimiyetinin kaybı” olarak geçirilen trafik kazasının ardından, ailesi tarafından yayımlanmak üzere yayınevimize teslim edilen taslağın düzeltilerek yayına hazırlanmış halidir.

T.A., 1970’li yılların ikinci yarısından ölümüne kadar Türk istihbarat tarihi ve Soğuk Savaş döneminde gayrinizami yapılanmalar üzerine çalışmaktaydı. Editöryal hazırlık sürecinde yazarın kullandığı üsluba kesinlikle müdahale edilmemiştir. Metin içindeki kurum isimleri, tarihi referanslar ve evrak numaraları, T.A.’nın yazdığı şekilde korunmuştur. Özellikle terekedeki daha eski materyaller olan el yazısı notlar ve daktilo yazılarında çeşitli tahribat veya deformasyonlar dolayısıyla okunamayan bölümler; metin içinde köşeli parantez ve üç nokta ile belirtilmiştir. Yazarın şayet varsa şerhleri de dipnot olarak metne eklenmiştir.

Yazarın metinde tarif ettiği anlatı büyük ölçüde resmi tarihle örtüşmektedir. Ancak doğrudan 7/G adlı bir birime işaret eden belgeler (yazarın da belirttiği üzere) kamuya açık kaynaklarda bulunmamaktadır. Bu nedenle metinde yer alan iddiaların tarihsel sorumluluğu tümüyle yazara aittir.

Elinizdeki bu çalışma, yarım kalmış bir araştırmanın ulaştığı bulguları kamuoyu takdirine sunmak amacıyla yayına hazırlanmıştır.

Temren Yayınları Editör Kurulu, Şubat 2026

1 Beğeni

I. OSMANLI MİRASI VE SALTUK’UN DEFTERLERİ

Birimin kökeni 1948’e tarihlenir, ancak 1948 yılı bir başlangıç değil, bir devamlılık arz eder. Türk istihbaratının “açıklanamayan göksel fenomenlere” ilgisi Osmanlı dönemine kadar uzanır. 1895-1918 arası dönemde Harbiye Nezareti Şifre Kalemi’ne ait 20 bin 640 vesikadan 23’ü “fevkalade hadisat” kategorisinde sınıflandırılmıştır. Bu 23 vesikadan 19’u bugün Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde mevcuttur. Dört vesika (1908/114, 1912/67, 1915/203 ve 1917/89) katalogda görünmekle birlikte arşivde fiziksel olarak mevcut değildir. Arşiv kayıtlarına göre bu dört vesika, 1936 yılında “talep üzerine Genelkurmay’a tevdi edilmiştir”. Teslim alan kişi kayıtlara Mehmet Zeki Saltuk olarak geçirilmiştir.

Mehmet Zeki Saltuk, 1885 yılında Tobruk’ta doğup 1947’de Ankara’da yaşamını yitirmiştir. Balkan Savaşı’nda, Çanakkale’de, Kafkas Cephesi’nde ve Filistin’de çarpışmıştır. 1918’de Harbiye Nezareti İstihbarat Dairesi’nde “Fevkalade Hadisat Şubesi” reisliğiyle görevlendirilmiştir. Cumhuriyetin ilanı sonrasında Genelkurmay’da “Hususi İstihbarat Dairesi”nde çalışmış, 1937 yılında ise albay rütbesiyle emekliye ayrılmıştır. Saltuk’un arşivden teslim aldığı dört vesikanın içeriği hakkında ne yazık ki hiçbir bilgiye sahip değiliz. Vesikaların 1948 yılında kurulan 7/G’ye devrolunduğu varsayılmaktadır. Ancak bu devirle ilgili herhangi bir somut doküman mevcut değildir. Saltuk 1947 yılında hayata gözlerini yumduğunda 7/G henüz tesis edilmemişti. Dosyaların devir gerçekleşene değin bir yıl boyunca nerede olduğu meçhuldür. Saltuk’un şahsi arşivi de ayrı bir vakıadır. Terekesinde 1920-1937 yılları arasında tuttuğu 14 defterde 3 bin 847 sayfalık not, harita, eskiz ve rapor bırakmıştır. Bu defterlerin 1947’den 1979’a kadar nerede olduğu meçhuldür. Saltuk’un defterleri 1979 yılında Beyoğlu’nda Librairie de Péra’da satışa çıkarılmıştır. Terekeyi satın alan kişinin hüviyeti meçhuldür [1]. Defterlerin bugün nerede olduğu meçhuldür. Fakat Saltuk’un defterlerinin mikrofilmleri, özel izne tabi 7/G arşivinde G-1978/S-1 ile G-1978/S-14 numaraları altında erişime açıktır.

[1]T.A.’nın terekesinde, Librairie de Péra’nın 1979 yılı müzayede kayıtlarına dair gayriresmi bir döküm bulunmuştur. Dökümde Saltuk’a ait lotun karşısında alıcı ismi olarak “P.K.” inisiyalleri yer almaktadır.

1 Beğeni

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde araştırmacılara açık olan söz konusu 19 vesika kronolojik olarak incelendiğinde, Saltuk’un 1936 yılında Genelkurmay’a “tevdi edilmek” üzere neden yalnızca belirli dört vesikayı teslim aldığı daha iyi anlaşılmaktadır. Arşivdeki 19 vesikanın içeriği, büyük ölçüde taşradaki mülki idare amirlerinin payitahta verdiği teyide muhtaç raporlardan ibarettir. Genelkurmay’a devredilmek yerine arşivde kalmasına müsaade edilen 19 vesikanın içeriğinin okuyucularca anlaşılması için bazılarına yer verelim:

Ekim 1895 - Yemen Vilayeti

Sana Mutasarrıflığı’ndan gelen telgrafta çölde gece vakti “güneş misali parlayan ve sessizce alçalan ateşten bir topun müşahade edildiği, vaziyetin halk arasında panik ve korkuya yol açtığı” rapor edilmiştir. Babıali’de rapora meteor düşmesi ihtimalinin yüksek olduğu şeklinde şerh düşülmüştür.

Nisan 1897 - Manastır Vilayeti

Yunan Harbi arifesinde, serhat boylarına intikal eden öncü birliklerin “gökyüzünde sabit dururken birdenbire kaybolan üç tane nur yayan fener gördükleri”ne yönelik bir telgraf çekilmiştir.

Ağustos 1899 - Sivas Vilayeti

Sivas vilayetine bağlı Divriği kazasında bir deprem olmamasına karşın toprağın altından gelen uğultu ve titreşimlerin müşahade edildiği belirtilmiştir. Bu hal Divriği kaymakamının rapor ettiğine göre üç gün sürmüş, ardından son bulmuştur.

Ağustos 1901 - Musul Vilayeti

Bu vesikada gökten Sincar Dağları havalisine düşen ve otlar ile ekinlerin kavrulmasına sebep olan “muazzam ve parlak bir kütleden” bahsedilmektedir. Hadise yerine intikal eden zaptiyeler cisme yaklaşmaya çekinmiş, bir hafta sonra çekilen ikinci telgrafta cismin kaybolduğu belirtilmiştir.

Eylül 1903 - Selanik Vilayeti

Liman üzerinde gece vakti uçan, sudan çıkıp tekrar havaya yükselen “nurani bir cisim” görülmüştür. Liman riyaseti işçilerin korkusunun hafifletilmesi için imam, papaz ve hahamlardan vaaz ricasında bulunmuştur.

Mayıs 1905 - Aydın Vilayeti

Ödemiş kazasında gündüz vakti gökyüzünde uçan madeni bir silindir müşahade edilmiştir. Ahalinin galeyana geldiği, havaya ateş açıldığı, cismin bulutların arasında kaybolduğu bildirilmiştir.

Kasım 1906 - Trabzon Vilayeti

Sümela Manastırı havalisinde dağlık alana inen ve ağaçları kökünden söken bir cisimden bahsedilmiştir. Zaptiyeler yörede asayiş önlemleri almıştır.

Nisan 1909 - Edirne Vilayeti

Garnizona gece içtimasından dönen bir bölük askerin üstlerinden geçen “tayyareye benzer, ziya saçan bir cisim gördükleri” rapor edilmiştir. Harbiye Nezareti ilk defa bir hadisenin üstüne gitmiş, bölükte soruşturma başlatılmış, ifadelerdeki tutarsızlıklar sebebiyle soruşturma sona erdirilmiştir.

Temmuz 1910 - Konya Vilayeti

Karapınar civarında aniden devasa bir obruğun açıldığı ve obruğun içinden bir hafta boyunca “nefti bir ziya yayıldığı” rapor edilmiştir. Sekizinci gün ışığın kaybolduğu ve obruğun suyla dolduğu bildirilmiştir.

Bu vesikaların içeriği incelendiği zaman arşivden alınan o dört kayıp dosyanın ehemmiyeti üzerine kati bir ciddiyetle düşünülmelidir. Saltuk’un itinayla seçerek aldığı dört evrak, şüphesiz ardında biyolojik bir iz, maddi bir enkaz yahut devletin bizzat dahil olup tetkik ettiği somut materyaller bırakan vakalara aittir.

1 Beğeni