Son Şanslar Şehri’nin ilk bölümünü kıyasladım, 9 sayfa. İlk cümlede ufak bir hata, 1 yerde virgül eksikliğine bağlı hafif bir kayma ve yine başka bir cümlede biraz anlam kaybı dışında gayet iyi. İngilizceden bakmıyor olsam sadece ilk cümledeki hata bariz. Bunlar dışında gözüme batan yer olmadığı gibi gayet de aslına sadık olmuş çeviri, biraz şaşkın ve sevinçliyim.
Ayrıca İlahi Kentler’i atmosfer olarak andırdı bana biraz ve ilgimi çekti kitap.
10/10 çeviri çok nadir, en son sanırım Ölülerin Sözcüsü’nde denk geldim harika bir çeviriye ama herkesten aynı performansı beklemek olmaz. Okunmayacak kadar kötü değil hiç bir çeviri ama insan keşke diyor hep. Eksikparça’ya ve Kadim Irk çevirmenine yazacağım, ipleyeceklerini sanmıyorum ama ben deneyeyim en azından.
Edit: Adrian abiye de mail attım kulaklarını çek lütfen diye, bir ihtimal dikkate alabilir.
Çok sevindim bu habere. Merak ettiğim bir kitaptı zaten. Ben de okudukça bakayım. Yanlış anlam olması en sinir olduğum durumdur o olmadığı sürece pek sorun etmiyorum bariz değilse. Dediğiniz gibi Türkçeleştirme ve akıcı yapma biraz yeteneğe bağlı bir durum herkes yapamaz, orda da editör devreye girer tabi.
Genel olarak şu kanıya vardım: Şafak Tahmaz ve Berna Kabacaoğlu başarısız bir performans sergiliyor hatta kötü. Adrian’ın kitaplarında bunu göz önüne alırım artık. Umarım çıkacak olan diğer kitaplarında bu rezaleti yaşamayız. Yoksa dediğiniz gibi makine çevirisi bile olsa çoğu yer anlamlı çıkıyor, yetkinlik ona edebi değer katmakta.
Şafak Tahmaz kesinlikle kötü. Yani Devler’i okudum onun çevirisinden ve orijinaliyle karşılaştıramadım dil bilmediğim için. Ama tatsız tuzsuz bir çeviriydi. Bazı cümleleri iki üç kere okudum. Umarım başka Tchaikovskyleri çevirtmezler ona.
Aferin iki koldan ancak biterdi külliyat. Yalnız Ithakide de ne iştah varmış arkadaş. Neyse rekabet iyidir. Eksik Parça dal hocam Alastair Reynolds’a sen de. Senin elin armut mu topluyor?
Adrian abi sitesini yenilesin belli olur kim neyi basacak.
İthaki yerine başka bir yayınevinin almasını tercih ederdim. İthaki her bal kavanozuna pençe daldıran doyumsuz ayı misali her yazara dalıyor ama kendi dışında kimsenin yüzünü güldürmüyor çoğunlukla.
Çeviri işini oturtup bi seriye bağlasalar süper olacak. Oluştur bi kemik kitle, yürü işte ordan. Baktın yazar serisi işi tuttu ki Lem, Saramago, Vonnegut, PKD zamanında tutmuş yazar serileri, al hemen ordan bi Hamilton, Reynolds. Burdan yürü. Bu üçünü ya da başka bk yazarı da olur, kendi içinde çevir yıl içinde. Millet az çok neyin geleceğini bilsin ki ona göre vaziyet alsın, hem boş da durmamış olsun.
Katılıyorum. Bunların çeviri hızından daha hızlı bir şekilde adam kitap yazıyor. Çevirileri genelde kalitesiz bir de. Ayrıca reklam işini de beceremiyorlar. Yazık oluyor yazara. Ama ne yapalım elimizde bu var. Kapak işinde de iyi değil Eksik Parça ama hiç takılmıyorum valla. O en son derdimiz bence.