Ahmet

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/ahmet-feyza-yilmaz/



Hava iyice kararmıştı. Saatine baktı, dükkânı kapatıp eve gitme vakti çoktan gelmişti. Önlüğünü çıkardı, bir poşetin içine koydu. Akşam annesi yıkar, sabaha kadar sobanın yanında kurutur, sabah da ütüler hazır ederdi. Yağmurun dinip dinmediğini anlamak için dışarı baktı. Yerler ıslaktı ama yağmur yağmıyordu. Şemsiyeyi yük etmek istemiyordu. Işıkları kapatmadan önce son kez dükkânda göz gezdirdi.… (DEVAMI…)

Merhaba,

Betimlemeleriniz ve karakterin düşünce yapısını güzel vermişsiniz. O eski mahalle havasını yeniden almamı sağladınız. Ne kadar özlediğimizi öykünüzü okuduktan sonra fark ettim. Biraz o günler olan özlemimle gözlerim dolmadı dersem yalan demiş olurum. Akıcılık bakımından çok güzeldi yalnız ben mühendislik konusunun olduğu paragrafı karışık buldum. Sanki ayrı satırlarda olsaydı okuma akışı bakımından daha mı iyi olurdu diye düşündüm çünkü oraya gelene kadar hiç takılmadan keyifle okudum öykünüzü. Genel olarak beğendim öyküyü bir insanın kendisinden hayat şartları yüzünden nasıl vazgeçmek zorunda kaldığını ve gittikçe nasıl kaybolduğunu güzel bir şekilde anlatmışsınız. Keşke sürprizin ne olduğunu da söyleseydiniz. Orası aklıma takıldı. Bilmek isterdim. Kaleminize sağlık.

Merhabalar

Öykünün atmosferini sevdim. Hayat koşullarının insanı istemediği işlere zorlaması gerçekten can sıkıcı bir durum. Karakterin ruh halini güzel yansıtmışsınız. Kimse kimsenin kalbindekileri göremediği için bu tür sıkıntıları yadırgıyor.