Akça Vadi’nin Bağrında Yetişen Semavi Kız

Birikimin, yeteneğin ve bu işi kotarabilecek estetiğin olduğu bir gerçek.

Ben yazdığın metne bakarken, bunun fantastik bir kurgu olduğundan bağımsız ele alacağım. Çünkü benim bakış açıma göre, yazdığımız metinlerin türleri ne olursa olsun belirli bir çerçevede ele alınabilir ve yorumlanabilir: içerik, teknik, kurgu, mantık silsilesi gibi gibi

Çok emek vermişsin ve bunu takdir ediyorum. Oturup zaman ayırmak, o Evren’i yaratmak, tek tek hareketleri ve motivasyonu düşünmek kolay değil. Bu nedenle tebrik etmem lazım seni.

Eleştirim, metin içinde beni bir okuyucu olarak cümlelerinle koparman. Nasıl mı? Bir cümlen ne kadar iyi örülmüşse, öbür cümlen o kadar hafif düzey kalmış. Neden bilmiyorum. Bu zenginken bir anda fakirleşen sonra yine zenginleşen borsa simsarlarının durumuna benziyor. Ben de tabii dramatize ediyorum ama bunun nedeni söylenen övgülere alışıp rehavete girmemen, yazdığınla yetinmemen.

Sonra, seni bu türün türevlerinden ayıran farklar olsun. Yarattığın evrende çeşitli güçler olmasın o güçlerin oğuzhanca tanımı olsun.

Cümlelerini ve kurgunu çok sıkı yapabilecek biri olduğuna inandığım için bunları yazıyorum.

Harika bir öykü, bayıldım okumaktan böyle devam et de diyebilirdim ama sana ne katardım bilmiyorum.

Şimdi yazacağım iki şey tamamen kişisel:
1- Hiçbir erkek hükmedemez olsaydı :)) Nedir bu sizden çektiğimiz
2- Yeraltı edebiyatı derken ne kastediyorsun?

Lütfen işine yarayanları al yaramayanları at

Emeğine sağlık

3 Beğeni

Tekrar merhaba,

Öncelikle içten cümleleriniz ve bahsettiğiniz potansiyeli yakalayabileceğime olan inancınız için size büyük bir teşekkür ediyorum. Eleştirilerini en çok dikkate aldığım insanlardan birisiniz ve bu beni bu anlamda çok yüreklendirdi.

Cümleler konusunda haklı olduğunuzu söylemeliyim. Sanırım yazma alışkanlıklarımı zaman kavramıyla doğru orantılı bir şekilde verimli kullanamamaktan kaynaklanıyor bu durum. Yani son ana kadar bekleyip, kendimce bir şaheser çıkarmaya çalışıyorum bazen. Bu da bahsettiğiniz kuvvetli cümlelerden fakir cümlelere geçiş durumuna neden oluyor. Bu yüzden bu eleştiriniz vesilesiyle yeni bir karar aldım ve günlük bir miktar yazı yazmadan uyumamaya karar verdim.

Bu konuda da size hak veriyorum. Her ayrıntıyı düşünmeye çalışırken en göze çarpan detayı atlamışım. Daha farklı bir sistem benimseyebilirim bu konuda belki.

Kişisel sorularınıza gelecek olursak,

1 -) Aman kızmayın, feministlerin hışmına uğrarım sonra valla. :face_with_hand_over_mouth: Aslında bu hikayeyi yazmamdaki temel amaçlardan biri güçlü bir kadın profili çizmekti. Yani sizinde şakayla karışık bahsettiğiniz o duruma dikkat çekmek için Kasiella’yı kudretli bir savaşçı olarak tasvir etmek istedim. Tam tersi de olabilirdi aslında, bence o da aynı şekilde ilgi çekici olurdu. :slight_smile:

2 -) Bunun cevabını tam olarak veremiyorum aslında. Bu da korkularımdan kaynaklı. Siz de bir keresinde belirtmiştiniz yanılmıyorsam aklımda bazı sahneler var fakat burada yanlış anlaşılmaktan çekiniyorum diye. Yanlış hatırlıyorsam bağışlayın lütfen. Böyle bir durumdan çekiniyorum bende sanırım. Yazmak istediğim ve bir hevesle atıldığım bir sürü konu oluyor yeraltı edebiyatına dair. Fakat son zamandaki sansürlenme ve toplatılma olaylarının öncülüğünde anlaşılamayacağımı ve linç yiyeceğimi düşünüyorum zaman zaman.

Her zaman savunduğum bir görüş vardır. Bir kitapta iyiyi yücelttiğimiz kadar kötüye dair herşeyide apaçık bir şekilde yazabilmeyiz kanımca. Yeraltı edebiyatıda sansürsüz edebiyat niteliği taşıdığı için bu önerime güçlü bir ışık tutuyor aslında. Çünkü yeraltı edebiyatı, bilinen ve öğretilmiş edebiyat kalıplarını hiçe sayarak ben özgürüm diye bağırır. Bu yüzden düşüncelerimde gezinen kurgular tuhaf kurguya ve alt türlerine de kaymıyor değil. Dediğim gibi, yazdıklarımın yanlış mesaj veren şeyler olarak nitelendirilmesini istemiyorum. Halbuki yapılan ve anlatılan herşey doğada ve yaşamda olan şeyler. Sizde bu türü seviyorsunuz aslında. Belki de özelden sizinle birkaç kurgumu paylaşırsam bana yol gösterebilirsiniz.

Cesaretlendirici bütün cümleleriniz için bir kez daha teşekkür ederim, kendinize iyi bakın.

4 Beğeni

Elbette lütfen gönder çok sevinirim elimden geldiğince yol göstermeye çalışırım

3 Beğeni

Tamamdır, size kesinlikle danışacağım bu konuda. :raising_hand_man:

3 Beğeni

çok uzun uzadıya ele alabileceğime inanmıyorum ama bir kaç şey ekleyeyim.

  • öncelikle konu, dünya, karakterleri beğendim.
  • bazı cümlelerin çok derin ve konuna/dünyana uygunken bazıları çok düz kalıyor. düz diye tabir ettiğim cümleleri kötü anlamında söylemiyorum. çünkü ben de genelde düz cümleler ile yazarım. ama ikisi ayrı tarz ve aynı anda kullanılınca sırıtıyor.
  • bazı kelimeler (yukarıda da bahsedilmiş sanırım) nükleer, pandoranın kutusu vs. senin dünyana ait değilmiş gibi hissettim okurken. daha sana özgü şekilde anlatabilirdin gibi. pandoranın kutusu yerine -atıyorum- glockai’nin kötü ruhları desen hiç teklemeden kabul ederdim. derdim ki bunun da bir hikayesi vardır oğuzhan’ın dünyasında. bilmiyorum tam anlatabildim mi?
  • bazı cümlelerin içinde iki kere okumama sebep olan kelime fazlalıkları vardı. örnek;
    “Kasiella elini çabuk tutup bir an önce biraz sonra bir harabeye dönüşecek olan salonu derhal terk etmeliydi.” şimdi bunu ögelerine ayıramam ama bir kaç kere okuyunca bu cümleyi daha iyi kurabilirdi dedim kendimce. genelini kurmuşsun çünkü.

bunlar kısa kısa benim okumamı sekteye uğratan eleştiriler. beğenim yüzde doksan beş oranında yani. eline sağlık.

2 Beğeni

Merhabalar,

Eleştirileriniz için teşekkür ederim. Benim için bu tür incelemeler daha yararlı oluyor, çünkü hatalarımı daha net anlayabiliyorum.

Bahsettiğiniz kelime tekrarları ve farklı cümle kalıbı kullanımlarına sonradan bende dikkat ettim sizlerinde dönüşleri sayesinde. Biraz sırıtan durumlar olmuş açıkçası, buna katılıyorum. Bunun dışında, sanırım birkaç şeyi daha özgünleştirmem gerekirdi.

Yüzde doksan beşlik kısmını sevmeniz benim için sevindirici bir haber. Bundan sonra ki yazılarımda teknik kısma daha çok özeneceğimi bilmenizi isterim. Bildirimleriniz için bir kez daha teşekkür ederim.

3 Beğeni

Merhabalar @UlianaHippogrief

Yorumlar kısmında gördüm, sinematik etkiyi çok önemsediğinizi belirtmişsiniz. Bu konuda çok başarılısınız, her öykünüz insanın gözünde net bir şekilde canlanıyor. Bu öykü de ışıl ışıl, rengarenk, yerden göğe parıltıların saçıldığı, doğanın yeşilinden gök mavisine yol alan görsel bir şölen-serüvendi.
Güç, kudret sıfatları asi-asil karakterlerin özelliklerini bolca nitelendiriyordu.

Bir de yorumlar kısmına dair dikkatimi çeken bir durum var. Öykülerinize yapılan eleştirilerden yararlı bulduklarınızı hemen değerlendirmenizi, sonraki öykülerinize kendinizi ona göre hazırlamanızı da takdir ediyorum.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

3 Beğeni

Bu yapıcı yorumunuz için çok teşekkür ederim Haluk Bey. Sizden de genelde ilginç fikirler görüyoruz bu platformda. Bu yüzden sizin beğenilerinizde benim için büyük önem arz ediyor.

Hepinizin eleştirilerine olabildiğince dikkat etmeye çalışıyorum. Hatalarımın gösterilmesinden hoşlanıyorum çünkü onlar sayesinde yol alabiliyorum. Bu yüzden gördükçe bol bol yazabilir herkes. :slight_smile:

Çok güzel şeyler yazmışsınız, bir kez daha cesaretimi artırdınız. Masal teması için nasıl karanlık bir atmosfer yaratacağınızı merak ediyorum açıkçası. Önümüzdeki seçkide görüşürüz.

4 Beğeni

Merhaba Oğuzhan.

Öncelikle yarattığın atmosferi “Avatar” filmindeki atmosfere benzettim. Belki bu, benim bu türle çok aşina olmayışımdan da kaynaklanıyor olabilir. Avatar’daki “doğa” detayı da senin öykünde olduğu gibi beni öykünün içine çekmişti. Yedi Günah’a atfettiğin çınar ağaçları güzel köklenmiş öykünde yalnız bir yerde, Arethea ile Kasiella’nın karşılaşması sahnesinde, Arethea’yı koruyan kimsenin olmaması biraz tuhaf geldi. En azından orada da bir mücadele sahnesi ekleyerek öykünde hissettiğim heyecanı daha da yükseklere taşıyabilirdin. Gerçi “Doğa her zaman kazanır.” sözünü şöyle bir düşününce de muhafıza ne gerek var diye de yorumlayabiliriz. Son olarak öykünün sonunda Yonna’nın karanlıktan tekrar doğup ışık olması hissiyatını da güzel düşünmüşsün. Tebrik ederim.

Bunlar da dikkatimi çeken, üzerinden bir kez daha geçilseydi kolayca düzeltilebileceğine inandığım hatalardan (bana göre) bir kaçı :

( Dinginlik ? )

“Tek yürek” olarak kullanman cümlenin ahengini koruyabilir.

Halk ve ya sakin kelimelerinden biri seçilse daha uygun olurdu.

Bu cümledeki ilk “ağır” kelimesi ve “sanki” kelimesi fazla. Onun haricinde üflemek ve ağırlık üzerine çok iyi ve çok lezzetli bir zıtlığı bir arada cümleleştirmen harika olmuş. Bu cümleden şiir bile çıkar. : )
Bir de bu cümlenin devamında “hal” kelimesi eksik yazılmış, bilgine ( hal alıyordu ).

Özetle, yazılan ne olursa olsun, okuduğum her şeyi detaylıca incelemek hoşuma gidiyor. Bunu, verilen emeğe bir saygı olarak düşünmeni beklerim. Yoksa hata bulmak gibi bir düşüncem hiçbir zaman olmadı.

Hayal dünyanı açtığın için teşekkür ederim.
Yeni öykülerde görüşmek üzere.

Sevgiler…

2 Beğeni

Selam @UlianaHippogrief;

Daha önce de belirtmiştim sizin bu işteki yadsınamaz istek ve emeğinizi. Ortaya yine güzel bir iş çıkmış. Elinize emeğinize sağlık. Ama izninizle benim gözüme çarpan ve kendimce olumsuzluk olarak değerlendirdiğim birkaç noktayı, tüm samimiyetimle sizinle paylaşmak istiyorum. Ve yine bana göre bunların üzerinden geçerseniz daha güzel metinler elde edeceğinizi düşünüyorum. Ama tabi ki bunlar benim görüşlerim:

1- Benzetme ve betimlemeler bana göre fazla. Yer yer boğuyor.

2- Öykünün genelinde, destansı epik anlatıma benzeyen abartılı bir üslup var. Bana göre yumuşatılmasında fayda var.

3- Bazı kelimeleri (mistik, sismik, vs…) çok seviyorsunuz gibi geldi bana. Bu ve benzeri kelimelerin kullanımlarını biraz azaltabilirsiniz.

Söylediklerimi yanlış anlamamanızı ümit eder esenlikler dilerim. Görüşmek üzere…

2 Beğeni

Tekrar merhaba,

Örnek gösterdiğiniz birkaç anlatım tıkanıklığı mevcut, benim de dikkatimden kaçan detaylar olmuş onlar ne yazık ki. Bu konuya daha çok dikkat edeceğim. Güzel sözleriniz için de teşekkür ediyorum.

Arethea konusunda şunu söyleyebilirim, atmosferik anlamda doğanın canlılığını göstermek istedim okuyucuya. Yani Arethea’yı herhangi bir muhafızın ya da başka bir şeyin korumasına gerek yoktu. Çünkü onun enerjisi ve aurası bunun için gayet yeterliydi. Fakat Kasiella bir anlamda yozlaşmış bir büyücü olduğu için bu vesileyle onun karşısında bu kadar güçlü durabildi ve ona karşı gelebildi. Korunmaya ihtiyacı olan birşey olsaydı eğer, Arethea’yı tanrı olarak tasvir etmem manasız olurdu diye düşünüyorum. Gücünü ve kudretini hafife almış olurdum.

Eleştirilerinizi dikkate alacağımı bilmenizi isterim. Önümüzdeki seçkilerde görüşmek üzere. :hugs:

2 Beğeni

Merhaba Ebuzer Bey,

Sizin öykünüzde de bahsettiğiniz gibi biz çok ayrı türlere gönül vermişiz. Bu yüzden ben sizin kullandığınız mizahi ya da absürt dili ve bunu işleyiş tekniklerinizi incelerken, metnin bana hissettirdiğinden çok tür içerisinde nasıl bir başarı yakaladığı ile ilgili objektif yorumlar yapmaya çalışıyorum. Sırayla eleştirilerinize cevap vereyim. :slight_smile:

1-) Bunu herkesin beğeneceğini düşünmüyorum zaten. Bir yazının herkese bu anlamda hitap edebileceğini de düşünmüyorum. Çok kişisel bir durum, bu yüzden haklsınız. Süslü bir anlatımı sevenler benim yazılarımda eğlenebilirler belki ama sade ve düz bir anlatımı bekleyenler için pek tatmin etmeyici olabilir.

2-) Bu söylediğinizi tam olarak anlayamadım. Ne anlatmak istediğinizi biraz daha açarsanız benim için daha faydalı olacağını düşünüyorum. Büyülü güçlerin, esrarengiz olayların ve fantastik diyarların çevrelendiği bir metinde destansı ve epik bir anlatım benimsemek doğru olur diye düşünüyorum. Sizce nasıl bir dil kullanılmalıydı? Daha mı dramatik, daha mı gerçekçi mesela? Yoksa daha tak tak tak diye kesin ve açık cümlelerle mi?

3-) Evet, bu tür kelimeleri çok sevdiğimi söylemeliyim. Oldukça da fazla kullandığım doğrudur. :grin: Belki de biraz daha aralara serpiştirerek ilerlemeliyim. Bir göz atacağım.

Okuduğunuz ve görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

1 Beğeni

Diğer hikayelerini de okuyan birisi olarak, bu hikayede detaylar üzerinde bu kadar durman ve tasvirlerini daha güçlü kullanman benim çok hoşuma gitti. Uzun uzadıya okuduğum, yine bana bir roman chapterını anımsatan, mistik ve gotik ögeleri barındıran güzel bir hikayeye tanıklık ettik. Bu defa eleştiri yapabileceğim tek konu belki de başlık olabilir, daha dikkat çekici ve kısa bir başlık hikayeyi daha gizemli yapabilir :slight_smile:
Bunların dışında karakter kurgularınu ve mitolojik yazım tarzının olmasını zaten seviyorum, bu hikayede daha fazla zaman ayırdığın ve titizlikle yazdığın ortada. Bundan sonra da bu şekilde gidersen eminim ki daha da güzel şeyler ortaya çıkacaktır. Hızlıca okuyup sonuna geldiğim bir hikaye oldu ve virüs temasını farklı bir şekilde işlemiş olman da ilgimi çekti, gelecek ay da takipteyim.

2 Beğeni

Merhaba Ceren :hugs:

Faydalı eleştirilerin ve yönlendirmelerin için teşekkür ediyorum sana. Karakterlerimle birlikte diyar diyar dolaşmayı seviyorum. Hem ben onlarla yeni şeyler öğrenmiş oluyorum hem de onlar güzel yolculuklara çıkmış oluyorlar.

Bundan sonraki öykülerimde biraz daha karanlık ve buhranlı şeylere yöneleceğim galiba. Burası kendimi geliştirebileceğim güzel bir platform bu açıdan. Yorumlarını bekliyor olacağım.

Koca bir teşekkür daha! :slight_smile:

3 Beğeni

Merhaba, öncelikle hikayenizin oldukça akıcı olduğunu söylemek isterim. Yazım tarzınız bana biraz Ursula le Guin’i hatırlattı. Oldukça etkileyici bir anlatıma sahip bir hikaye. Seçtiğiniz isimler oldukça başarılı ve üstünde oldukça düşünülmüş bir kurgu olduğunu söyleyebilirim. Betimlemeleriniz resmen hikayenin içinde hissetmeme neden oldu. Hikaye sonunda baş karakterinizi öldürmeyi seçmeniz oldukça cesaret isteyen bir hareket. Bu nedenle hikayenizde en etkilendiğim nokta kaleminizi korkusuzca kullanmanız oldu. Başarılarınızın devamını dilerim :wink:

2 Beğeni

Merhaba @UlianaHippogrief,

Öyküdeki emek okuyucunun gözüne çarpıyor, eline sağlık.

Benim yapmak istediğim bazı yorumlar yapılmış, cevaplamışsın da. O yüzden oralardan cevaplarımı alıp, gidiyorum. Sana da haber vereyim dedim buralarda olduğumu. :sweat_smile:

Sevgiyle,

Sena

2 Beğeni

Merhaba, çok teşekkür ederim!

Ursula K. Leguin gibi büyük bir ustaya benzetilmek…Onur duydum.

Hikayenin sizi eğlendirmesine ve şaşırtmasına sevindim. Yorumların her birini özenle inceliyorum. Bu yüzden eleştirilerinizi buralarda görmek benim için oldukça faydalı oluyor.

Okuyup, yorumladığınız için çok teşekkür ederim. :slight_smile:

1 Beğeni

Merhaba Sena,

Buralarda olmana sevindim, teşekkür ederim. :slight_smile:

Kafana takılan şeylerin cevaplarını bulduğunu belirtmişsin zaten.

Öyleyse, önümüzdeki ay görüşmek üzere!

2 Beğeni

Kurgu bana nedense Aztekleri ve onların kurban ettikleri insanları anımsattı. :slight_smile:
Yazının geneline baktığımda daha çok noktalama işaretine, özellikle virgüle ihtiyacı var cümlelerinizin. Bir grammar nazi olarak birleşik yazılan -de/da eklerinden de hoşlanmadığımı söylemeliyim.

Betimlemeleriniz ve söz cambazlıklarınız kötü değil, geliştirilmeye ihtiyaçları var. Bazı sıradan durumları da abartılı anlatma gayesine tutulmanız yazınızı daha etkileyici kılmaz, aksine, okurun zihninde bir şeylerin tuhaf olduğu izlenimi uyandırır. Bunu yapmaktan kaçınmaya çalışın.

Gerçekten merağımı bağışlayın. Art niyetli sormuyorum. Bu kelimenin anlamı nedir? Dinginlik demiş olabileceğinizi düşündüm.

Tümleç yüklem uyumsuzluğu var bu cümlede.

methiyeler düzerek olmalı.

Böyle bir kelime olmasa da “öze dönüştürmek” anlamında türetilen güzel bir kelime keşfetmiş olabilirsiniz. :slight_smile:

İngilizce’de aren’t we şeklinde görebileceğimiz bu kalıp; Türkçe’de, özellikle konuşma dillerinde pek kullanılmaz. Tabii kullanılamaz değil, tercih meselesi.

İnternet tabanlı oyun havası mı seziyorum ne :slight_smile:

Bu şekilde düzeltilebilecek başka şeyler de var metinde. Hepsini tek tek alıntılamaya gerek yok bence. Metninizde mükerrer okumalar yaparak aynı metni farklı şekillerde yazmaya çalışabilirsiniz. Bu, tahmininizden daha çok işe yarayan iyi bir egzersiz metodudur.

Hayal gücünüz gerçekten güzel, sadece, öykünüzün daha iyi bir yapılandırmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

3 Beğeni

Merhaba,

Uzun bir inceleme ele almışsınız teşekkür ederim. Sadece yüzde doksanına teknik açıdan bakmaktansa biraz kurgu ile ilgili birşeyler de yazmanızı bekledi gözlerim. Bu yüzden vereceğim cevapları lütfen karşı çıkmak olarak algılamayın. :slight_smile:

1- Dizginlik yanlış bir kullanım olmuş evet. Dinginlik olmalıydı.

2- Süslü bir anlatımın abartılı anlatma gayesi ile bir olduğunu düşünmüyorum. Örneğin ben yalın ve akıcı bir yazı dilini benimseyen kişilere süslü betimlemeler kullanmıyorlar diye olmamış, çok düz bu diyemem. Her tür kendi içerisinde incelenmeli bu bakımdan diye düşünüyorum. Destansı ve epik bir hikaye anlattığım için bu tür bir dil kullanmam gerekliydi. Özellikle şu cümleleri abartayımda daha süslü bir görüntü olsun diye düşünmedim yazarken. Tabi, yer yer kendi hatalarımdan kaynaklanan anlatım bozuklukları oluşmuş olabilir.

3- Virgül kullanmayı en sevdiğim noktalama işaretlerinden biri. Metinlerimde bol bol kullandığımı düşünürdüm oysa ki…Keşke o konuda da gözünüze takılan yerlerden bir örnek verseydiniz. :slight_smile:

4-

Benim yazdığım cümle bu şekilde değil, sanırım siz görmek istediğiniz şekilde değiştirdiniz ama cümlenin bu haliyle anlam karmaşası ve anlatım bozukluğu mevcut gibi geldi bana. Bir bakmak istersiniz belki.

5- Methiye düzme/dizme tercih meselesi diye düşünüyorum. Herhangi bir anlam tıkanıklığı yaratmıyor.

6- ‘Özüt’ kelimesini illa ki duymuşsunuzdur kanımca. Ben yine de buraya bir link bırakayım. Hatalı bir kaynaksa siz yine bana doğrusunun linkini atın lütfen. :slight_smile:
https://www.seslisozluk.net/özütmek-nedir-ne-demek/

TDK’da ki özüt kelimesine de bakabilirsiniz. Hatam varsa fiil kullanımıyla alakalı olabilir. Yeni bir kelime üretmedim yani. :sweat_smile:

7- İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyorum. Akademik seviyede İngilizce bilgisine sahibim. Romanlarda ya da öykülerdeki diyalog konuşmalarını hangimiz gerçek hayata uyarlayarak konuşuyoruz ki? Tercih meselesi diye kendinizde belirtmişsiniz zaten.

8- Kasiella bir aralar Sihirdar Vadisi’nden buralara düşmüş gibi oldu, öyle değil mi? :sweat_smile:

Söylediğim gibi, lütfen bunları karşı cevap olarak algılamayın. Kendi bilgi dahilimde olan şeyleri, yazarken nasıl düşünerek kaleme aldığımı sizinle paylaşmam gerekirdi bu doğrultuda. Üstte birkaç yerde belirtmiştim. Taşınmak zorunda kaldığım için 2 günde yazdığım bir öykü oldu bu ve son gönderim tarihinin sınırında gönderildi bu yüzden. Bu yüzden hataların olduğunun farkındayım, sizde tabiki kendinizce gördüklerinizi, iyi niyetlerle yazmak istemişsiniz. Bundan dolayı müteşekkirim.

Görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

2 Beğeni