Alper Canıgüz Kitaplığı

54dbdf8543720c8e9edb1a7f7f24d9b9-Xl1Hh

BİYOGRAFİ

Alper Canıgüz 13 Şubat 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lise döneminden itibaren öykülerini dergilerde yayınladı. Yayınevlerinde çevirmenlik yaptıktan sonra üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bir dönem reklam ve metin yazarlığı yaptı.

Yazar, 5 yaşında büyümüş de küçükmüş bir dahi olan Alper Kamu karakteri ile hayatımıza girmiştir. Alper Canıgüz okuyucuları tarafından uçuk ve absürt romancı olarak tanımlanır. Farklı anlatım tarzı ve samimi dili ile edebiyatımızda kendine has bir yer edinmiştir.

Eğlenceli kitaplarının yanı sıra zekanın her boyutunun da işlendiği kitaplarında kahkaha atarken gözlerden yaş akıtan kitaplara imza atmış çok okunan yazarlardandır.

Hayal gücüyle harmanlanan eserleri büyüklere çocuk masalları olarak nitelenebilir. Farklı üslubu ve konuları işleme şekliyle edebiyat çevrelerince beğenilmektedir. Bu nedenle kitapları genellikle çok satanlar listelerinde yer almaktadır.

Kendi okuyucu kitlesini yaratmış olan Alper Canıgüz Almanya’da 3 ayda bir yayımlanan dünya edebiyatının en iyileri listesine giren ilk Türk yazardır.

Kitaplarında kara mizah esintileri bulunan Alper Canıgüz bu tarz mizah ögelerini hikayelerinde kullanmayı sevdiğini dile getirmektedir.

ESERLERİ

NOT : Kitaplar çıkış tarihlerine göre sıralanmıştır.

  • Tatlı Rüyalar (Alfa Yayıncılık)

  • Oğullar ve Rencide Ruhlar (Alfa Yayıncılık - Bir Kamu Davası 1)

  • Gizli Ajans (Alfa Yayıncılık)

  • Cehennem Çiçeği (Alfa Yayıncılık - Bir Kamu Davası 2)

  • Kan ve Gül (Alfa Yayıncılık)

  • Kıyamet Park (Alfa Yayıncılık - Bir Kamu Davası 3)

0001886783001-1
0001886786001-1
0001886787001-1
0001886785001-1
0001886784001-1
0001939943001-1

4 Beğeni

Harika bir yazar. Geç tanıştım ama çok sevdim. Dilerim daha sık kitap çıkartır.

3 Beğeni

Bu çok ilginç oldu. Sosyal bilim çıkışlı insanların eserleri her zaman daha nitelikli oluyor. @isos81 'un zaten yorumları sonrası radarımdaydı ama bunu görünce daha da bir merak uyandı bende. Alper Kamu’ya bir an önce başlarım umarım.

Oğuz Atay, Dostoyevski vs.: Am I a joke to you?

2 Beğeni

Hahaha, evet haklısınız aslında. Oğuz Atay okumadım bilemeyeceğim ama Dostoyevski için eller yukarı. Aslında anlatmak istediğim sanırım daha çok bilimkurgu-fantezi yazınında karşılaştığım bir şey. Şuanda onu farkettim. Yani nitelikli yine doğru bir ifade değil o konuda kafamı taşa sürtebilirsiniz ama benim için daha ilgi uyandırıcı diyip sıyrılmaya çalışayım. :roll_eyes:

Allah allah, bilim kurgu’yu sosyalciler bilim adamları ve mühendislerden daha iyi mi yazıyorlarmış? :slight_smile:

Asimov, Heinlein, Clarke, Alastair Reynolds, Andy Weir, Greg Egan, Larry Niven, Vernor Vinge falan duymasın.

1 Beğeni

Daha iyi yazıp yazmadıklarını söylemek beni aşar o yüzden ‘‘nitelikli’’ olarak yazdığım ''typo :slight_smile: ''yu bende ilgi uyandıran diye değiştirmek istedim. Bir de hangi alt tür adı altında konuşmalıyız veya alt tür altında konuşmalı mıyız ona da cevap verebilir miyiz emin olamadım. Siz ne dersiniz? Örneğin; Asimov, Adrian Tchaikovsky, Andy Weir, Clarke, Heinlein benim okuduğum yazarlar ve onları düşündüğüm zaman, bu sosyal kısımlara dair benim almaya çalıştığım şeyleri eserlerine tam olarak yansıtamadıklarını düşünüyorum. Üstelik Vakıf’da bile hissetmiştim bunu. Bir eksiklik değil de belki de bir farklılık olarak ele almak lazım. Tüm kitaplarını tabii okumadım, belki siz benden daha çok okuduysanız daha net bir şey söylersiniz, özellikle sosyal nitelikli kurgular oluşturdukları kitaplar varsa eğer ben bilmiyorum. Bunun özelinde de sosyal-bilimkurgu yazarları olan insanların bunların haricindeki eserlerinde bile bu sosyal dil ön planda gibi geldi. Türler arasında bile hissettim bunu, bilmiyorum. Steven Erikson, Ursula Le Guin mesela. Tabii kitaplığım çok kısıtlı o yüzden aslında bir kıyas yapabilmem ne kadar mümkün emin de olamıyorum. O yüzden alt tür açısından da yine bir genelleme yapılamasa da bir kıyas yapılabilir mi diye düşündüm.

Şuna dair biraz bakındım. Varmış. Yani aslında Heinlein’ın yazdıklarını neden es geçtim bunu yazarken bilmiyorum ama onun yazdığı eserlerde bahsettiğim hissi yakalayabiliyor muyum düşünmem gerek sanırım.

Ben yazarları üniversite bölümlerine/ilk mesleklerine göre değerlendirmem, örneklerim bunu vurgulamak içindi.

Biri sosyal bilimler okudu diye daha nitelikli sosyoloji yazacak veya insanoğlunu daha iyi tanıyacak diye bir şey yok.

Nitelik yerine ilgi çekicilik dediniz, ona bir eleştirim olmaz, zevk meselesidir. Ben Le Guin’in soft bilim kurgusunu da severim, NASA’da çalışmış fizikçi Alastair Reynolds’un hard sci-fi’ını da, bilgisayar mühendisi Ted Chiang’ın nefis öykülerini de. :slight_smile:

Tabii, dediğinizde bence de haklısınız. Ben yukarıda aslında '‘Aaa sosyal bilim mezunuymuş, daha çok meraklandım şimdi, acaba nasıl yazdı?’'yı vurgulamak istedim. Niye ‘‘nitelikli’’ yazdıysam. :slight_smile: Forumu genelde böyle çok kafamı meşgul etmeden bir şeyler yazıp daha sonra tekrar okuduğumda veya uyarıldığımda ‘‘Yuh! Ne demişim yaa…’’ tepki verecek şekilde kullandığım için sonra böyle kırk satır açıklamak zorunda kalıyorum kendimi. :obey: Sosyal bilim çıkışlı birçok insanın geçmişinde de veya sonraki yaşantısında mesleki olarak bambaşka şeyler oluyor, insanın markasını meslekleri veya departmanları belirliyor olsa işimiz yaş olurdu zaten. Kanayam yaramdır, bende de 3 senelik elektrik ve elektronik geçmişi var. :smiley:

Ian Banks de geldi aklıma mesela. O da aynı şekilde bahsettiğim ilgi çekicilik unsuruna hitap ediyor ve geçmişi bahsettiğim kriterlerde. Belki de ben biased bakmaya başlamışımdır geçmişimdeki travmadan sonra. :slight_smile:

2 Beğeni

Tüh, neredeyse meslektaş olacakmışız, direksiyon kırmışsınız. :slight_smile:

1 Beğeni

Hocamız, daha doğrusu elektrik ve elektroniğin hocası, bizim bölümden arkadaşımız var aynı şekilde. Çok ilginç bir tesadüf olmuştu ilk görünce. Departmanın hocası, üstelik çok nitelikli bir insan, o mesleğini bırakıp psikoloji okumaya başlıyor. Şuanda beraber dönem proposalı sunacağız kendisiyle ve müthiş heyecan verici bir şey. :smiley:

1 Beğeni

Gene yasaklı kelimeyi kullanmışsın. Onun yerine üstelik çok ilgimi çeken bir insan demeliydin. :slight_smile:

1 Beğeni

:joy: Eyvah! “Yuh! Ne saçmalamışım yaa…” moment olmasın da.

1 Beğeni

Daha mı iyi oldu? Konuyu saptırdık ama Alper Canıgüz yakınmazdı bence. :slight_smile:

5 Beğeni

Bence süper oldu ama bir de konunun uzmanlarına sormak lazım. :smiley:

Katılıyorum. Bazı muhabbetler spontane gelişiyor haliyle. Adminler taşır rahatsızlık duyulursa. :slight_smile:

1 Beğeni