Arınma

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/arinma-can-celikel/



Dünya gezegenindeki sıradan mekanik ızdırap günlerinden biriydi. Otomatikleşmiş yaşamlarda benliğini unutmuş bilinçler, içlerinde çözemeyip bastırdıkları manevi huzursuzluklarını kamburlarında görünmez yükler gibi taşıyarak işe gidiyorlardı. Yüzlerinde cansızlık, gözlerinde donukluk vardı. Taş ustalarının ve kravatlı tiranların yıkılmamak üzere kurdukları saraylarında takım elbiseli ejderhalar, banka hesaplarındaki dijital sıfırları saymakla meşguldüler. Aslında hiç orada olmayan, sanal tatmin aracı olarak… (DEVAMI…)

2 Likes

Öyküde belgesel havası vardı, sanki bir olayın kesiti canlandırıyor gibiydi, okuru bir anda bu olayın içine atmak pek olmamış, ayrıca çok fazla arka arkaya söz cambazlığı vardı, yani insanın yozlaşması çok uzun ve arka arkaya gelen cümlelerle öyküye sıkıcılık, daha doğrusu biraz boğukluk katmış, anlatım güzel akıcıydı fakat dediğim gibi okuyucuyu tam manasıyla içine çekmiyor, daha doğrusu bende böyle oldu. eleştiri yapma amacım yazarın kendini geliştirmesinin en iyi yolu kaliteli eleştiridir, bu yüzden direkt eleştiri ile girdim yorumuma, daha iyi öykülerle gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle selametle…

Bu saatte can sıkıntısından çıldırmak üzereyken öykünüzü okumak, plastik dünya cehenneminin sular altında kalışını düşlemek iyi geldi. Deniz kızından böyle bir öykü çıkarabilmenizin etkileyici. :slight_smile:

teşekkürlerrrrrrrrrrrrrrrr

Merhaba, öykünüzü okudum.

Öncelikle elinize sağlık, konuya ilginç bir yaklaşım olmuş. Üstelik üzerinde çalışıldığını hissettiren bir öykü yazmışsınız. Ancak bazı noktalarda eksiklikler olduğunu düşünüyorum.

Hikayenin kurgu yönünü son derece minimal tutmuşsunuz. Bakış açınızın genişliği anlattığınız büyük değişimi uzaktan izlememize neden oluyor. Bu da duygu noktasında öyküyü zayıflatıyor. Daha önceki yorumlarda bir belgesel benzetmesi yapılmış, çok doğru olduğunu düşünüyorum. Anlatıcı eşliğinde birtakım olayların aktarılması şeklinde kurduğunuz için okur ile metin arasındaki belirli dinamikler, normal şartlarda kurulacağı gibi kurulmuyor. Bunun bir sebebi de anlatıcı ve kurduğu cümleler.

Anlatıcının yazar, yani siz olarak öyküde bulunması yerine metne bir katman daha ekleyerek bütün bu metnin bu olayları yaşamış bir karakterin ağzından anlatıldığının okura verilmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Böylelikle metindeki şiirselliğe bir anlam katmış oluyoruz. Sizin yazdığınız haliyle metinde hem tempo problemi yaşanıyor hem de bazı ifadeler iğreti duruyor. Birkaç örnek vereyim:

Bu alıntılardaki ifadeler ve onların yer aldıkları kısımlar genel olarak tempoda aksaklığa neden oluyor. Metinde Hermetik ezoterizm ile kurduğumuz ilişki, bir anda gelen yoğun betimlemeler ile karmaşıklaşıyor. Okur olarak bunu takip etmekte zorlanıyoruz. Bu zorluğu aşmak için bir kurgu katmanı yerleştirmek ve anlatıcıya bir kimlik vererek onun jest ve mimiklerini bize aktarmak iyi olabilirdi. Böylece hem yaşanan arınmayı daha iyi hissederiz, hem de yoğun anlatımın içinde kaybolmamak için sağlam bir korunak elde etmiş oluruz.

Umarım yanlış anlamazsınız. İyi günler dilerim.

güzel eleştiri. teşekkürler. ve katılıyorum öykülerimdeki en büyük eksik bu. kurgu-diyalog-karakter yaratamıyorum. onun yerine beynimde zonklayan hayalleri bir an önce kağıda döküp rahatlayayım diye aceleyle tüm çağrışımları yazıyorum. ondan oluyor böyle… :slight_smile:

1 Like

Cümleleriniz derinlikli ve hoş. Kurgu biraz kafa karıştırıcı olsa da üzerine düştüğünüzde bu kalemden çok daha güzel şeyler çıkar diye düşünüyorum. Daim olsun kaleminiz.

teşekkürler merveriii :smile:

1 Like