Avcı

Öykü Seçkisi’nde okumak için: http://oykuseckisi.com/avci/



Her geçen saniye bir ton daha koyulaşıyor, destansı bir karanlığın ellerinde büyüyordu gece. Kasvet, uzunca zaman iltihaplı kalmış bir yaranın içini dolduran irin gibi dolduruyordu zamanın içini. Dolunay, güneşli bir gündeki güneş gibi asılıyordu gökyüzünde olabildiğince. Gecenin zifiri ile mücadele etmesi zordu ama. Tabiri caizse boğuluyordu; tıpkı ayaklarında ağırlıklar, bağlı elleri ile engin denizlerin ortasına… (DEVAMI…)

3 Beğeni

Selamlar.
Öncelikle şunu söylemem gerek, öykünün giriş cümlesinden çok etkilendim; bir öykü bu kadar mı şiirsel başlar, gece bu kadar mı içi dolu tarif edilir? Bunun için tebrik ederim öncelikle.
Sonra öykünün bizden olması da sevindirdi beni, ilk paragraftan sonra bayağı bayağı epik fantastik tadında bir şeyler okuyacağımı düşünmüştüm. :slight_smile:
Anlatım tarzıyla, uzunluğuyla, betimlemeleri ve geçişleriyle gerçekten beğenerek okuduğum bir öykü oldu, ellerinize sağlık…

4 Beğeni

Merhaba,

Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Okuduğunuz ve yorumunuzla da katkıda bulunduğunuz için sağ olun. Mutlu ettiniz.

Gelecek seçkilerde de görüşürüz umuyorum ki! :slight_smile:

1 Beğeni

Ben cümlelerinizi, üslubunuzu çok beğeniyorum, isminizi görünce özellikle seçkiye girip öykünüzü okuma ihtiyacı hissettim. Tamamen bir korku öyküsü olmamasına rağmen bu türde çok başarılı olduğunuzu ve kaleminizin korkuya epey bir yatkın olduğunu söylemeliyim. Sizi tebrik ediyor ve öykülerinizi merakla bekliyorum.
Ve şimdi yorumumu yazar yazmaz menhus kaderimi bekleyerek uykuya dalmaya çalışacağım. :slight_smile:
Sevgiler…

3 Beğeni

Ne hoşsunuz gerçekten, sağ olun. İleride sizden bir eleştiri alırsam, bunu kaldıramayacağım sanırım. :slight_smile: Öykülerinizi okuyan biri olarak benden daha yetkin olduğunuzu düşünüyorum aslında. Bu sebeple de yorumlarınız daha bir anlamlı oluyor. Özellikle “Şapka” teması ile yayınlanan “Kara Nemrut’un Hikayesi” öykünüz enfesti mesela. Az önce bir kez daha okudum. Keşke bu ay da bir şeyler okuyabilseydik sizden…

Gelelim öyküye. Doğrusunu söylemek gerekirse öyküyü “Kocaayak” teması için hazırlamıyordum ve eğilimim de korkunçlu :smile: olması yönünde değildi. Ancak daha evvelden başladığım bu öykünün temaya oldukça uyarlanabilir bir halde olduğunu fark edince, kurgudaki birkaç değişiklik ve ufak korku unsurları ile hikaye okumuş olduğunuz haline evrilebildi. Daha önce esaslı bir korku hikayesi yazmadım, yazmaya da çalışmadım. Yeteneğim olmayabilir o konuda. Yeterli altyapım olmayabilir. Yine de belki yorumunuza yaslayarak sırtımı ileride küçük bir hadsizlik yapabilirim.

Gölgenize ve size ayrı ayrı selamlar, sevgiler. :smiling_imp:

Merhabalar Cem.

İlk iki paragrafı buraya tamamen kopyalamayayım; her kelimesiyle çok güzel bir giriş.

‘‘Ağzı kapalı bir kavonoza bir kurbağa ve bir sinek koyarsanız, sineğin uzun süre hayatta kalmasını bekleyemezsiniz. İşte şu anda o sinek bendim.’’

Tabii tercih meselesi ama söylemeden geçmemek adına: İşte şu anda o sinek bendim demek yerine bunu okuyucunun anlamasını sağlama taraftarıyım ben. Ki zaten anlamasını sağlamışsın, kendine daha fazla güvenebilirsin :slight_smile: ( Ve ufak bir düzeltme kavonoz değil kavanoz sanırım.)

"Cengiz gıdıklanmaktan nefret ederdi ama ses vermedi. Annesinin içi cız etti bir anda. Bir yerden koptu bir şey. Yandı, kavruldu ruhu. Öyle tarifsiz bir duygu oturdu ki göğsüne, öyle bir korku doldu ki tüm benliğine “Oğlum,” dedi neredeyse duyulmayacak bir ses tonunda.’’

Buradaki anlatımın gücü harika.

‘‘Bu hikaye de cansız bedenimin bulunuş hikayesidir. Cenazemde konuşulanlardan anladığım kadarı ile hikaye aşağı yukarı böyle bir şey daha doğrusu.’’

Yukarıda söylediğim gibi anlatımı harika olsa da eğer anlatıcı tekil bunu görmemişse bu şekilde anlatılması birazcık zorlama gibi ve bu da tercih meselesi olabilir.

Bir de burası;

‘‘Elimden geldiğince deneyeyim ama onun gibi anlatmam imkansız.’’

Keşke anlatılan hikaye birebir değil de diyaloglar şeklinde, hatta araya bazen çocuklar da girebilir, Siktir lan, atma be, fazla sallamış gibi küçük cümleler bile olabilir, çocukların korkusunu da sonlara doğru biraz daha hissettirebilirdin.

Güzel bir öykü okuyacağımdan emindim ve güzeldi de. Genel eleştiri olarak kendine yaptığın eleştiriyi tekrar edebilirim sanırım: Evet, belki biraz dağınıktı.
Öykü üç ortamda geçiyor ve üçü de ayrı bir öykü olabilir kendi içinde; ki öyle olsa her biri de güzel öyküler. Ama bu üçü tek bir metinde buluşunca okuyucu olarak dağıldım ben. İlk hikayenin o gerilimi, ikincisinin duygusallığı ve üçüncüsünün biraz muzip, eğlenceli yanı bütünlük açısından sorun benim açımdan. Ama bu söylediklerimin hepsi şahsi, hepsi farklı yorumlanabilir tabii. Fikir çatışması adına söylüyorum.

Ben yazsam bu öyküyü kolaya kaçar ve babanın gözünden yazardım, ama sen bunu yapmamış zoru seçmişsin ve bunu takdir ettim.

Bu güzel öykü için teşekkür ediyorum. Daha sık katılmanı umuyorum :slight_smile:

2 Beğeni

Osman selamlar, merhaba.

Hem güzel yorumun hem de yapıcı eleştirilerin için teşekkür ederim. Hiç kendine haksızlık etme öyle kolaya kaçardım falan diyerek. Zaten sanırım bazen kolay olan daha güzeldir çünkü bazen kolay olanı göremez insan. Bu öykü için konuşacaksak; babanın gözünden anlatmak da kolaycılık değil bence ama, benim yaptığım da zor olanı seçmek sayılmaz sanırım. Her ne kadar bunu bir övgü olarak dile getirsen de hak etmediğimi düşündüğüm için böyle söylüyorum. Epeydir seçkiye katılamamanın verdiği açlıkla ne olursa olsun bu seçkiye katılmalıyım diye düşündüm. Seçkiden bağımsız ele aldığım bir öyküyü evirip çevirip temaya uydurdum. Belki temaya uygunluğu açısından sıkıntılı bir metin olmadı ama karmaşadan kurtaramadım. Kurgusunu oturtmak ve açık, saçma bir nokta bırakmamak çok zamanımı aldı. Başka bir şey düşünüp, bambaşka bir şeye dönüştürmeye çalışınca öyküyü, tabii epey mesai gerekti. Baştan bir hikaye ele alsam daha kolay olurdu galiba.

Sonuç olarak, daha önce yaptığım bir yorumda şöyle bir şey söylemiştim,
“Yazan beğenmez zaten yazdıklarını gerçi ama ben yazdığım öykülere asgari bir beğeni besleyemezsem, sizinle paylaşmamayı tercih ediyorum.”
İşte bu öyküye asgari bir beğeni beslediğimi söyleyemem ama dediğim gibi arayı daha da açmamak adına “olduğu kadar” dedim ve gönderdim. Buna rağmen yorumlardan aldığım pozitif enerji beni memnun etti. Öyküyü beğenmene sevindim. Teşekkür ederim.

Öyküye gelecek olursak, evet biraz dağınık olmuş gibi duruyor. Katılıyorum. Üç farklı dokuyu birleştirmeye çalıştım. Biraz da, hem yazdıklarımız ile hem eleştiriler ile sınırlarımızı görüp, onları genişletmeye çalışmıyor muyuz zaten burada? O yüzden kendi adıma faydalı bir tecrübe oldu bu öykü.

Haklısın, karakterin sineğin kendisi olduğunu belirtmesinin gereği yokmuş gerçekten. Sen söyleyince fark edebildim.

Hikayenin biraz daha uzaması halinde okuyucuyu bunaltacağına dair bir fikre kapılıp, son bölümü katılımcı bir metine dönüştürmedim açıkçası. Öyle yapsam okuyan ne hissederdi bilmiyorum ama motivasyonum buydu biraz.

Tekrar teşekkür ederim. Görüşmek üzere, saygılar ve sevgiler…

1 Beğeni

Merhabalar!
Kimi öyküler insanı ilk paragrafında soğutur kendinden, devamını okuyasınız gelmez, zar zor ilerler ve bitirirsiniz. Kimi öyküler de daha ilk paragrafından alır götürür, bambaşka diyarlarda gezdirir ve kendinize geldiğinizde öykünün son satırını okumuş olursunuz, tıpkı sizin öykünüz gibi. Gerçekten çok güzel bir öyküydü, ellerinize sağlık. Her ay seçkide gözetlediğimiz isimlerdensiniz, umarım ki bir sonraki aylarda da hep olursunuz.

Ellerinize, hayal gücünüze sağlık tekrardan. İyi akşamlar diliyorum. :buyucu:

2 Beğeni

Merhaba, :slight_smile:

Övgülerinizin hedefi olmaktan mutluyum ve umuyorum devamını da sağlayabilirim. Sağ olun gerçekten, teşekkür ederim.

Kendi yazdığım bir öykü için bunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama bana sorulsaydı öyküyü yazdıktan sonra seni en memnun eden kısım neresiydi diye, cevabım giriş bölümü ve

ile başlayan paragraf olurdu.

Tekrar teşekkürler. Gelecek seçkilerde görüşmek üzere…

1 Beğeni

Giriş kısmından itibaren kendisini içine çeken bir hikayeydi. Benzetmeler ve betimlemelere bayıldım. Şu kısım ise beni benden aldı: Sevenlerim sağ olsun, çabucak gömdüler beni. Ve ilk toprağı üzerime, bu dünyada beni en çok seven kişi attı. Ne muhteşem bir tespit bu. Hüzünlendirdi açıkçası beni.
Olay başlarda biraz dağınık gelse de sonraları toparlandı ve bir efsaneye, masala dönüştü adeta. Temaya da oldukça yakışan bir öykü olmuş ellerinize sağlık. Yeni öykülerde görüşmek üzere. :slight_smile:

1 Beğeni

İlk başta karanlık ve kahramanın karanlıkla olan ilişkisini hem güzel bularak hem de hışımla (ben genelde beceremem çünkü bu tarz betimlemeleri) okurken bu söz sanatının hakkını verdiğinizi düşünüyordum.
Ancak öykünün finaliyle bu girizgahın sadece bir tür betimleme sanatı olmadığını ayrıca öykünün belkemiği olduğunu görünce girizgah bir kat daha değer kazandı benim için.
Kurgu biraz karışık olsa da bence takip edilebilirdi ben her ne kadar edebiyatçı değilse de Guy Ritchi filmlerine benzettim ben kurguyu.
Bir de sevdiğim bir özelliği var yazma şeklinizin; salaş ve satirik bir tarzınız var.
Tekrar görüşmek dileğiyle

1 Beğeni

Çok teşekkür ederim sağ olun. :slight_smile:

İyi vakit geçirmenize, öyküyü beğenmenize sevindm.

Önümüzdeki seçkilerde görüşmek üzere.

Merhaba,

Teşekkür ederim, yorumunuz ile ayrı, benzetmeniz ile ayrı mutlu ettiniz. Öyküyü okuduğunuz zaman diliminde sizi sıkmamayı başarabildiysem ne ala!

Görüşmek üzere. :slight_smile:

Öyküdeki geçişler çok hoşuma gitti. Giriş kısmı arkadaşların da dediği gibi insanı hemen içine çekiyor. Üslubunuz başarılı ve dikkat çekici. Değişik bir açıdan da olsa korku unsurunu güzel işlemişsiniz. Yeni seçkilerde görüşmek üzere.

3 Beğeni

Merhaba,

Teşekkür ederim, sağ olun.

Geçişler konusunda bazı soru işaretleri vardı kafamda. O nokta için yaptığınız pozitif eleştiri mutlu etti beni.

Gelecek seçkilerde görüşmek üzere. :slight_smile:

2 Beğeni

Bir metinde dikkat ettiğim ilk etken üsluptur. Sizin ise üslubunuz muhteşemdi. Betimlemeler başımı döndürdü, atmosferin canlılığı da nitekim öyle. Tarzlarımızın az çok benzeştiğini düşünüyorum, bir sonraki seçkilerde de takipçiniz olacağım. Şimdilik görüşmek üzere.

1 Beğeni

Merhaba,

Zaman ayırdığınız için öyküye ve elbette yorumunuz için de çok teşekkür ederim. Umarım sonraki öyküler ile de gözünüzde takibe değer biri olarak kalabilirim.

Görüşmek üzere.

Merhaba Cem. Güzel ve keyifli bir öyküydü. Öykünün girişi betimlemeler fevkalade :slight_smile:

Annesinin çocuğu bulduğu anda yaşadıklarını çok güzel anlatmışsın. O kısmı da ayrıca beğendim. Koca ayakların geçmişi ve insanlarla kurduğun bağ çok akıllıca bir detaydı.

Ellerine sağlık :slight_smile:

1 Beğeni

Umut selamlar,

Teşekkür ederim hem okuduğun hem de yorumladığın için. Eyvallah!:slight_smile:

Gelecek zamanlarda görüşmek üzere! :slight_smile: