Ayna karşısında geçirdiğim uzun saatler bitmek bilmiyor. Bir aynaya uzun süre baktığımda, çevremdeki yansımalar yavaş yavaş yok oluyor; sadece ben hapsoluyorum aynanın içine. Kendimi tanımak istiyorum, aynada yansıyan kişiyi tanımak istiyorum. Gözlerimin içine uzun süre baktığımda, bulunduğum tarafı karıştırıyorum: Gerçek olan kişi aynanın içindeki mi, yoksa dışarıda duran kişi mi? Korkuyorum: Aynanın içinden bana bakan yansımanın, farklı bir şey söylemesinden korkuyorum. Duygularım, zaman algım, bulunduğum mekan birbirine karışıyor. Aynalar ile duvarların tek farkı: Aynalarla duygularım, duvarlarla mantığımın konuşmasıydı. Kurduğum mantıklı cümleler duvardan sekip daha acımasız bir şekilde çarpıyordu yüzüme, duygularım ise aynanın içindeki yüzle karışıyor, beni daha derine çekiyordu. Her gün şunu öğreniyorum: Cansız nesnelere kendinden bir parça verdiğinde, yavaş yavaş bitiyorsun.
çok ilgimi çekti tam olarak anlatmak istediğiniz şey kendine yabancılaşma mı
Bunu yıllar önce bir başka hesabımda yazmıştım o dönemler karanlık bir dönemden geçiyordum
Özel değilse kaç yaşındaydınız ve nasıl sonuçlandı
Kendim hakkında detaylı bilgi vermeyi sevmem o dönemler tüm benliğim yazdıklarımın arasındaydı. Aradan yıllar geçti şuan her şey yolunda, o kadsr yolundaki artık yeni şeyler yazamıyorum ve böyle eski yazdıklarımı paylaşıyorum
anladım duyguları paylaşmak güzeldir benim ilgimi çekiyor bu tür şeyler bu yüzden merak ettim metni anlamaya çalışıyorum yazılar düz mantıkla değil biraz yazarın iç dünyasını bilmekle en doğru şekilde okunur sanırım
Sizin yaşınız kaçtı ya çok gençsiniz ya da çok yaşlı
neden böyle düşündünüz acaba ben 22 yaşındayım yolun sonu sayılır ama