Beğendiğiniz Fotoğraflar/ Resimler

Çin’in güneyinde yer alan, karstik tepeleriyle ünlü Guilin kenti:

1 Beğeni

“Teatro Grande” (Brescia, İtalya)

1 Beğeni

“Christ the Redeemer” (Kurtarıcı İsa) Heykeli (Corcovado Dağı, Rio de Janeiro, Brezilya)

Albert Bierstadt - “the falls of st. anthony”

Albert Bierstadt - “california spring”

Albert Bierstadt - “emigrants crossing the plains”

Albert Bierstadt - “indian sunset: deer by a lake”

Albert Bierstadt - “the last of the buffalo”

3 Beğeni

https://priroda.club/uploads/posts/2021-12/1638615365_85-priroda-club-p-yezhik-v-lesu-priroda-krasivo-foto-97.jpg

3 Beğeni

Lotus Temple, Delhi, Hindistan

1 Beğeni

5 Beğeni

Bu bakış yeter…insanlık utanmalı kendinden…

1 Beğeni

İnsanı görür görmez etkileyen, birden düşüncelere daldıran bir foto… İlginçtir, bu foto hakkında fazla bilgi yok. 2015 yılında Türkiye’de çekildiğini söyleyenler var ama emin olmak zor.

Böyle hüzünlü bakan bir de tilki fotoğrafı vardır, ki depresyonda imiş gibi görünüyor o da:

2 Beğeni

New York City

2 Beğeni

İnsan merak ediyor…bu şehri bize verselerdi bu parkı hayal edip yapabilirmiydik…

Elbette ki yapabilirdik. Hem de çok daha iyisini yapardık. Biz çok büyük, asil bir milletiz, 600 sene 3 kıtaya hükmetmiş, şerefli bir ecdadın torunuyuz. İtalyan çocuklar korkusundan “Anne Türkler geliyor” derlermiş, hiç duymadın mı? Napolyon, “Türkler öldürülebilirler ama mağlup edilemezler” demiştir. Lütfen şu aşağılık kompleksini bırakalım artık…

İronidir. (Şimdi “ironidir” diye mecburen belirtince, hiçbir esprisi kalmadı bu arada!!)

dalgado, biraz takılayım dedim, ama sululuk yapmışım gibi oldu galiba. Neyse, sorduğun soruya dair samimi fikrim şudur: Hayır, hayal de edemezdik, yapamazdık da… Bu kadar basit. Ciddi söylüyorum, bizden böyle bir eser çıkmazdı yani.

Eğer “yapardık be, niye yapamayalım ki?” diye düşünen birisi varsa, bir adım öne çıksın ve gerekçelerini saysın. Biz de aydınlanmış olalım.

Manhattan (1931 yılında)

2 Beğeni

Reine, Norveç

1 Beğeni

Marilyn Monroe, Humphrey Bogart ve Lauren Bacall (1953)

https://thedailies.grimfandango.org/others/lauren-bacall/lb006.jpg

Louis Armstrong ve eşi Lucille (1961 yılında, Mısır Piramitleri önünde)

Sophia Loren (1955)

Paul Newman (1963) (38 yaşında)

4 Beğeni

İyi günler, her şey sanatla ilgili…sanata olan ilgi ve özen arttıkça cemiyet hayatı da etkileniyor…

1 Beğeni

3 Beğeni

İşte bu resimler beni mahvediyor…yaşım 62 bu filmleri açık hava sinemasında seyrettim…Üsküdar baglarbasi çiftlik sineması ve neşe sinemalarında…o zamanlar istanbul cennet gibiydi…

2 Beğeni

Hayatımda baştan sona seyrettiğim ilk film, İyi Kötü Çirkin’dir. Çok etkilenmiştim. Öyle ki Clint Eastwood’un dünyanın tartışmasız en büyük aktörü olduğu düşüncesini, uzun süre üzerimden atamadım. Bugün sinema denince, hâlâ benim aklıma ilk olarak İyi Kötü Çirkin gelir.

Açık hava sinemalarına, yazlık sinema deniyordu değil mi? Kapalı olanlarına da “kışlık” deniyordu.

Üsküdar’daki Çiftlik Sineması ve Neşe Sineması’ndan söz etmişsiniz. Üsküdar’daki eski sinemalarla ilgili şöyle bilgiler buldum:

Üsküdar sinemaları: Hale, Bizim, Sunar

"Hale yıkıldı, yerine büyük bir sinema yapıldı ve adı Lale oldu, yıllar sonra o da yıkıldı ve tarih oldu. “Bizim Sinema"nın adı Işık oldu. Sonraları, arkasındaki küçük alana, yazlığı da yapıldı. Sonra ikisi birden yok oldu. İçlerinde en uzun dayanan, Sunar Sineması oldu. Seks filmleri furyasında bile seks filmi oynatmadan epeyce varlığını sürdürdü. Balkonuyla, localarıyla güzel bir sinemaydı. O da işyeri, pasaj olarak ortadan kayboldu gitti. Bir de Bağlarbaşı Çiftlik durağında Çiftlik Sineması vardı. Onun da arkasında yazlığı vardı.”

“Işık sineması önce yandı, daha sonra da alışveriş merkezi yapıldı. Şu anda Çetinkaya AVM var. Sunar Sineması, Üsküdar’ın en iyi sineması idi. Şu anda Kızılay merkezi var. Önce Ergin, daha sonra Zafer sineması maalesef malum furyaya uydu ve sadece o tür filmler oynattıktan sonra kapandı. Yazlık sinema olarak, Ergin Sineması’nın arkasında Toptaşı Cezaevi’nin altında bulunan GÜL sineması vardı. Bir de Bağlarbaşı’nda tam Beykoz yoluna dönüşte (Yılmaz KÖKSAL’ın galerisinin yanında) NEŞE SİNEMASI vardı. Şu anda Basri YAVUZ abimizin işlettiği aynı isimli Düğün salonu olarak hizmet vermekte.”

“Üsküdar Fıstıkağacı’nda Oya Sineması vardı. Günümüzde Oya düğün salonu olarak faaliyetini sürdürüyor.”

“Üsküdar’dan iki sinema daha: İmrahor’daki Arzu Sineması: İyi filmler oynatan güzel bir semt sinemasıydı. Önce yerine kahvehane ve bilardo salonu yapıldı. Sonra da şok mağazası… Uncular Caddesi’nde Üsküdar sineması: Seks filmlerinin moda olduğu yıllarda genelde bu filmleri oynatırdı. Günümüzde yerinde işhanı var.”

2 Beğeni