Ben Ahırda Doğdum

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/ben-ahirda-dogdum/



Ben ahırda doğdum. Annemi hayal meyal hatırlıyorum. Tamamıyla siyah bir vücuda ve ela gözlere sahipti. Pek yanımda durmadı, kendi kendime yetebilmeyi öğrendiğim anda kendisi şatodan ayrıldı. O zamanlar epey yalnız hissettiğimi söylemeliyim. Neyse ki evin küçük beyi beni sık sık ziyarete gelirdi. Her geldiğinde kafasını yemliklerin içine sokar, yularlarla kendine vurur, bedenini ahırın at dışkılarıyla… (DEVAMI…)

8 Beğeni

Giriş kısmının kafa karıştırıcılığının son paragrafta açıklanışı güzeldi. Okurken keyif aldım, teşekkürler.

1 Beğeni

Bazı eserler var, bir noktadan sonra “ulan, acaba?” dedirtiyor. Eserin kötü yazılmasından ötürü değil, okurda oluşan şüpheden, kendisinde oluşan “evet ya! biliyordum!” deme isteğinden ve bunun vereceği hazdan ötürü. Öykünde bunu yaşamadım. Sırrı söylense dahi aklımın ermeyeceği bir illüzyon gösterisi kadar çabuk ve etkiliydi.

Biliyorsun, öykünü ilk olarak ben okudum. Art arda iki kez okumuştum, yine aynısını yaptım. Merak ettiğim, bu denli kısa bir öyküde böylesine detayı ve güzel cümleyi nasıl sığdırdın?

Sonu övmeye çapım yetmiyor, ellerine sağlık :krs:

3 Beğeni

Uygar, bu ne güzel öyküydü! Tadı damağımda kaldı diyeceğim ama öyle güzel anlatmışsın ki ne kadar uzun olursa olsun doyamayacaktım. Güzel ellerine sağlık, yine harikalar yaratmışsın. :cupid:

2 Beğeni

Merhabalar, izninizle iade-i ziyarete geldim.

Öykünüzü dün okudum ama yorumu bugüne kaldı. Biraz koşuşturmalı günler yaşıyorum son zamanlarda.

Affola!

Öyküyü okudum ve tam olarak şöyle düşündüm:
İşte bu benim hiçbir zaman beceremediğim bir şey. Yazıklar olsun bana! :smiley:

Son ana kadar hiçbir şey anlamadım. Başta ufak bir şüphe duydum, cümlelerin üzerinden tekrar geçtim ancak uyanamadım. Rüya devam etti.

Müthiş işlemişsiniz konuyu. Charles’in dünyasının içerisinde gezinirken bulabildim kendimi, o buhranı hissedebildim.

Hep söylerim; kısa öykü yazmak, yazabilmektir asıl olan, uzun uzadıya yazmak daha kolaydır çünkü.

Kısacık bir metinde hatalar kolayca okuyucuyu bunaltabilir ancak uzun satırlar içerisinde hatalar kolaylıkla tolere edilebilir.

Neden böyle Yılmaz Özdil gibi yazdım yorumu bilmiyorum ama, :smiley:

Harika bir öykü okuduğum için mutluyum ve teşekkür ederim size.

Görüşmek üzere! :slight_smile:

4 Beğeni

Okuduğunuz ve yorum yaptığınız için asıl ben teşekkür ederim, mutlu oldum. :slightly_smiling_face:
Sevgiler…:tulip:

1 Beğeni

Ben seni yerim! İtiraf etmek gerekirse her öyküm yayınlandığında “Acaba Zeynep okumuş mudur” diye merak ediyorum, o yüzden yorumun apayrı önemli benim için. Çok çok çok teşekkür ederim. :tulip::yellow_heart::yellow_heart::yellow_heart::yellow_heart:

İyi ki varsın…

1 Beğeni

Cevap yazmama gerek olmadığı konusunda beni uyardın ama ağır bir duygusallıkla cevap atmak istiyorum. :roll_eyes::grinning: Okuduğun, yorumlarını söyleyip öykümü daha içselleştirmemi sağladığın için sonsuz teşekkür ediyorum sana.

Ve aynı şekilde benim de çapım seni övmeye yetmiyor ne yazık ki… :yellow_heart::tulip::bowing_woman:

2 Beğeni

Merhaba!

Hem kendi öykünüze yazdığım yoruma olan cevabınızı hem de buraya yazdığınız yorumu defalarca okudum ve defalarca yeniden mutlu oldum. Hani bir defa “sizden kötü bir eleştiri alırsam kaldıramayacağım galiba” demiştiniz. İşte ben de tam olarak size karşı öyle hissediyorum. Her öyküde daha fazla sizin yorumunuzu arıyor ve kötü olmasından çok çok çok korkuyorum. Becerme becerememe meselesine gelince, keşke ben de sizin cümleleriniz gibi yazsaydım da öykümün sonunda psikopat bir kedi çıkmasaydı. :roll_eyes::grinning::grinning:

Asıl ben size çok çok teşekkür ediyorum, sevgiler! :yellow_heart::tulip::yellow_heart:

2 Beğeni

merhaba,
enteresan bir öyküydü. anlatıcının farklılığı güzeldi. öykünün adı farklı olsa daha mı iyi olurdu diye düşündüm. içeriği daha güzel veren bir başka başlık mesela.
kaleminize sağık.

2 Beğeni

Pek fazla irdelemeyeceğim.

Bahsetmek istediklerim ilk üç paragrafta mevcut. Metine biraz müdahale edeceğim, kızmayınız.

Bu cümle, “Simsiyah bir vücudu ve ela gözleri vardı.” diye de yazılabilirdi. Peki buradan ne çıkıyor? Okuduğunuz tercüme eserlerin etkisi. (“Ne alakası var!?” diye kızmayın bana.) İngilizcedeki have/had kullanımını tercümanlarımız genelde “sahibim, sahiptim” diye çeviriyor. Bu sadece basit bir örnek. Üslubunuzda yer yer tercüme havası var. İsmin Charles olması da, bilemiyor, belki manasız, esperanto bir isim kullanılabilirdi. Ya da bazı Türkçe isimlerin, kelimelerin anagramı. Bunlar öyküyü okurken bana çelme takan şeylerdi.

Bahsettiğim tercüme dilinden bir örnek daha

Üstekki cümle, herhangi bir Stephen King kitabında bulabileceğiniz türden. Bu tarz cümlelerle okuyucu duraklatıp kafada gizem yaratmayı çok seviyor kendisi.

Bunlar dışında, seçkilerdeki öyküleri okuyamıyorum. Yelteniyorum ama sıkılıyorum. Çünkü, cidden, iyi öykü bulmak çok zor. Öykülerin girişi bizi tutmalı, diye düşünüyorum. Vurucu bir giriş şart.

Aynen bunun gibi. Sarsıldım ve öyküye sarıldım. Okuyarak ve yazarak gelişmeye devam. :v:

Rica ediyorum ne kızması, oturup detaylı bir yorum yapmışsınız. Öncelikle çok teşekkür ediyorum bunun için. Ama dediklerinize kesinlikle katılmıyorum. Isminin Charles olması “manasız” değil çünkü bu ayın teması (okuduğunuzu umuyorum) yazarın hayat öyküsündeki boşlukları kapatmak, öyle olunca neden yazarın ismini kullanmayayım ki? Sanıyorum bu isimden kaynaklı dile karşı önyargı ile yaklaşmışsınız. Ben sizin gördüğünüz “çeviri dil” sorununa bu açıdan bakıyorum. Eser tamamen bize yabancı bir kültür ve dilde, bunu göz önünde bulundurun lütfen. Ha bir de hiç Stephan King okumadım.
Diğer öykülerimi okursanız bu iddiaların boşa çıkacağını da göreceksiniz, öykü seçkisindeki öyküleri okuma tenezzülünde bulunmayan birinin bana yorum yapması beni ayrıca mutlu etti, şad oldum efendim.

Velhasıl kelam okumaya ve yazmaya sizin öğüdünüzle devam edeceğime emin olabilirsiniz. Sevgiler…

1 Beğeni

Merhaba,
Benim öykülerime hep enteresan ya da garip diyorsunuz. Bunu iyi anlamda mı yoksa kötü anlamda mı anlasam bilemiyor şüpheye düşüyorum. Ama aynı zamanda dediğinize katıldığımı da itiraf etmek istiyorum, başlık bulma konusunda epey kötüyüm. Beğendiğiniz için mutlu oldum, yorumunuz için çok teşekkürler.

Sevgiler…

Kesinlikle katılıyorum. Hatta bu önyargım, seçkinin konusunu unutturacak kadar ilerlemiş bende…

Bu forumda tercüme okuyanları eleştirmek imkansız çünkü popüler fantastik eserlerin hepsi yabancı eserler. Ama iş yazmaya gelince okuduğumuz tercüme eserlerin çok etkisinde kaldığımızı düşünüyorum. Ben de öykü yazıyorum ve bunu kendimde de görüyorum. O yüzden özgün hissedemiyorum kendimi.

Forumdaki öykülerle bakarsak (ki hepsine göz atıyorum) özgün tasvirler, diyaloglar ve karakterler çok az. Özgün konu çok az. Ben üslubunuzda biraz tercüme sezdim. Bu bana yapay geldi. Belki de bahsettiğiniz gibi konun yabancı kültürden olmasıyla ilgilidir bu.

(Müsaadenizle kendimi övme kısmına geçiyorum)

Çok daha uzun incelemeler, cümle cümle didiklemeler yapabilirim. Benim işim bu çünkü. Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim ben. Öykülerime aylarca düzenlemeler yapıyorum. Kelimelere takmış durumdayım.

Diğer öykülerinize nereden ulaşacağım, hiçbir fikrim yok. Biraz el atsanız?

Sadece Öykü Seckisi’nde yayımlananlar üstteki linkte. :slight_smile:

1 Beğeni

:slight_smile: hep öyle mi diyorum gerçekten? kötü bir öyküye kırıcı olmadan beğenmediğimi ifade ediyorum aslında. burada enteresan derken “farklılığı dikkat çekici” manasında kullandım. yani iyi bir şey :slight_smile:

1 Beğeni

Bir pazar sabahı uykumdan cebren ve hile ile uyandırıp bana okuduğun hikayeyi bir de burada öveyim istedim. Neticede bu hesabı açmamın yegane sebebi bu. Ellerine sağlık, gerçekten başarılı olmuş. Senin mizacında olan samimiyet ve tatlılık hikayelerinde de kendisini illaki gösteriyor ve ben bunu çok seviyorum. Kedinin o tatlı tatlı sırnaşmalarının, pasif agresif hallerinin çok gerçekçi durmasının nedeni de bu sanırım.

Not: Milkshakeden sıkıldıysan bunu bana söylemen yeterli, seni Can Dostlar Ciğer Salonu’na götürebilirim? Ayrıca bir insanın üstüne sıçrayarak kalp krizi geçirmesini sağlamak da düpedüz planlı adam öldürmeye girer bilesin. Hoş mu?

2 Beğeni

Iyi ki yorum yazıyorsun, görünce çok mutlu oluyorum. :slight_smile: :yellow_heart: Ve tabii iyi ki varsın!

(Çabuk gel de götür ya, boşta kuzu görsem kemirmeye başlayacağım! :wolf: )

Merhabalar,

Bir gece vakti uğradım öykünüze ve epey şaşırmış bir şekilde sona varmak için hızlı bir okuma yaptım. İlk kısımda verdiğiniz renk detayı “Hey! Tetikte kal okudukların örtülü detaylar!” diye bağırmaktaydı. Keza sonda evvet dedim :smiley: Fakat kurgudaki olay örgüsünü çizme şekliniz sayesinde beklentiyi canlı tutmayı başarmışsınız. Sanki renk, başının çaresine bakma hızı, kurdele, süt ve ekmek baştan belliymiş gibi geldi. Bilemiyorum elbette fakat bunların etrafına dokunmuş bir öykü izlenimine kapıldım okurken. Kafama takılan bir kısım var ama neden giriste kendine yularla vurduğunu algılayamadım tam olarak nereye cekeceğimi bilemedim daha doğrusu.
Şimdilik bu kadar sanıyorum.
Kaleminize sağlık :slight_smile:

1 Beğeni

Yorum yaptığınız için gerçekten çok mutlu oldum, çok teşekkürler. :yellow_heart::slightly_smiling_face: Aslında yular olayında örtülü bir durum yok, sadece histerik krizler geçiriyor ve bu da yaptığı saçma hareketlerden biri. :roll_eyes:

Zaman ayırıp okuduğunuz ve yorum yapığınız için sonsuz teşekkürler, sevgiler… :yellow_heart:

1 Beğeni