Ben

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/ben-deniz-erkaradag/



İçimdeki gölge benimle beraber yürüyor. İnsanlara anlatarak kurtulabileceğim bir şey değil bu. Kendimle kalmalıyım. Hayır, dışarı çıkmalıyım. Karar veremiyorum. Görebildiğinin ötesi nedir? Karanlık çöktüğünde sustuklarım susuyor. Ayakkabılarımı giyip dışarı çıkıyorum. Kapıyı kilitleyip içeri giriyorum. Son bir kez bak iyi kilitlemiş misin? Masanın başından kalkıyorum. Bugün Çarşamba, çiçeklere su vermem gerek. Siyah yapraklar açtığında o gelecek.… (DEVAMI…)

Böyle hikayelere yorum yaparken çekiniyorum. Beğendim mi evet. Okudum, aktı gitti. Ama ne anlattı bana hikaye, ne aklımda kaldı diye soruyorum kendime. Kendi içindeki savaşı anlatan biri mi? Tüm dertlerini gölgesiyle bize anlatmaya çalışan biri mi? Net bir cevap bulamıyorum. Böyle mi olması gerekiyor ki?

Emin olun bu benim acizliğim. Belki de okuduğum tarzda bir hikaye olmadığından anlayamıyorum. Elinize sağlık. Öbür hikayenizi de okuyacağım kısa zamanda onda şansımı deneyeyim bakalım :slight_smile:

Merhaba Deniz,

Öykünüzdeki dili ve içsel çatışmayı beğendim ancak Nuri Bey’in de dediği gibi hikayede hikaye eksik. Güzel bir hikayenin başlangıcı, karakterin kendi içindeki bir mücadele gibi duruyor daha çok. Devamını istiyor insan ister istemez. Eğer devamına bir hikaye eklenirse bence kahramanın karakterini yansıtan bir giriş olarak güzel olabilir.

Bu arada, biyografinizdeki “daha çok okuyabilmek için kendine iyi bakıyor” tanımınıza bayıldım. Gerçek bir okurun yaşama dair aklındaki yegane cümle bu olsa gerek. Keyifli :slight_smile:

Kaleminize sağlık.