Bir Zelanda Hikâyesi

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/bir-zelanda-hikayesi/



Şairler söylenmemiş sözleri söyleyenlerdir, benim şiirimi yazacak olan ise Zelanda’dır. 1. KIZIL OKYANUSTA DOĞUM “Ne tuhaf bir gezegen! Her yer kuru, her yer sivri, her yer sert ve acımasız.”~Küçük Prens Yaşam büyüleyicidir, derdi annem. Doğduğum günün hikâyesini bana devamlı anlatır, her şeyin başlangıç noktasını adeta unutmadığımdan emin olmak isterdi. Kızılın her bir tonunu göklere saldığı… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Böylesine depresif bir hikaye ile Küçük Prens alıntılarının uyumlu olacağını hiç düşünmezdim ancak her bölüme çok güzel uymuşlar. Ayrıca anladığım kadarıyla piramit temasının kullanımında mağara alegorisini, piramit alegorisine çevirmiş gibisin oldukça yaratıcı.
Bazı benzetmeler ve tespitler harika. Mesela: “Eşek gibi olmama rağmen adam olamamıştım sanırım.” veya “Çıplak ayaklarının sonbaharda buz gibi betona değip, diğer adımı atarken zemine yapıştığını ve ufak bir kuvvetle çekmek zorunda kaldıklarında çıkardıkları sesleri duyuyordum. Fazla sesli değillerdi, sessiz ise hiç değil. Heyecanlandıklarını ölülere hissettirecek kadar sesli; annelerini ise pazar uykusundan kaldırmayacak kadar sessiz. Çocukların her zaman bu mükemmel dengeyi tutturduklarını duyardım.”
Hikayenin sonunda ise başlangıca dönüş, umuda masumiyete dönüş gibi. Ana karakter ne kadar umudu terk etmiş olsa da yazar terk edememiş gibi. :slight_smile:
Ayrıca sonun hıh ile yapılması mükemmel bir son olmuş.
Bir eksiklik olarak söyleyebileceğim tek şey bazı kelimelerin fazla tekrarlanması olmuş. Elinize sağlık, oldukça başarılı buldum.

1 Beğeni

Teşekkür ediyorum yorumunuzdan ötürü. Dediğiniz gibi piramit temasını buradaki arkadaşlar gibi kullanacak güzel konu bulamayınca, aklıma mağara alegorisi olarak kullanmak geldi, deneyince de hoşuma gitti ve tuttum bu şekilde. Küçük Prens alıntıları benimde çok hoşuma gitti, favori kitaplarımdan zaten. Hikayenin modunu aydınlatır diye düşündüm. Eleştiriniz içinde teşekkür ediyorum…

@avlkayaa merhaba,

Tüm öyküleri okumak için fazla zaman ayıramıyorum ancak sizin öykünüzün şairlerle ilgili başlangıcı dikkatimi çektiği için okumaya başladım. İyi ki okumuşum hissiyle bitirdim.

Küçük Prens benim de favorimdir. Bölümleri bu şekilde ayrıştırmanız çok hoşuma gitti.

Öykü içinde beni de çok etkileyen cümleler vardı, şöyle ki;

&

&

&

Daha fazla alıntı yapmayacağım, öykünüz bende hem umut hem de hüzüne dair duygular bıraktı. Piramit teması için ziyadesiyle yaratıcı buldum.

Teknik olarak yorum yapmayacağım, içeriği oldukça etkilediği için detaylara bakamadım bile.

Yüreğinize sağlık,

Sevgiler

Sena

1 Beğeni

@Senaa Hanım merhabalar,

İlk olarak yorumunuz için çok teşekkür ederim, beni oldukça mutlu etti.

Tüm bölümleri ve hikayeleri bitirdikten sonra Küçük Prensi bir kez daha okudum ve her bölümün teması ile ilişkili olabilecek alıntılar görünce kendimi kullanmak zorunda kaldım, iki hikaye de içinde hem umut hem de hüzün barındırınca uyumlu olduklarını hissettim ve iyi ki yapmışım diyorum.

Beğendiğiniz yerleri özellikle belirttiğiniz için teşekkür ederim, ilerisi için yol gösterici oluyorlar.

Aslında hikayeye başlarken gerçek anlamda bir umutla sonlandırmak istemiştim. Hayao Miyazaki’nin dediği gibi, “Çocuklara, ‘Yaşıyor olmak ne güzel,’ dedirtecek filmler yapmak istiyorum.” ilkesi ile hareket eden bir hikaye yazmak istemiştim ama hayat hem umutla hem de hüzünle dolu. Size de bir nebze umut verebildiysem ne âlâ.

Yorumunuzdan ötürü tekrardan teşekkür ediyorum, sağlıcakla kalın.

1 Beğeni