Confess

Kırık dökük hayaller ve yapıştırılmaya çalışılmış umutlar…
Onlar da parçalanmaya yüz tutmuş zaten.
Ne zaman kaybettik biz karşılıksız merhametlerimizi?
Ve ne vakit medet umar olduk çürütülmüş suretlerden?
Gerçek dışılığın, riyakarlıklar krallığında ikamet etmekteyiz artık!
Daha düne kadar çiçek bahçelerimizde dolaşmıyor muyduk oysa ki biz…
Sevgi dolu ve hürce.
Papatyaları çekerdik içlerimize. Ve onların umut dolu cennet bahçelerini. Kaybedilmiş masumiyetlerimiz dört bir yanımızda…
Sarmalamışlar, yaşlanmaya yüz tutmuş bedenlerimizi.
Zincirlerimiz çok daha ağır artık bizim.
Kilitleri komplike, anahtarları ise yozlaşmışların kirli ceplerinde.
Düşlerimiz bile çürümüş, umursamadığımız ve korkusuzluğu öğrendiğimiz kabuslarımıza inat.
Günahlarımızı çıkartmaya cüret gösterebilirler mi?
Cahilliklerine bile bakmadan! Neden olmasın?
Ve infazlarımız bir adım ötemizde…
Küstah cellatlar hak sahiplerimiz olur, tereddüt ettiğimiz ölümlerimizde.
Ne zaman tekmeleyeceklerini merak ederiz iskemlelerimizi…

2 Beğeni