Cotard City ve İşaretler

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/cotard-city-ve-isaretler/



Cuyogoha Bataklıkları’na akşam çöküyordu. Güneşten arta kalan ışık sütunları devriliyor, karaağaçların yosunlu gövdelerine çarpıp paramparça oluyordu. Bataklıkların arasından soğuk bir nehir akıyordu. Üzeri, terk edilmiş fabrikaların yıllar önce boşalttığı zehir ile kararmıştı. Nehrin her iki yanında da harabeler görmek mümkündü. Belki eski bir kamp alanı, belki küçük bir avcı yerleşkesi, belki fabrikalar, belki de hurda… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Selam Tuğrul,

Seni tekrar burada görmek güzel.
Olay örgüsünü daha öne koymak isterken zaten çok beğendiğim stilini de korumayı başarmışsın. Alegorik evrenin de çok güzel kurulu. Zombiyi birkaç farklı katmanda işleyerek temanın da hakkını vermişsin.

Bir roman olarak da okunabilir bu öykü.

Sadece, garson kızın hikayeye eklemlenmesinin arttırdığı derinlik ve eklediği hayata dair zenginlik öğesini mi öveyim, yoksa perspektif değişiminin bir es verdirdiğini mi eleştireyim onu düşünüyorum.

Ellerine sağlık.
Tekrar görüşmek dileğiyle…

Selamlar,
Tespitin çok doğru. Son zamanlarda daha sade ve daha düzenli yazmaya çalışıyorum ama yine de ne kadar başarılı olduğum meçhul. En azından eskiden yazdıklarıma kıyasla şimdiki yazılarımın daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Gerçi bu hikayeyi tekrar okuyunca keşke düzenleyebilseydim dediğim abuk subuk şeylerle karşılaşmadım değil.
Bu arada, bunu bir itiraf olarak söylemeliyim ki, hikayenin birinci kısmı daha önce yazmaya koyulup yarıda bıraktığım bir hikayeydi aslında. Hikayenin geri kalanını da bunun üzerine inşa ettim. Yani garson kızın hikayeye eklemlenmesi tespitin de son derece doğru. Bu arada ikinci kısmı yazmak daha keyifli hissettirmişti ilk kısma kıyasla. Aslında bu hikayeyi bir romana dönüştürmeyi düşünmüştüm. Çünkü karakterler, muhtemel olay örgüsü ve olayların geçeceği mekanlar net bir şekilde zihnimde mevcut ama henüz bu tarz bir şeye cesaret edemiyorum. Daha kat edilmesi gereken uzun yollar var. Yazmayı keyifli yapan da bu aslında. Bu yolda uzaktan uzağa da olsa yanımda olduğun için ve hep cesaretlendirici yorumların için çok minnettarım.

1 Beğeni

Ne demek…
Seni okumak keyif.

Ve bir not olarak; önceki yazdıkların da son derece güzeldi. Sadece, sen bu yöne evrilmek istediğin için yorumumu bunun üzerinde kurdum. Yoksa özellikle değişime ihtiyacın var değildi…

:wave:

Yazı stili bana tanıdık geldi. Andrezj Sapkoski’nin The Witcher’i ve Stephen King’in Kara Kulesi aklıma geldi. Betimleme tarzın ve kullanma yöntemin güzel.
Anlatımın karanlık ve kirli. İyi tarafından. Yani zifiri karanlık bir tünelde çok iyi ilerliyorsun ama bazen gün ışığına çıkmak istiyor insan. Belki hep bu minvalde ilerlemen, ışığa çıkmaman benim açımdan menfi görülebilir.