Dactylos


(Murat Barış Sarı) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/dactylos/



Avukat Mehmet Yeşil o sabah aracını adliyenin otoparkına park edip, cübbesini ve çantasını birer eline aldığında, aklındaki konu, biraz sonra gireceği izale-i şüyu davası değil başka bir şeydi. Bununla birlikte bunu açık edecek de değildi, bu onun küçük gizli sırrıydı. “Oooo, Mehmet Bey, günaydın. Düşünceli görünüyorsun?..” “Vay vay vay, Rıfat’cığım, yok ya bir şey, sabah… (DEVAMI…)


(Duygu) #2

Merhaba

Öykünün atmosferini çok beğendim. Mehmet’ in ruh halini okumak güzeldi. Karakteri sevdim, gerçekçi olmuş. Mahkeme sahnelerinin arasına serpiştirilen, karakterin yazdığı hikâye akıcılığı artırmış. Ayrıca o kısım biraz daha detaylı ve titiz yazıldığından daha ön plana çıkmış bence. Sanırım maksat da buydu. Avukatın sırrını bu şekilde işlemek başarılı bir seçim olmuş. Diğer seçkilerde görüşmek üzere.


(Murat Barış Sarı) #3

Okuyup bir de yorum yaptiginiz icin cok tesekkur ederim. Avukatin sirrinin fark edilmesini gercekten istemistim. Fark etmeniz beni cok sevindirdi. Onun disinda daktilo deyince aklima mahkeme ve edebiyat geldigi icin bu oykuyu yazdim. Gelecek seckilerde gorusmek dilegiyle.


(Tuğrul Sultanzade) #4

En son üç seçki önce, Menekşe diye bir hikayenizi okumuştum. İnsanı gerçeklikten kopartıp alan bir öyküydü. Hikayenin sonundaki o burukluk, belirsizlik ve de olayların bizim gerçekliğimizden bağımsız süreceği hissi muazzamdı. Bu kadar uzun bir zaman sonra sizden bir öykü okumak iyi geldi. Hayattaki ufak detayların yoğunluğunu ve karmaşasını ortaya çıkaran bir metin. Hikaye içinde ayrı bir hikaye vardı. Onu da okumak isterdim gerçi. Ellerinize sağlık. Umarım bir sonraki seçkide de görüşebiliriz.


(Murat Barış Sarı) #5

Yorum için teşekkürler ve beğeniniz için ayrıca teşekkürler.

Menekşe’de olabildiğince dingin, hüzünlü ve naif yazmaya çalışmıştım. Aslında kendi çapında mutlu sonla da bitirmek istemiştim. Tabi sonunda bir mutluluk olup olmayacağı biraz da kıza bağlıydı.

Bu öyküde temel amacım öncelikle günümüzde geçen bir öykü yazmaktı. Sonra karakterin “büyüme” konusundaki ikilemini yansıtmak istedim.

Son olarak da hikaye içindeki hikayeyi bir deneme olarak sunmaktı. Daktilo ve silahım dactylos birbirine bağlı geldi zira.

O hikaye on dört bölümlük (on üç bölümü yazıldı) bir romandan üç kupleden ibaret. Bu yıl sonuna kadar bitirip editleyip yayınevlerine göndermeyi planlıyorum. Bu öykü içindekiler biraz aksiyon sahnelerinden seçildi o açıdan aman aman kalitede değiller. Bahsettiğim gibi dactylos/daktilo benzerliğinden.

Umarım önümüzdeki seçkilerde de görüşebiliriz. Gerçi şu ana kadar kaf dağı hakkında aklıma hiçbir şey gelmiş değil…


#6

@MuratBarisSari
Çözüm;elbirliğiyle mülkiyet kapsamında alınan kararda diyorsun :slight_smile:

Şaka bir yana, çok güzel bir öyküydü. Tebrik etmek dışıdna söylecek bir şey bulamıyorum.
Belki bir gün hikaye içindeki hikayeyi okuma imkanımız olur.

Elinize ve düşgücünüze sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(Murat Barış Sarı) #7

:slight_smile:
Bu aralar bizim de başımızda var da buna benzer birşey oradan etkilendim sanırım.
Beğenmenize çok sevindim, teşekkür ederim.

Umarım diğer hikayeyi de okuyabilirsiniz. Bu temenni için de ayrıca teşekkür ederim.

Daha sonraki seçkilerde de görüşmek dileğiyle…