Denizimin Kızı


(Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/denizimin-kizi/



Düştüğümden beri aylar geçmişti ve daha da zaman geçecek gibiydi. Belli ki bana söylemiyorlardı. Belki de ömrümün sonuna kadar bu yatağa mahkûm kalacak, duvarlardaki çatlakları nehirlere, perdelerdeki desenleri olmadıkları varlıklara benzetip duracaktım. Durmak kolaydı ama hareket etmek imkansızdı. Hareket edebilsem ilk önce bu duvarların rengini değiştirirdim. Yürümek, temiz havada istediğim gibi dolaşmak değildi önceliğim illa… (DEVAMI…)


(Müge) #2

Merhaba,

Elinize sağlık, ne güzel bir öykü olmuş. Konuyu işleyişinizi, kız kardeşlerle olan kısmı, bir bayanın ağzından sevgi dünyasını anlatımınızı çok beğendim.

Takıldığım bir kaç yer oldu ve öykünüzü baştan okudum. Belki ben bağlantı kuramadım, o yüzden sormak istiyorum.

Özet

Düştüğümden beri aylar geçmişti ve daha da zaman geçecek gibiydi.

Metinde, bu cümleye başvuran bir yer bulamadım. Yani öykünüzü bitirdikten sonra aklımda, nereden düştü, ne zaman düştü diye sorular kaldı. Elbette her şeyi okuyucuya açık vermeye gerek yok, ama öykünün tümünü etkileyen bir durum söz konusu olduğu için, kafamda bu düşme kısmı havada kaldı.

Arkamı dönüp yataktaki yaşlı, gözleri kapalı ve gülücükler saçan bedenime son kez baktım.

Bu cümledeki yaşlı kelimesini eğer yılca yaşlı anlamında kullandıysanız neden diye sormak isterim. Çünkü 41 yaşında olduğunu söylediğiniz karakteriniz yaşlı sayılmaz. Eğer göz yaşından bahsediyorsanız virgül bu anlamı yok etmiş. Bu cümleyi tekrar gözden geçirmenizi tavsiye derim.

Sal beşik olsa, bebeğini anında uyuturdu.

Bu cümle, metnin bütününde gözüme batan bir yapıya sahip. Cümleyi çıkarttığınızda anlam değişmiyor ve hatta bence daha sakinleşiyor. Ben sevemedim :slight_smile:

Aynısı buradaki cümle için de geçerli.

Adam bu ceviz kabuğunun içinde diz çökmüş,

Sal için yaptığınız ceviz kabuğu benzetmesi galiba olmamış. Ama tabi takdir sizin :slight_smile:

Son olarak bir sorum olacak:

Karakteriniz, öyküde yatağının baş ucundaki kardeşlerini tanıyabiliyor ancak saldaki adamı - yanlış anlamadıysam eşini - tanımıyor, sadece tanıdık geldiğini söylüyor. Bunun özel bir nedeni var mı? Eğer yoksa, saldaki adamı da yakınlaştığında tanısa daha birbirine uyumlu durmaz mıydı? Acaba diyorum :slight_smile:

Tekrar emeğinize sağlık :slight_smile:
Müge


(Mert Arıkan) #3

Müge Hanım Merhaba,

Yorumlarımı aşağıda bulabilirsiniz.

*Düştüğümden beri aylar geçmişti ve daha da zaman geçecek gibiydi.

Aslında nerede ve nasıl düştüğünü ben de bilmiyorum :slight_smile: Sadece düşmüş ve yatakta içinden bize hikayeyi anlatıyor.

*Arkamı dönüp yataktaki yaşlı, gözleri kapalı ve gülücükler saçan bedenime son kez baktım.

Karakter 41 yaşında değil, 41 yıl evli kalmış.

*Karakteriniz, öyküde yatağının baş ucundaki kardeşlerini tanıyabiliyor ancak saldaki adamı - yanlış anlamadıysam eşini - tanımıyor, sadece tanıdık geldiğini söylüyor. Bunun özel bir nedeni var mı? Eğer yoksa, saldaki adamı da yakınlaştığında tanısa daha birbirine uyumlu durmaz mıydı? Acaba diyorum

Şöyle ki, oda su ile dolmaya başladığında binanın dışındaki dünya da su ile dolmaya başlıyor. Karakter deniz kızı şekline büründüğünde ve camdan dışarı baktığında, sular çoktan bulutlara kadar varmış oluyor. Takdir edersiniz ki, o sırada denizin metrelerce altında ve o derinlikten suyun dışındaki karakter sadece tanıdık geliyor. Kim olduğunu anlayınca da hızla yüzeye doğru yüzüyor.

Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Umarım okumaktan zevk almışsınızdır.

Sevgiler.


(Müge) #4

Okurken gayet keyif aldım. 41 yaşı okurken kafam neredeymiş acaba :)) Demek öykü karakterinize yaşlılığı yakıştıramamışım :blush:

Elinize sağlık tekrar


(Mert Arıkan) #5

Çok sevindim. :slight_smile: Gelecek seçkilerde görüşmek üzere. Teşekkürler.