Dinle Evlat

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/dinle-evlat-arif-ozgur/



Her insanın göremeyeceği güzel bir bahçede yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı yanan ateşin önünde oturuyorlardı. Gökyüzü aydınlanmak üzereydi. “Sıkıldığını biliyorum.” dedi yaşlı adam ateşin ışığı vuran gencin pürüzsüz yüzüne bakarak. “Sen zaten neyi bilmezsin ki?” dedi genç. Çıplak, tüysüz bedenini ateşe biraz daha yaklaştırdı. Güneşin ilk ışıklarının belirdiği gökyüzünün altında üşümüyordu, sadece vücuduna… (DEVAMI…)

Yazacaklarımdan önce şunu belirtmeliyim. Hata bulucu bir dedektör gibi değil, naçizane, düşündüklerini aktaran biri olarak davranmaya çalıştım. Öncelikle, virgülleri daha sık kullanmanız gerektiğini düşünüyorum. İlk cümleyi ele alalım.

“Her insanın göremeyeceği, güzel bir bahçede, yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı, yanan ateşin önünde oturuyorlardı.”

Uzun cümlelerde bu ayrımları yapmak anlam kaymalarının da önüne geçer. Elbette hepimiz, birçok yerde virgül unutabiliyoruz. Ne kadar doğru yerlere iliştirirsek anlatım o kadar iyi hale geliyor. Metninizde, bu bağlamda ciddi miktarda virgül eksikliği olduğunu söylemeliyim.

“Sıkıldığını biliyorum.” dedi yaşlı adam ateşin ışığı vuran gencin pürüzsüz yüzüne bakarak.

Yaşlı adam ifadesinden sonraki cümledeki bölüm “ateşin ışığının vurduğu” şeklinde ifade edilmeli. Bu şekilde anlatım bozukluğu var. Nesneleri değiştirelim, daha anlaşılır olacaktır. “Adamın kolu çarpan kadın…”

“Hiç anlatacağı masalı bitmiyor.” diye düşündü delikanlı.

Burada da devriklikten ötürü bozulan bir anlam var. Sanırım, gencin sıkılgan bir tavırla “Amma da masal biliyormuş.” şeklinde bir cümle sarf ettiğini söylemek istemişsiniz. Orijinal diyaloğa sadık kalarak doğru olanın bu olduğunu düşünüyorum. <<Bildiği masalların haddi hesabı yok.>> Ya da neyi kastetti iseniz cümlenizi yeniden düzenleyebilirsiniz.

İhtiyarın anlattığı her şey hoşuna gidiyordu.

Bunun gibi, karakterin zihnine sirayet ettiğimiz cümleler anlatımın kestirme yolu olsa da, karakterin hissettiklerini metne yedirip o şekilde ifade ederseniz,bize zengin bir içerik sunmuş olursunuz.

Güneş doğudan yavaşça kendisini gösterirken ihtiyar anlatmaya koyuldu.

Eğer hikaye ayrı bir gezegende geçmiyor ise, bizim dünyamızda güneşin doğudan yükseldiği bilindiğine göre kullandığınız “doğudan” kelimesi gereksiz bir ilave olur. Cümleden uzaklaştırılması, hatta kazma ve kürek ile kovalanması lazım. :slight_smile:

Metnin geri kalanında da fazlalık kelimeler, ifade noksanlıkları, anlatım bozuklukları ve anlam kaymaları var. Özne, tümleç ve yükleme ayrı ayrı dikkat ederek, titizlikle, cümleleri yeniden kurgulamanız metninizi iyi bir noktaya taşıyabilir.

Karakterlerinizin, diyalog ve davranışları için gerekli motivasyon kaynaklarına, hikayenin içinde yer yer değinmeniz iyi olur.

Mümkün olduğu kadar çok kitap okumalı ve edebi kalitesi yüksek eserlerle haşır neşir olmalısınız diye düşünüyorum. Gelecek seçkilerde görüşmek üzere.

1 Beğeni

Seçkiye yetiştirmeye çabalarken çoğu cümlem bozuk olmuş ama bunun bahanesi olamaz. Daha iyi yazmalıydım. Eleştirinizi dikkate alıyorum ve bu bana daha iyi öyküler yazdıracak. Eleştiriniz ve ayırdığınız vakit için teşekkürler!

1 Beğeni

Merhaba,
Öyküde bakış açısını beğendiğimi söylemeliyim.
Üstteki yorumu okudum. İnce ince düşünülerek yazılmış bir yorum. ( @aremas ) Metin yeniden yazıldığında cümleler daha ahenkli olacaktır. Gösterime biraz daha dikkat ederek yeniden yazmak, yorumlardan kaşınmak da işe yarayabilir. Mesela başlık neden “Dinle Evlat” Metinde başlık odak noktası diye düşünülürse…
Yeniden kaleminize ve emeğinize sağlık…
Selamlar, sevgiler…
Turgay

Merhabalar. Yukarıda genel olarak detaylı güzel bir analiz yapılmış o sebeple detaylandırmanın anlamı yok. Ama anlatım bozuklukları, cümlelerdeki yanlışlıklar okumayı gerçekten güç hale getiriyor. Konunuz çok güzel. Derinlemesine düşünerek ve özenerek yazılsa çok iyi bir metin çıkabilirdi. Ben üzülerek beğenmediğimi belirtmek istiyorum. Önümüzdeki seçkilerde görüşmek üzere.