Dünya: Bir Muazzamlıklar Gezegeni


(Merve Aydın) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/dunya-bir-muazzamliklar-gezegeni/



“İspanyol İç Savaşı, tarihin en kanlı ve en karanlık savaşlarından biridir. Tüm Dünya insanlarını birbirine kırdıran “savaş” adlı tuhaf faaliyet, bu kez de İspanyol’u İspanyol’a kırdırmış, İspanya’nın her yerinde 1 milyondan fazla insan öldürmüştür. Bugün, bu savaşın toplu mezarı Dünya gezegeninin Madrid adlı şehrinde bulunmaktadır. Bizce de tuhaf. Ama dünyada böyle şeyler oluyormuş işte. İnsanın… (DEVAMI…)


(Pelin ) #2

Merhaba,

Yanılmıyorsam tarihçisiniz ve bu bilgi birikiminizi öyküye, okuru sıkmadan çok güzel yansıtmışsınız.

Paragrafların bir kısmı bana çok uzun geldi. Böyle paragrafları okurken dikkati koruyabilmek zorlaşıyor.

"Ramon Sultan"ların yarıya yakını bence yazıdan atılabilirdi.

Bombalar atılırken Ramon Sultan onları gördü ve gözleri kanadı. Nefesi kesildi çocuğun. Ramon Sultan kendinden geçti.

Mesela burada. Son cümledeki Ramon Sultan gereksiz, çünkü hala ondan bahsedildiğini biliyoruz. Bazı başka yerlerde de özne olarak zamir kullanılabilirdi.

Açık anlatımlı, yaratıcı ve güzel bir öyküydü. Elinize sağlık.


(Merve Aydın) #3

Yorumunuz için teşekkür ederim. Doğru, biraz fazla Ramon Sultan demişim. Sanırım bu kısımlar değiştirilebilir. Yeniden teşekkür ederim.


(gayekskn) #4

Parmaklarım tuşlarda kalakaldım birkaç dakika. Öncelikle bir öykü değil, tarihi bir bilgi okuyor algısıyla gidiyordu, ta ki muazzam cümlelere çarpıp, bir öykünün içinde olduğumu hissettiğim dönemeçlere kadar. Başka bir gezegende, fantastiğin içinde, tamamen gerçek olduğu hissini nasıl verdin? İspanya merak çemberimin içine girdi. Bilgilerimi derinleştirmek için inanılmaz bir istek duydum. Çok teşekkür ederim canım Merve, bilgilerin ile ahenklendirdiğin kalemin hep değsin bize. iyi ki varsın!


(Merve Aydın) #5

En çok şunu başarabildiğime sevindim. :grinning: Yorumun için çok teşekkür ederim Gaye. Hadi fantastik yazayım, diye başlamıyorum öyküye başlarken ve en önemlisi böyle olayların olduğuna, olabileceğine inanıyorum. Sanırım bu da okura geçiyor. Beğenmene çok sevindim. :revolving_hearts::revolving_hearts:


(Osman) #6

Ararmis gezegeni bana ‘‘The Giver’’ filmini anımsattı. Film barışın tesis edildiği, sınıf ayrımının olmadığı bir ütopyada geçiyordu ama bunun karşılığında dünyanın savaşlarla geçen yılları insanlardan gizleniyordu. Filmin baş karakteri de gerçek dünyanın tarihini arıyordu.
İnsanoğlu merak sahibi, 6000 yıl sonra bile :slight_smile: Ramon Sultan da merakının bedelini işitme duyusunu kaybederek ödedi.
Hikaye sürükleyici ve lezzetliydi. Tek cins hayvanın yaşadığı bir gezegen üzücü fakat flamingolu polis detayı da güzeldi :slight_smile:
Hikayeyi okurken '‘dünya kütüphaneleri’'nin kullanma kılavuzunun her vatandaşça bilinmesi gerektiğini düşündüm. Sonuçta bu kütüphanin her evde birer kopyası varsa ve reşit olmadan kütüphaneye girmenin cezası bu kadar ağırsa 18 yaşından küçük her Ararmislinin bundan haberi olması gerekmez miydi ?


(Merve Aydın) #7

İşte olay tam da bu noktada sarpasarıyor ya zaten :slight_smile: Ararmis güya ütopya diye kurulmuş ama ütopya değil ve kullanım kılavuzu da insanlara ancak 18 yaşında okutuluyor, gösteriliyor. Annesi biliyor am Ramon Sultan’ı haberi bile yok klavuzdan. Ararmis bir ayağı çukurda bir ütopyamsı anlayacağınız. İnsan eli değdiği, insanın egosu değdiği için bir noktada sıkıntılı. Ararmis’te de olsa “İnsan” kötü şeyleri duyduğu vakit hemen unutup muazzam bir sağır sultan olabiliyor. Her şeyin farkında, her şeyi biliyor, görüyor ama ona direk dokunmadığı için ilgilenmiyor ve bingo! Alın size sağır sultanlık makamı. :grinning: Öyküyü genel hatlarıyla beğenmenize sevindim. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Filmi izlemedim ama not ettim. En yakın zamanda izleyeceğim. :grinning:


#8

Merhabalar,

Keyifle okudum. Kendi içindeki gerçekçiliği yüksek, akıcı bir öykü olmuş.

Ramon Sultan ismi bana da fazla kullanılmış geldi. Ana karakter bir kısımda “Genç çocuk” diye nitelendirilmişti. Bunu hatalı buldum. On altı yaşında bir genç veya çocuk denilmesi bence daha uygun olurdu.

Kalemine ve düş gücüne sağlık. :slight_smile:


(Merve Aydın) #9

Yorum için teşekkür ederim. Evet sonradan okuduğumda bana da Ramon Sultan çok kullanılmış geldi. Burada değiştirme şansım yok ama öykünün bu kısımlarını kendi dosyamda daha çok zamir kullanarak değiştireceğim. Görüşmek üzere. :grinning:


(Kasvet Ulu) #10

İlginç ve masal gibi bir öyküydü Merve. Kalemine sağlık. Samimi ve akıcı bir dilin var.

Çok mu hızlı yazıyorsun, yazdıktan sonra dönüp bakmıyor musun ya da bilerek mi yapıyorsun bilmiyorum. Bence biraz daha uğraşılabilir birçok şey üzerinde. Mesela devrik cümleler beni çok yordu. Öykü de altı paragrafta bitmiş aslen. Belki biraz daha bölünüp uzatılabilirdi. Tabii bunlar benim düşüncelerim. :sweat_smile:

Öykünü Borges’in Alef’ine benzettim. Benim çok sevdiğim bir öyküdür. Hatta en sevdiğim kitabın da ilhamı olmuş bir öyküdür. Kalemine sağlık. Görüşmek üzere. :+1::pray:


(Merve Aydın) #11

Merhaba sevgili @ulu.kasvet öncelikle öykümün Borges’in Alef’ine benzetilmesi, hatta benim adımın yanında Borges’in geçmesi dahi şu an oturduğum koltukta dik durmama bi kendime gelmeme sebep oldu. Teşekkür ederim. :grinning:
Hızlı yazma konusunda çok haklısın. Bu Mayıs- Haziran ayı benim için öylesine dolu ve işleri tek tek planladığım bir zaman dilimi oldu ve oluyor. Bu yüzden öyküyü 1,5 saatte yazdım ve yolladım. Rıhtım’ı en çok bu yüzden seviyorum. Burada değerli eleştirilerinizi belirtiyor, değerli zamanınızı öyküleri okumaya ayırıyorsunuz. Değiştirmeleri kendi dosyam içinde elbette yapacağım. Hız için özür dilerim :frowning: Diğer eleştiriler için de yeniden teşekkür ederim.


(Müge) #12

Merhaba Merve

Karşı yorum atağı yapmak üzere buradayım :slight_smile: Eğlenceli bir öykü olmuş, eline sağlık. Bol bol gülümsedim, hatta Madde 11’deki "işte"yi okurken, konuşma dilinin mimiklerle yazıya dökülmüş hali geldi gözümün önüne. İşte ben de böyle şeyleri seviyorum :slight_smile:

Filamingo polisleri çok beğendim. İlginçtir ki şu anda yazmaya çalıştığım metnin küçük bir kısmını filamingolara ayırdım. İlginç hayvanlar :slight_smile:
Tarihçi olman oluşturduğun metinlerde büyük bir avantaj sağlıyor. Sonuna kadar da bu avantajı kullanmaya devam et bence. Bilekleriyle duyması, filamingolar, maddelerdeki tuhaflıklar öyküyü bana sonuna kadar okuttu. Kalemine sağlık.

Küçük bir kaç nokta/soru paylaşmak istiyorum.

Öykünün ikinci paragrafında bir yerde “siz” ve “biz”

Ne siz sorun ne biz söyleyelim. Dileriz siz o kütüphaneye hiç girmezsiniz.

Aşağıda "ben"e dönüştü. Küçük bir ayrıntı ama tekrar bakmak istersin belki.

Onaylar mısınız onaylamaz mısınız bilemem. Hoş, onların umrunda olacağını da sanmıyoruz

Bu atasözünü çok beğendim ve metninde buna bir bağlantı aradım. Hatta okuduğumda acaba polisle ilgili bir olay mı olacak dedim kendime.

Sakın sen filamingolara uyma

Burayı da açıklamayıp sadece böyle tuhaflıklar bu gezegende oluyor diyerek okuyucuya bırakmışsın.

18 yaşından küçük hiç kimsenin bu kütüphaneye giriş izni olmaması ve 18 yaşından küçüklerin gittiği her okulda dünya kütüphanesi olması.

Galiba ben bu iki durumu da biraz daha okumak istedim :slight_smile: Enteresan çünkü :slight_smile:
Bir itirazım girilmesi bu kadar yasak olan, polislerce hemen yakalanabilme ihtimali bulunan bu kütüphanenin kolunun tık diye kolayca açılması. Yani erişimi ya bu kadar kolay olmamalı ya da kolaysa belki sistem bozulmuştur bu bir yerde söylenmeliydi - tabii eğer ramon sultanın özellikle oraya girmesi planlanmamışsa- Eğer planlıysa buna dair bir yer göremedim ya da gözümden kaçtı.

Ramon Sultan karakterine annesi oğlum diyene kadar ben onu kız sandım. Sonra acaba neden böyle sandım diye düşündüm. Sonra karakteri seninle özdeşleştirdiğimi farkettim. Tarihe meraklı, hayatın güzel yanlarına bakıp keyif almayı seven, acı ve kan karşısında bunu bileklerinde hissedip hatta bunun karşısında düşüp bayılan - gibi gibi. Yanılıyor olabilirim.

Yine çok yazdım :slight_smile:

Tekrar emeğine sağlık, görüşmek üzere.


(Merve Aydın) #13

Müge bu yorumu o kadar sevdim ki üç kere okudum :smiley: Tüm eleştirilerin için çok teşekkür ediyorum. Kütüphaneye kolaylıkla girmesi onun 11. kişi olmasıyla ilgili. Sonuç olarak onu hiçbir polis tutuklamıyor. Ramon Sultan hariç herkes biliyor onun izlendiğini, herkes aynı anda onun yaptıklarını izliyor belki de. Şimdi daha iyi anladım ama çok haklısın. Bu ayrıntıyı koymalıydım. Eleştiriler öyküleri nasıl mükemmel yapabiliriz, onu sağlıyor. Bu öyküye gelen her eleştiri sayesinde öykünün kendi dosyasında değiştireceği çok şey oldu. Sen, siz dengesi de evet bozulmuş. Onu da düzeltmem lazım.

Karakteri özdeşleştirmeni ise anlıyorum :slight_smile: Bu herkesin yaptığı bir şey. Lakin ben kendimi hiç yazmam gibi bir şey. Bilerek yapılmış bir şey değil hep böyleydim. Kendimi yazmayı denediğim de oldu. Lakin o zaman ortaya niyeyse çok acı şeyler çıkıyor ve ben o derece gerçekliği sevmiyorum. (Aslında o kadar da acı bir hayat yaşamadım ama demek ki kendim hakkında melodram seviyorum. :smiley: Belki bir gün ben de fantastik hikayelerimin arasına girebilirim kim bilir? Yazı ne güzel şey sayesinde ruhumuzu tanıyoruz. Öykü Seçkisi sayesinde de birbirimizi.

Değerli yorumların için çok teşekkür ederim yeniden. Kaleminin mürekkebi katlanarak artsın, dünyaya dokunsun Müge.

Görüşmek üzere.


(Müge) #14

Kendini bilerek yazmasan da bence mutlaka yazının içine kendinden/kendimizden bir parça giriyor. Bazen gizli - bizden bile habersiz - bazen de aleni. Bu da zaten yazdıklarımızı bize ait kılıyor, özgünleştiriyor. Yazı yazardan kopabilir mi bilmiyorum. Derin konular bunlar :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #15

Merhaba,
Öykünün ana fikri son derece anlaşılır ve hiç güncelliğini kaybetmeyecek bir konuydu. Yeni gezegenin de aslında son derece otoriter olduğu da güzelce verilmişti. Anladığım kadarıyla insan yer neresi olursa olsun insan tarzı bir açıklaması var bunun.

Yorumlarda sağır sultanlık müessesini güzel anlatmışsınız. Bu gözle bakınca öykü daha anlamlı oluyor. Üç maymun düşüncesi o zaman daha iyi anlaşılıyor.

Kuralları yazarın direkt yazdığı da insanı gülümsetecek şekilde anlaşılıyor.
Elinize sağlık…


(Merve Aydın) #16

Nazik yorumunuz için çok teşekkür ederim. :grinning: Beğenmenize sevindim.


(Su) #17

Merhaba Merve. :slight_smile:
İlk kez bir öykünü okudum ve devamı da böyle akıcı olacaksa burada yayımlanan tüm yazılarına uğramam gerekir diye düşünüyorum. :sweat_smile:
Bazı bazı odaklanma problemi yaşayan biriyim ve yeni bir öyküye başlarken ilk cümleleri mutlaka birkaç kez okurum, daha iyi adapte olabilmek için. Ama kaleme almış olduğun bu öyküde asla böyle bir sorun yaşamadım. Nasıl başladı, nasıl bitti anlamadım bile! Anlatım dilini çok sevdim ve okurken çok eğlendim. Ütopik gözüken sinsi distopyaları çok severim. :grin:
Başka öykülerde görüşmek üzere, kalemine sağlık!


(Merve Aydın) #18

Merhaba sevgili @realta . Bugün gerçekten benim için zor bir gündü ve böyle bir günün sonunda böyle harika övgüler almak beni çok mutlu etti. İnşaallah diğer öykülerimi de seversin. Çok çok teşekkür ediyorum. Yeniden görüşmek üzere. :grinning::revolving_hearts: