Elveda


#1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/elveda/



Kapıyı çekmeden önce dairesine bir kere daha baktı. Uzun zaman geçirmişti bu küçük yerde. Kümesten irice olan mekânı taş çatlasa 25 metre kare tutmazdı. Tavandaki titrek ışık gizemli bir hava verse de çok basit bir şekilde dekore edilmişti mütevazı dairesi. Bir somya, bir dolap, küçük bir raf ve bir lavabodan ibaretti kaldığı yer. Bu benzeri… (DEVAMI…)


(Onur Şahin) #2

Okurken Black Mirror dizisinden bir bölüm okuyormuş hissine kapıldım. Kısa bir metne güzel bir kurgu sığdırmışsınız. Kendimce yaptığım bazı tespitleri söylemeden edemeyeceğim.

Devrik cümlelerin öykünün geneline yayılmış olmasının akıcılığı baltaladığını düşünüyorum. Eğer cümlelerin ardına iliştirilen “Ve” bağlacını ortadan kaldırır ve farklı metotlar kullanırsanız öyküyü kronolojik anlatım tuzağına düşmekten kurtarırsınız.

Sayısal bir ifade kullanmak yerine bizi içine daha iyi çeken farklı ifadeler kullanılabilir. Söz gelimi, aynı anlam farklı cümlelere yüklenerek verilebilir. “Bu küçük odada yaşayan şey bir tavuk olsaydı elbette odanın azametinden şikayet etmezdi.” “Bu yer, sıkılgan bir ruh için bile fazlasıyla sade ve sıkışıktı.” “Bir şizofren olsaydı eğer bu küçük odada sanrılarını konduracak yer bulmakta zorlanabilirdi.”
Son iki örnek cümleyle birlikte kişiye dair ufak da olsa bir ipucu vermek okuyucuyu erkenden yakalar.

Eşyalar üzerinden yapılan fablvari bu aktarma bence metne tam oturmuyor.

Alıntı yaptığım noktalar üzerinden açtığım tartışmanın, öyküyü daha zengin kılacağını düşünmekteyim. Elinize sağlık.


#3

Arkadaşlar okuduğunuz ve eleştirdiğiniz için teşekkür ederim. Belirttiğiniz noktalar ve tavsiyeleriniz son derece yerinde. 25 metre karein ne kadar sırıttığını şimdi daha iyi anlıyorum. Gerçekten teşekkür ederim. Ve de iyi bayramlar.


(Murat Barış Sarı) #4

Ben beğendim güzel olmuş. Dairenin metrekaresinden bahsetmeniz de hoşuma gitti. Aremas’ın önerdiği tamlamaların aksine son derece sadeydi.
Eşyaların “Hadi git gereğini yap” demesi belki ilk anda çok bir şey ifade etmiyor ama finalle birlikte anlam kazandığını düşünüyorum. Onu da beğendim.
Şahsen intihar temasından hoşlanmıyorum. Bu açıdan kahraman üzülse de kurulmasına sevindim.
Yapay zekanın gezegenin iyiliği için insanlığı kısıtlaması ile ilgili ben de bir öykü yazmıştım. Aslında kötü değil yapay zeka biz fazla egosantrik canlılarız diye düşünüyorum. Yani evet, böyle bir yapay zeka yaşamı bize zehir edebilir ama diğer türlü biz de gezegeni geri kalan herkes ve herşey için zehir etmiyor da değiliz hani.
Gelecek seçkilerde görüşmek üzere…


#5

Günaydın: Artık klasik oldu biliyorum ama söylemeden geçersem size ve tabii ki diğer arkadaşlara haksızlık etmiş olurum. Okuduğunuz ve eleştirdiğiniz için teşekkür ederim. Ve cümleyi tamamlama açısından eklemek istiyorum. Çevreme bakarak değerlendirdiğimde okuyan ve özellikle yazan yazmaya çalışanlar olarak o kadar az sayıdayız ki… Birbirimizin kıymetini bilmemiz lazım. Uzun bir girişten sonra eleştirilerinize gelince
Ben yine de -sizi kırma noktasında da olsa- metre kare fikrine katılmıyorum. Bir öyküde yada benim sık sık belirtmeye çalıştığım şekliyle öykü olmaya çalışan bir deneme de büyüklüklerin birimlerle belirtilmesi hoş durmuyor diye düşünüyorum.
Aslında bu deneme daktilo ana fikrine uygun değildi biliyorum ama yapay zeka konusu üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir konu işte bu yüzden bu denemeyi yazdım. Yapay zekanın artıları var ama eksileri daha fazla diye düşünüyorum. Bunun nedeni de biz insanların bizlere birilerinin akıl vermesini özellikle de yönetmesini kabul edemiyoruz. Özgürlüğümüze düşkün canlılarız. Neyse bu da bir detay. önemli olan yapay zekanın yaşamımıza ne kadar gireceği bu konu üzerinde düşünmeliyiz.
Son olarak kişini intihar etmesi veya etmemesi konusunda epeyce düşündüm. Bence intihar iyi bir şey değil… İyi günler.


#6

Sevgili @azizhayri

Olay, kurgu ve zaman kullanimini, karaktersel inşaa kisminda da derin cozumlemelerini okumaktan keyif aldim. Deneme yazdigini soylemissin yukaridaki yorumlarinda. Bence bu seviyede bir analiz ve cozumlemeyi yapabilmek, bundan derinleserek sembollerin ve dolayli anlatimlarin zorlu dunyasina da kafa tutmaya baslayacak teknik seviyeye gelmis sanki:)

Okumaya devam
Eline ve dusgucune saglik
Sevgiler
Dipsiz


#7

İyi akşamlar:
Bu yazıyı bu, övgüyü gördüm ve herkesten gizlediğim bir sevinçle, heyecanla keyfini sürmeye çalıştım günlerce. Bir şeyler yazmak istedim ama sanki klavyenin tuşlarına vurunca ekranda belirecek bir dizi karakter büyüyü bozacakmış gibi geldi. O zaman her daim kabul görmüş kelimeler tercüman olsun duygularıma; yazdıklarınız için teşekkür ederim. “Gizliden ağzı kulaklarına varan kırmızı bir yüz”