Exlibrisin Gizlediği

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/exlibrisin-gizledigi/



İnci ile aynı sınıftaydık ama arkadaşım değildi. İlkokulun üçüncü yılında katılmıştım aralarına. Üzerinden iki ay geçmesine rağmen ne onunla ne de diğerleriyle ilgileniyordum. Ders anlatmak için tahtaya kalktığım zamanların birinde, İnci’nin ağzıma öykünmesi bile- dudaklarını büze büze garip şekillere sokuyordu, ben bakar bakmaz toparlanıp masum bir ifade takınmıştı yüzüne-silinip gitmişti aklımdan. İnci her fırsatta gözüme… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Merhaba @Lightsky

Dönem hikayelerini çok iyi anlatıyorsun. Yazdıkların beni hep eskilere götürüyor. Seni okumayı sevme nedenlerimden biri de bu. Uçtuğumda sakinlik arasam okumayı düşüneceğim yazarlardan biri de sensin. Exlibris ayrıca dikkatimi çekti. Zamanında yazdığım bir site için Exlibris ustası Hasip Pektaş ile keyifli bir söyleşi yapmıştım. Gerçekten ilgi çekici bir sanat.

Eline emeğine sağlık
Sevgiler

2 Beğeni

Merhaba @Muge_Kocak,
Okuduğun ve katkın için çok teşekkür ederim.
Öykünün duygusunda buluştuğumuz için çok mutlu oldum.
Sevgiler.

2 Beğeni

Okurken çocukluğuma, köyümde yaşadığım anılara döndüm. Akıcı bir hikayeydi elinize sağlık.

2 Beğeni

Merhaba @OlorinTheGrey,
Zaman ayırıp okuduğunuz ve katkınız için teşekkür ederim.
Sevgiler.

2 Beğeni

Merhaba,

Gayet keyifli ve sakin bir hikayeydi. Elle tutulur nostaljik bir hava bürümüştü hikayenin atmosferini. Bu nedense bana çok huzurlu geldi. Kaleminiz gerçekten başarılı.

Önümüzdeki seçkilerde görüşmek dileğiyle…

1 Beğeni

Merhaba @UlianaHippogrief,
Zaman ayırıp okuduğunuz ve duygularınızı paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Beğendiğinize sevindim.
Görüşmek üzere.

1 Beğeni

Kaçırdığım bir nokta var sanırım. Sayfanın neden yırtıldığını ve İncinin neden ortadan kaybolduğunu çözemedim. :thinking: Yine de güzel bir çocuk hikayesiydi. :+1:

1 Beğeni

Benim de aklımda küçük birkaç soru işareti kaldı ancak genel olarak güzel bir hikayeydi. Gelecek seçkide görüşmek üzere

1 Beğeni

Merhaba @Ilhan_Kahraman,
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Aklınıza takılan soruları da paylaştığınız için minnettarım.
Sayfanın neden yırtıldığı ve İnci’nin niçin ortadan kaybolduğu belli değilse öykü olmamış demektir.
Gözden geçireceğim.
Sizden de bir ricam olacak.
Sakıncası yoksa bir kez daha okuyabilir misiniz?
Sorularınız cevapsız kalmaya devam ederse ya da yenileri eklenirse lütfen benimle paylaşın.

Sevgiler.

Merhaba @Yuzuri,
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Aklınıza takılan soruları benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Böylece ikinci taslakta onları da dikkate alabilirim.
Sevgiler.

Ellerinize sağlık, dokunaklı ve bir o kadar da sıcak bir öykü okudum. Yorulmadan, tık nefes olmadan ve kafam karışmadan. Öykünün başı benim çocukluğumun “Bitli İnci” sini hatırlattı. Sanırım hepimizin kendinden bulduğu öğeler var. Güzel bir tesadüf, öykülerimizin konusu birbirine benziyor:) O zaman Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dizelerini tekrarlamalı:
“Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse.
Kardeşliğimiz bundandır
Mavi sularla binlerce yıl.”

Sevgilerimi gönderiyorum, yeni öykülerle buluşmak üzere…

3 Beğeni

Sevgili Hande,
Çok teşekkür ederim. Seninle aynı duyguları paylaştığımız için çok sevinçliyim.
Öykünü en kısa zamanda okuyacağım. Fırsat bulamadığım için mahcubum.
Ben de sevgilerimi gönderiyorum.
Görüşmek üzere.

1 Beğeni

Aşkolsun, benim de ne zamandır öykünü okumak isteyip okuyamadığımı, sonra yorum yazmak isteyip fırsat bulamadığımı bilsen inan hiç böyle düşünmezdin. Dar alanlarda hep kısa paslaşmalar bizimki. Ne yapalım sağlık olsun, edebiyat olsun:)

1 Beğeni

Merhaba @Lightsky,

Beş altı aydır seçkideyim ve ilk kez bir öykünüzü okuma fırsatı yakaladım. Bu nedenle tarzınızı hiç bilmiyorum. Tüm yorumlarımı sadece bu öyküye özel algılayabilirsiniz.

Öncelikle metinde kısa çizgi arasındaki yazıların fazlaca yer alması beni biraz yordu. Normalde kendim kullanmayı da okumayı da severim ancak okurken önce çizgilerin arasını hiç okumadan cümleyi bitiririm. Sonra çizginin arasına geri dönerim. Bu yüzden bu uzunluktaki bir yazıda fazla olması ve bu geri dönüşleri sıklıkla yapmak beni yordu diyebilirim.

Bu kısımda ne parmak kaldırasım ne de ödev yapmak biraz sorunlu gibi. Gözünüzden kaçmış olduğu çok belli ancak böyle huzurlu bir metini okurken, duraksamamıza neden olabiliyor. O nedenle ufak bir bölüm bile olsa aktarmak istedim.

Yukarıda ise bir paragrafta ne/ne bağlacının peş peşe cümlelerde kullanılması göz yordu.

Bunlar yazımla ilgili gözüme çarpan kısımlardı. Öykünün kurgusu ve konuya gelecek olursak, öyküyü bir kez okudum. Bitirdikten sonra, finalinde bu kadar minimal bir travma doğmayacağını ve bir şeyler kaçırmış olabileceğimi düşünerek yeniden okudum. Daha sonra diğer yorumları da okudum ve öykünüzü tekrar tekrar okudum. En sonunda benim bugünkü dünya algım ile yarattığınız dokuz yaşındaki naif karakterin öyküsünü küçük gördüğümü fark ettim. Bu da benim belki de daha çok çocuk öyküleri okumam gerektiğini ya da o günleri ne kadar da çabuk unuttuğumu idrak etmeme neden oldu.

Bu yüzden size teşekkür ediyorum. Aslında bugün zihnimizde yer eden çoğu problemler ta o yaşlardaki ciddiye almadığımız insanların küçük kötülüklerine dayanıyor. Bunu bana hatırlattığınız için sağ olun.

Emeğinize sağlık,

Sena

1 Beğeni

Çocuk kitabına Exlibris işlediği için İnci kendini geri çekiyor ortadan kayboluyor diye düşündüm ancak

Şu kısmı tam olarak anlayamadım. Yani kitap çocuğa aitti ama İnci kitaba zarar vermek için mi yaptı yoksa kitap İnci’ye aitti çocuk onun işaretini mi gördü. Bunu anlayamadım :smiley:

1 Beğeni

Merhaba @Senaa,
Dikkatli değerlendirmeniz için gerçekten çok teşekkür ederim. Hayran kaldım.
İki kısa çizgi arası cümlelerin ve ne/ne bağlacının kullanımlarıyla ilgili eleştirinizi dikkate alıyorum. Üzerinde düşüneceğim.
Dikkat çektiğiniz diğer cümle sorunlu. Haklısınız; gözden kaçmış.
Çocukluk çağıyla ilgili düşüncelerinizi paylaşıyorum.
Değer kattınız.
Sağ olun, var olun.
Sevgilerimle.

1 Beğeni

@Yuzuri,
Aklınıza takılan soruları paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
Öykü bu tür sorulara yol açıyorsa, amacına ulaşamamış demektir. Bu da benim hatam.
Dolayısıyla, sonraki taslaklarda belirttiğiniz soruları dikkate alacağım.

Sevgilerimle.

1 Beğeni

Sizinle alakası olmayadabilir, anlayan okuyucular varsa o zaman sorunlu bir metin olmaz. Kafama takılan soruyu buradan açıklamak istemezseniz özel mesaj atarsanız sevinirim. O kısım gerçekten aklıma takıldı çünkü :smiley:

1 Beğeni

@Yuzuri,
Çok zarifsiniz; teşekkür ederim. Özel mesaj yazdım size. Rica etsem bir kez daha okur musunuz, aynı sorular devam ediyorsa, kurguda sorun var demektir diye yazdım.
Sonra düşündüm.
Aslında en doğrusu, okuyucunun düşüncesidir.
Yani, herhangi bir açıklamaya gerek yoktur.
Samimi olarak düşüncem şu: Öyküyü yazan okuyucunun önünde değildir. Bana göre okuyucudan daha çok şey bilmez. Doğrusu budur diye öyküyü açıklamaktan kaçınıyorum, çünkü bunu yapacak olan okuyucudur bence. Okuyucu öyküden ne anlıyorsa doğru olan odur; okuyucu sürecin bir parçasıdır.
Kafa karışıklığına sebep oluyorsa bu yazanın sorumluluğudur. Bazen okuyucunun kafasını karıştırmak da isteyebilir. :slight_smile: (Bu öyküde ben istememiştim ama üzerinde düşünmeme sebep olduğu için çok iyi oldu.)
Ben de, bunu bana hatırlattıkları için değerlendirmeleriyle katkıda bulunanlara teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle,

1 Beğeni