Gece Sessizliği

Zamanın etini kemiren o dilsiz boşlukta, varoluşun çıplak ve soğuk gövdesiyle karşılaştım. Işık, kendi yarattığı yanılsamaların altında çoktan ezilmiş, geriye yalnızca hakikatin o kapkara ve pürüzsüz mermeri kalmıştı. İnsan, kendi gölgesini bir sığınak sanma gafletine düşen geçici bir hevesten ibaretti. Oysa karanlık, ne bir son ne de bir cezaydı; her şeyin başladığı ve nihayetinde sükunetle evine döneceği o yegane, muazzam rahimdi. Kelimeler sustu, geriye sadece mutlak gecenin o asil ve uğultulu senfonisi kaldı.

çok güzel ve az değinilen kıymetli değerlere değinmişsiniz

1 Beğeni