Oathbringer - Fırtınaışığı Arşivi 3. Kitap - Brandon Sanderson
Oathbringer hem seriden hem Sanderson’dan beklediğimizi fazlasıyla veren kallavi bir kitap olmuş. Ama biraz fazla mı vermiş acaba bu fazlasını? Maalesef ki öyle olmuş, Sanderson yaratıcı ruhuna fazla kapılmış gibi hissettim. Yazmış, yazmış, yazmış… Sanki gerek olmayan yerlere de girerek uzamış 200-300 sayfası var kitabın.
Detay okumayı, evrenleri incik cincik özümsemeyi seven bir okur olarak bana bile bazı yerler fazla geldiyse çoğu kişi de böyle hissetmiştir diye düşünüyorum. Aslında çok beğendiğim bir kitap Oathbringer, hele sondaki yaklaşık 150 sayfalık Sanderlanche finaliyle iyice gazı almıştım bitirirken. Ancak yine de kitabın 2. yarısı ile beraber yorucu hale gelen bu uzatma hissi maalesef 4.5 tan 4 e indirdi bende puanını. Shadesmar bölümlerine, Parshendi’lerinden gözünden uzun uzun okumaya, Shallan’ın kişilik bozukluğuna bu kadar derinden dalmaya, ülkeler arası siyasi çekişme detaylarına, hatta çok sevmeme rağmen köprü 4 çülere verilen ayrı ayrı bölümlere gerek var mıydı tartışılır.
Dalinar’ın daha merkeze konduğu bir kitap Oathbringer. Benim de favori karakterlerimden ve kitabın ilk kısımlarında da ağırlığı fazla olduğundan inanılmaz keyifli başladığım bir kitap. Geçmişe de Dalinar sahneleri ile döndüğümüzden ve her geçmiş sahnesinde ya aksiyonlu ya yeni bir bilgi edinilen sahne bulununca açıkçası kitabın ilk yarısından epey memnundum. Çok büyük, çok epik sahneler barındırmasa da temposu iyi kurgulanmıştı. İkinci yarısındaki Kholinar macerası ile beraber ufak ufak tempo sorunları başlamıştı ancak 4. Kısım temponun komple kaçtığı yer oldu sanırım. Kitabın 5. ve son kısmındaki soluksuz savaş ne kadar iyi olursa olsun bu tempo açığını kapatamadı bende.
Önceki kitaplara göre daha büyük olaylar içerse de okurda bıraktığı çarpıcı etki içeren sahnelerde sanırım biraz daha eksik kaldı. Belki kitabın uzunluğu böyle hissettirdi bana. Yine de Jasnah, Dalinar, Garaz, Szeth gibi geçtiği her sahnede keyifle okuduğum karakterler bu çarpıcılıkta dengeyi tutturdu.
Keyifli ama yorucu bir yolculuktu, bir süre Cosmere ve Sanderson serüvenime ara verip daha dinç olarak Savaş Ritmi’ne döneceğim.
