Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Uzun süredir beklemekte olduğum bir kitap olduğu için hemen okuyup hakkında bir iki şey yazmak istedim. Iain M. Banks daha önce Cebirci ve Phlebas’ı Hatırla kitaplarını okuyup “işte aradığım uzay operası bu” dediğimbir yazardı. Kültür serisinin bu ikinci kitabı da genel anlamda beklentimi karşıladı ve beğenimi kazandı.

Kitap “Kültür” ismi verilen makinelerin, insanların ve her türlü zekanın oldukça gelişmiş bir şekilde beraberce yaşadıkları ütopik bir toplumda; her türlü oyunda oldukça başarılı, hatta tüm kültür’ün en iyi oyuncusu olan ana karakterimiz Jernau Gurgeh ekseninde geçiyor. Gurgeh oynadığı pek çok oyunda rakipsiz denilebilecek kadar başarılı peki ya hiç oynamadığı bir oyunda da aynı başarıları gösterebilir mi? İşte bunun cevabını bu kitapta arıyoruz.

Konusu hakkında çok fazla bir şey yazmak istemiyorum, sonuçta kitabın dokusu bu konular üzerine şekilleniyor ve Phlebas’ı Hatırla kitabının aksine daha az aksiyon var bu kitapta. Dolayısıyla ne desem büyüyü bozabilir diye korkuyorum. Genel hatlarla değerlendirmeye devam edersek, bence “Kültür” hakkında daha detaylı bilgiler olduğu için ve biraz daha bu toplum içerisinde yer aldığımız için ilk kitap olarak bunu okumak daha mantıklı. Phlebas’ı Hatırla kitabı Kültür dışında geçiyor ve Kültür hakkında sadece bahsedildigi kadar bilgi kırıntısı veriyor. O kitabın da daha anlaşılır olması ve atmosferini daha da keyifli şekilde yaşamak için Oyunların Oyuncusu’nu önce okumayı tavsiye edebilirim. Hatta keşke Use Of Weapons da çevrilmiş olsaydı da ondan da sonra Phlebas’ı Hatırla’yı okusaydık. Çünkü onda da Kültür’ün bir diğer kolu olan Özel Durumlar hakkında bolca bilgi alıyoruz anladığım kadarıyla.

Kitabın çok ama çok olumlu bir noktası var, o da görsel olmadan, aşırı tasvir olmadan bizi oynanılan oyunlara inandırıyor hatta o oyunları izliyor olduğumuz hissine kapılmamızı sağlıyor olması. Yani ütopik, tamamen hayal gücü olan bir oyunu resmen yaşıyoruz, üstelik Banks bize hiç tasvir etmiyor neredeyse. Okurken cidden bunu çok takdir ettim. Tabii ki bunun dışında yine harika bir dünya, yine alıp götüren bir anlatım ve de tam bir kaçış edebiyatı örneği. Zaten bu konularda İain M. Banks’ten bir gram dahi şüphem olamaz.

Bahsedilecek çok sey var aslında, blur içerisinde bahsedeceğim, spoiler da sayılabilir bunlar ama daha önce bahsettiğim nedenden dolayı da isteyen açmasın;

İmparatoluk kötü tasvir ediliyor ki bence de kötü ve acımasız, evet ama Kültür o kadar masum mu? Oyunlarda ve spesifik olarak Azad oyununda gerçek amaç ne? Gerçekten de hilesiz, alın teriyle mi oynanıyor ya da böyle bir şey mümkün mü? Gurgeh gerçekte ne için orada? Dronların ve gemilerin aldıkları gerçek görevler ne? Gurgeh aslında hep bu oyun için mi hazırlanılmıştı? Peki neden hile yapmayı kabul etti? Azad’lı kadın hakkında az bilgi aldık, enteresan bir detaydı. Tıpkı Gurgeh gibi biz de unuttuk hem ismini hem de onu kitap boyunca.

Tabii ki burada yazdıklarımın büyük kısmını kitap sonunda cevaplanmış olarak buluyoruz ama tam da emin ve net olamıyoruz. Hala bazı şüpheler kalıyor kafamızda ki yazar da bunu istiyor zaten. Tıpkı Phlebas’da olduğu gibi.

Ben kitabı beğendim ve türü sevenlere tavsiye ediyorum. İçerisinde aradığınız pek çok şeyi bulacaksınız ama öyle aşırı aksiyon da beklemeyin. (Ki baya fazla aksiyon var tabii ki sadece Phlebas’ı Hatırla kadar yok)

Herkese keyifli okumalar dilerim.

28 Beğeni