Ötüken Yayınlarından çıkan Cingöz Recai : Cingöz’ün Esrarı kitabını okudum, fena değildi. Başyapıt değil ama keyifle okunan sürükleyici bir polisiye. Osmanlıca’dan çevirilen bir eseri okumak ilginç bir deneyimdi, bazı kelimeler olduğu gibi bırakılmış ve açıklamaları ayrı yazılmıştı.
yeniden ve yeniden yüzüklerin efendisini okuyorum bu kitabı okuduktan sonra diğer kitaplar o kadar zayıf ve anlamsız geliyor ki … Şimdi tek ciltini aldım yeni baştan başladım.Bazen diyorum ki keşke unutsam da o ilk okuduğumdaki tadı alabilsem
kesinlikle başlayın ama mümkünse internet üzerinden okumayın

Gökyüzümüzdü Okyanus - Patrick Ness
Bir Patrick Ness hayranı olarak kitabı çıkar çıkmaz edindim. Eser içinse biraz farklı düşüncelerim var.
Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki bu bir resimli kitap. Eserin azımsanmayacak bölümünü iki sayfaya yayılmış ve Rovina Cai’e ait olan harika çizimleri kapsıyor. Sadece bununla da kalmıyor, sayfalar arasında ayraç olarak ya da bölümleri belirten rakamların etrafında da o anki sahneye uygun mini çizimler de cabası. Rovina Cai, kitap boyuna irili ufaklı çizimleriyle bizi hiç yalnız bırakmıyor.
Arka kapakta şöyle bir ifade var ve kitabın konusu gayet güzeli özetliyor.
Herman Melville’in ölümsüz eseri Moby Dick ’in alabora edilmiş bu güzellemesi,
Ness’i ne kadar sevsem de kendisinden daha önce gerçekten kötü bir kitap okumuştum: Biz, Ölümlüler. Bir ısmarlama kitap olmasından dolayı da kötüydü aslında, ama yazarın her zaman “muazzam” olmadığının da bilincindeydim.
Bu yeni çevrilen kitabındaysa fikir harika, fakat işlenişte beni rahatsız eden bazı şeyler var. Moby Dick hikayesini bu defa balinaların gözünden, avcılar da balinalarmış gibi okuyoruz. İnsan gemilerini avlayan ve insanların sadece zevk için avlanmasına karşı ayaklanan, denizlerin altında mürettebatlar oluşturan balinalar fikrini çok sevdim. Bir tayfa olan Bathsheba’nın ağzından dinliyoruz bu süreci.
Ama Moby Dick olmadan bir Moby Dick hikayesi olur mu? Olmaz tabii. Karşımıza balinaların batıl inancı, şeytanı olan insan Toby Wick çıkıyor böylece.
Peki bu kurguda içime sinmeyen ne?
Balinaların fazlaca insansılaştırıldığını düşünüyorum. Bir yanda çok güzel detaylar, diğer yanda icat yapan balinalar var. İnsanların elleri ve kendilerinin yüzgeçleri arasındaki handikaba bu denli güzel değinirken bahsi geçen icatlar nasıl çıkıyor? Aklıma yatmıyor.
Ness’in bu kurguyu işleyişi beni şimdilik tatmin etmedi. Biz, Ölümlüler kadar beğenmediğim bir eser hiç değil, ama asla ve asla bir Canavarın Çağrısı ya da Umut Bıçağı da değil.
Kendisinin ne seviyelere çıkabileceğini bilirken ve kitabı yarılamışken çok arada kalmış hissediyorum.
Sonunda sözlerimi yutacağımı umuyorum.
Patrick Ness tamamdı ama bir de Rovinia Cai dedin beni bitirdin.
Evet, olumsuz yönleri var gibi ama Rovinia Cai diyorsun.
Dayanamam…
Yok basılmış halini almayı düşünüyordum zaten
Mangaya Death Note ve Uzumaki ile başlamıştım, iki seri de süperdi. Eğer başka önerileriniz varsa onları da alabilirim…
öneri olarak zevkinizi bilmeden bir şey söyleyemem ama ben kendi sevdiklerim ve rakipsiz olarak gördüklerim arasında one punch man var çizimleri de gayet güzeldir onun dışında manga okumayı uzun süre önce bıraktım çünkü 1 manga bana çok pahalıya mal oluyordu ve okunma süresi de çok kısaydı sadece “bunları kesinlikle okumam gerek” dediğim dışındakilere fırsat veremiyorum malum fiyatlar yüzünden,onun yerine kocaman kocaman kitaplar alıyorum ve beni uzun süre idare ediyor… umarım faydalı olmuştur
One Punch Man’i gördüm ama çok ilgilimi çekmedi açıkçası. Fiyat-Verim konusunda yazdıklarınıza ise tamamen katılıyorum 
Dune de dahil mi hocam hocam?
Babil indirimlerinden beni faydalanmaya iten en büyük etmen bu kitaptı ama bu yorumdan sonra emin olamadım. Ness’i çok seviyorum ve sırf bunu baltalamamak için Biz, Ölümlüler’i okumamıştım. DeliDolu’dan basıldığı kitapları okumaya karar vermiştim, şimdi de bu ![]()
Kitabı bitirmenizi dört gözle bekliyorum.
Dune en sevdiğim kitapların başında gelir.Siyasete ve bilime ilgimi artıran kitapların da başında gelir ayrıca. Ama hayır orta dünyaya rakip olamaz bana göre.
Kaos Yürüyüşü üçlemesini Delidolu’dan okuyun, ne olur
Onun çevirisi çokomelli çünkü 
Bugün yarın geri dönüş yapacağım şu anki kitapla ilgili.
Ben o üçlemeyi Delidolu’dan okumak için epey bir Nadirkitap sörfü yapmıştım. (Forumun her yerinde de övüyorum seriyi, elbet akıllarına gireceğim bir gün
)
Kaos Yürüyüşü ile ilgili: Şimdi bir arkadaşıma bu serinin ilk kitabını hediye olarak aldım Yabancı yayınlarından, o kadar övdükten sonra farklı bir kitapla karşılaşmaz değil mi? 
Görsel açıdan muazzam aslında. Ama içerik olarak bir skandal varsa bile şu ana kadar kulağıma gelmedi. Fakat belirtmeden de edemiyorum, çevirmenler arasında ciddi fark var.
Yine de, arkadaşınız için küçük bir hediye bırakmak isterim:
(Ve buradaki herkes, ama herkes için)
Serinin kitapları sitelerde tükenmiş galiba. Yeni baskısı olacak mı?
Delidolu olan için, hayır
Telifleri artık Yabancı Yayınları 'nda. Telifi çevirmen ile almayıp farklı bir çevirmen ile yeniden çevirttiler.
Yabancı için kötü demiyorum, ama Delidolu’nunki çok iyi bir çevirmen. Bir de Yabancı 'nın çevirmeni sektörde yeniydi onu çevirirken.
Seriyi merak ettim ama Yabancı’nın çevirisi kitaptan soğutacak kadar kötü değildir umarım. Delidolu’nun baskısı olmadığından el mahkum ondan alacağım 
Çalınan Çocuk - Keith Donohue
İfritler tarafından kaçırılan bir çocuğun ve bu çocuğun yerine geçen bir ifritin hayatını anlatan roman, okuyucuya hayatı ve gerçek ailenin ne demek olduğunu defalarca sorgulatıyor. Donohue, bambaşka hikayelermiş tadı veren ve zaman zaman birbiriyle kesişen iki hayatı, tüm derinliğini hissettirerek yansıtmayı başarıyor. Kitabın temeli olan mistik efsaneye gerçekçilik katıyor ve okura doğanın süregelen bir parçasıymış gibi sunuyor. Yazar yer yer kurguya felsefi düşüncelerini ekliyor ve bunu kurgunun bir parçası haline getiriyor.
Bana çok yoğun duygular veren, beni kendi dünyasına bu denli güçlü çekip atmosferine katan sayılı kitaplardan biri oldu. Uzun zamandır bana böyle büyük edebi haz veren bir kitap okumamıştım. Kitap okumak güzel şey, böyle romanlar oldukça.
Ben Delidolu’dan okuduğum için Yabancı çevirisi için bir şey diyemem. Ama seriyi -kesinlikle gönül rahatlığıyla- övebilirim hatta tavsiye etme cüretinde bile bulunabilirim. Okursanız şayet benim en sevdiğim anti kahramanlardan David Prentiss’le de tanışmış olursunuz.
Bu arada serinin en sevdiğim kitabı da İnsan Denen Canavar, bunu da not düşeyim.
Geçen günlerde 2. el olarak aldığım Asimov’un otobiyografisi niteliğindeki Dolu Dolu Yaşadım’ı bir hazine olarak belirtmiştim. Böyle bir kitabı kitaplığıma kattığım için kendimi zengin hissediyorum açıkçası. Bulunması zor bir hazine gerçekten de.
Sindire sindire, ağırdan alarak okuyup bugün bitirdim kitabı. Büyük ustanın hayatının ve anılarının yanında mektuplarının da bulunduğu kitap, Asimov’un yazarlık hayatına ve kaleme aldığı birçok eserin arka planında gelişen olaylara yine yazarın kendi penceresinden bakmamıza imkan sağlıyor.
Asimov’un eserlerinde karşılaştığımız süssüz ve sade anlatım bu kitapta da var. Üstüne üstelik Asimov’un sevecen ve mizahi katkılarıyla…
Her Asimov ve Bilimkurgu severin mutlaka okuması gereken bir eser. Vakıf Serisi, Robot Serisi ve kısa öyküleri hakkındaki anıları tek kelimeyle harika. Eserlerinin çoğu hakkında bilgi verse de spoiler niteliği taşıyan açıklamaları nereden baksanız yok denecek kadardı. Zaten ben de henüz okumadığım eser hakkındaki spoiler kısımlarını okumadan geçtim.
Diğer yandan Vakıf serisi hakkında şöyle bir tespitte bulundum; Asimov, Vakıf serisinin ilk üç kitabını yazdıktan sonra dördüncü kitabı çok uzun bir süre sonra yazmış. İthaki de yazarın verdiği bu araya dayanarak dördüncü kitabı geçiktiriyor mu acaba? Geciktirmiyorsa da ilginç bir tesadüf olmuş. 

