Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


#2498

Bu kitap için bile çevirisi rezalet, yarım bıraktım diyenler vardı biliyor musunuz? Halbuki sokak dilinin kullanıldığını bile anlayamamışlar, bu muhteşem çeviriye laf ediyorlardı. Karakterin kullandığı dili böylesine güzel bir akışa sahip usluba çevirmek gerçekten usta işi olsa gerek.


(Muhammet Topcu) #2499

Otomatik Portakal’a ısınamayan bir ben miyim yahu? :smiley:


#2500

Okurken biraz alışmaya çalışmak gerek. Yazar kitabı hastalık teşhisi konup, 1 yıllık ömrü kaldığını öğrendikten sonra o yıl içerisinde yazıyor. Ben hikayesinden daha çok dilini beğenmiştim. Alışınca baya güzel oluyor :slight_smile:

(Teşhis yanlış bu arada)


#2501

Doğrusu ben de beğenmemiştim


(fatih çetin) #2502

İskandinav Mitolojisi’ni (Neil Gaiman) okudum.

Yakın zamanda okuduğum Maya Kitap Mitoloji serisindeki Dokuz Diyar kitabının birebir aynısı sayılır. Neil Gaiman biraz daha hikayeleştirerek anlatmış sadece. İki kitabı da beğendim.

Dokuz Diyar ve bu kitabın incelemesi için burayı okuyabilirsiniz.


(Kadir) #2503

image

Oinoandalı Diyojen’in eserini Oinoanda (Muğla’da antik bir kent) antik kentinde bir taş duvar üzerine kazıtmış. Duvar günümüze tamamiyle ulaşmadığı ve parçalara ayrıldığı için eserin tamamı günümüze ulaşmamış. Bu yüzden okurken daldan dala atlamış gibi oluyoruz ve kitap felsefi bir eser olduğu için bu durum okumayı güçleştiriyor. Yine de eksik parçalarına rağmen çok büyük bir eser olduğunu kolaylıkla anlayabiliyoruz.

Kitabın baskısı yok. Daha önce de zaten Mağma Dergisi’nin ek sayısı olarak dağıtılmış, derginin ismini ilk kez duydum ama böyle bir eseri dilimize kazandırarak büyük hizmette bulunmuş. Kitabı okumak isteyen malum ortamlarda e-kitabını bulabilir.


#2504

SUMERKI - ALACAKARANLIK / DIMITRY GLUKHOVSKY

5-6 aydır okumamı bekleyen Sumerki – Alacakaranlık kitabını birkaç kez okumaya niyetlensem de araya hep başka kitaplar girdi ama bugün itibariyle kitabı okudum.

Metro serisiyle tanıdığımız Dmitry Glukhovsky’in son yayınlanan kitabı Sumerki – Alacakaranlık kitabında her şey acil para ihtiyacı nedeniyle hayatını çevirmenlik yaparak kazanan kitabın başkarakteri Dimitri Alekseyeviç çeviri bürosuna yeni bir iş almak için gittiğin de çok da iyi bilmediği İspanyolca metinleri çevirme işi alır. Çevireceği metinler asker olan bir İspanyol’un artık sadece birtakım izleri kalmış olan Maya uygarlığını bulunduğu yerlere doğru yapılan bir görevlendirmenin anlatıldığı günlükler. Dimitri Alekseyeviç kendisine bölüm bölüm verilen çevirileri yaptıkça aynı zamanda dünyanın çeşitli yerlerinde büyük doğal felaketler yaşanmakta ve yüzbinlerce insan ölmekte.

Sonra olaylar, olaylar …. :grinning:

PKD bilim kurguyu tanımlarken “yaşadığımız dünyanın, gerçekliğinin içinden çıkar” diyor. Bunu tüm kurgu türleri için söyleyebiliriz. Yazar kurgu kitapları olduğu kadar aynı zamanda sosyo -politik araştırmacı olması ve gazeteci olmasıyla da tanınıyor. Yazarın biyografilerini okuduysanız bu yönünün kurgunun içinde öne çıktığını da fark edeceksiniz.

Kitabın hemen daha ilk bölümlerde Rusya iç siyasetine ilişkin yaptığı tanımlar bir kurgu kitabı değil de günümüz Rus iç siyasetine ilişkin siyasal izlenimlerin aktarıldığı bir metni okuyormuş gibi bir his veriyor. Felsefe okumaları yapanlar bilecektir. Ya her şey, gerçeklik sandığımız tüm şeyler sadece birinin kafasının içindeki düşüncelerden ibaretse. Ya Tanrı ölüyorsa ve onunla yarattığı her şey de ölüyorsa.

Bu tarz kitabın içinde kurguyu besleyen şeylerden bahsetmek henüz okumamış olanlar için kurguyu da açık edeceği için son olarak kitabı okumaktan dolayı memnunum, günümüz ile kadim Maya uygarlığı arasında gidip gelen gerilim dozu yüksek, okudukça sonraki sayfalarda ne olduğunu merak ettiren bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız okumanızı öneririm.


(Aslı Dağlı) #2505

@alper beyciğim,

Yaşlılıktan ötürü bu kitabı unutmamam için acaba sizi kurabilir miyim? Bana bu kitabı hatırlatır mısınız ara ara? (Çünkü not alsam not aldığım yeri unutacağım.) Öncesinde okumam gereken bir şey var mı? Bi’ de onu diyebilirseniz çok memnun olurum.


#2506

Yaklaşık 15 günde bir uygun olur mu ? Sumerki alarmı için.

Bu arada çeviri bürosu ya da bir yayınevi size kadim bir uygarlığın anlatıldığı metinleri veriyorsa oradan hemen kaçın bence :slight_smile:


(Aslı Dağlı) #2507

Aslında mimarlık ve sanat tarihi geçmişimden ötürü tam benlikmiş. :disappointed_relieved: Fakat dünyanın sonunu getirmeyeceğime dair size söz veriyorum. Adabımla oturup çevirimi yapıp bel fıtığımın kıyametine yaklaşıyorum.

Düzenleme: Alarm sıklığına yanıt vermeyi unutmuşum. 15 günde bir yeterli, teşekkür ederim. <3


(A. Kemal Aydın) #2508

Rousseau’dan okumaya başladığım ilk kitap. Listemde diğer kitapları da var.
Devlet, halk, toplumlar, özgürlük, özgürlüğün devri ve nice konuya değinen, insan topluluğunun bir arada yaşaması için gereken sözleşmeyi anlatan bir kitap.
Bazı yerleri bana komünizmi ve kolektifleştirmeyi çağrıştırdı diyebilirim. Rousseau’ya katılıp katılmadığımı kitap bitince göreceğim.


#2509

Toplum sözleşmesini mi okuyorsunuz. Görsel yüklenmemiş, belli olmuyor…

Sonradan Ekleme: Tamam görsel yüklendi, sorun yok.

Kitap benim de masamda 3-4 gün önce okumak için kitaplıktan çıkardım, muhtemelen 2-3 güne başlayacağım.


(A. Kemal Aydın) #2510

Benim de epeydir kitaplığımdaydı. Memlekete gelince okuyayım dedim.
Bunun üstüne Montesquieu’nun ‘Kanunların Ruhu Üzerine’ kitabını okuyacağım.

Alfa’nın çevirisi nasıl sizce? İkisini karşılaştırma fırsatı buldunuz mu?


#2511

İçeriklerine bakamadım, hangi yayınevi okuyacağıma da karar vermedim, o nedenle kitaplığımda ikisi de vardı ikisini de çıkardım.

Benim de okuyacağım kitaplar arasında. Kitaplığımda var belki ben de sizin gibi Toplum Sözleşmesinden sonra okurum.


#2512

Ben de bu kitabı yakın zamanda bitirdim ve aslında sormak istediğim bir soruyu da sunumunuz sayesinde dile getirme fırsatı oldu…Malumunuz ,kitabın başrolü bir çevirmene ait.Bu forumda da değerli çevirmenler bulunmakta.Merak ettiğim ; çevirdikleri kitapların akışına göre rüyalarına girdiği,yaşantılarını etkilediği,hatta ve hatta psikolojik yardım aldıkları anlar olmuş mudur? Bu kitabın çevirmeni bence şanslı…Hem çeviri yapıyor,hem de çeviri yaptığı kitapta bir çevirmenin çevirisi var.Öncelikle Dilara Aslan’a sormak lazım aslında.


#2513

Benim bazen kitaplarda ki kurguları, oynadığım oyunları rüyamda gördüğüm oluyor. Bize oluyorsa çevirmenlerede oluyordur herhalde.


@Asli_Dagli @DamlaGol @mit
Müsait olunca belki bize rüyalarını anlatmak isteyen çevirmen vardır forumda.

Bu ikinci bölümü Alper yazmadı, ikinci bölümdeki soruyu soran ve sizi etiketleyenin İsmi Freud


(Aslı Dağlı) #2514

Bir ara Facebook’a rüyalarımı yazıyordum. İki yayınevinden, “Aslı bu rüyanı kitaplaştır, basalım,” teklifi aldım. O derece. -_-


(Kenan Ulusoy) #2515

Aslında forumun çok güzel bir özelliği var. Sanırsam ismi de rozet.

Beğendiğim incelemeleri, yazıları hep böyle kaydediyorum. Güzel oluyor.


(Aslı Dağlı) #2516

Özellikten haberdarım :slight_smile: İnsanlarla doğrudan etkileşim içinde bulunmak daha çok hoşuma gidiyor.


(Damla Göl) #2517

Ben genelde yanlış çeviri yaptığımı, kitabın hatalı basıldığını, kapağın çirkin olduğunu falan görüyorum rüyamda bu ara. :slight_smile: Ama mitolojik bir kitaba redaksiyon yaptığım bir süreçten çıktım ve evet rüyalarımda bolca uğraştım tanrılarla. :slight_smile:

Not: Bu arada o çevirmenli kitap bir serinin parçası değil, değil mi? @alper