Homo Mentis

Öykü Seçkisi'nde okumak için: Homo Mentis – Öykü Seçkisi

image

Alelade bir gündü. İnternet iyi çekmediği için tabletten bir şeyler izlemekten keyif alamıyordum ve yaz başından beri öyle çok kitap okumuştum ki yakında beynim bir atom bombası gibi patlayacaktı. Kafamın üstündeki mantar bulutunu hayal edebiliyordum. Bazen anneannemler beni denize götürürdü, arabayla yaklaşık yirmi dakika uzaklıktaydı. Ama dedem muhtarlığa aday olduğu, seçim çalışmalarıyla uğraştığı için bu… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Hikaye kurgusu ve akıcılık son derece hoşuma gitti. Özellikle öykünün başı ‘sürükleyici’ diyebileceğim bir şekilde, ‘ilgi çekici’ bir karakterin öyküye dahil oluşuyla başlıyor.

Hikaye için şahsi olarak en büyük eleştirim hikayenin ‘nereye yaslanacağını’ seçememesi. Bir anlamda öykü yerel çünkü yerel mekanlarda, jandarma-dernek vs yerel öğelerle geçiyor, isimler yerel. Başka bir anlamda öykü yerel değil çünkü karakterler yerel kültürü yansıtmıyor, diyalog yapısı ‘çeviri’ izlenimi verecek kadar amerikan, karakterler ve konuşmalar doğal hissettirmiyor.

Hilal karakteri örneğin Edgerunners’ın Lucy’si ve Rebecca’sı gibi hissettirdi buna karşın bir yandan ‘yerel hissettirmeye’ çalışıyor karakter, bu yüzden tam olarak bir duvara yaslanamıyor, o duvardan ötekine savruluyor sadece.

Yine de bu şahsi bir eleştiri. Bu şekilde kültürü amerikan ağızla dengelemek bazı okuyucuların hoşuna da gidebilir, netflix dizilerinde vs olduğu gibi. Ben kendi adıma çok tercih etmem bu durumu sadece.

Ama dediğim gibi, konsept olsun, kurgu ve akıcılık olsun hoşuma gitti. ‘Ne olacak’ merakıyla okuttu öyküyü.