Işık

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/isikburak-neslihan/



Çok uzun zamandan beri bununla birlikte yaşıyordu ama artık katlanamadığını hissediyordu. Vücudunun her yerindeydiler her yerinde. Yıkamanın, kazımanın hatta kesmenin bile fayda olmadığını çoktan anlamıştı. İlk başlarda pek umursamıyordu aslında hatta güzel bile geliyordu ona, ruhundan fışkıran dövmeler gibiydiler; sadece onun görebildiği ve yargılanmayacağı dövmeler. Ama asla istediği dövmeler değildi daha çok maruz kalma gibiydi,… (DEVAMI…)

Öyküyü okuduğumda ilk aklıma gelen Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ındaki Bedii Usta’nın Mankenleri oldu. Orada kimlik arayışında ve yüzlerdeki mimiklerin maruz kalışlardan, yaşayışlardan nasıl etkilendiğini ve değiştiğini anlatıyordu. Bu hikaye de karakterin var oluşunun üstüne yıktığı yükle mücadelesini hem dini hikayelerden hem de mitlerden beslenerek anlatması benim gibi anlam arayışındaki okur için oldukça tatmin edici. Hikayenin dili ve şekli biraz amatörce gözükse de hem başlığı hem de gölge temasını okuyucuyla paylaşmak istediği arayışta kullanması çok hoştu.

Yazarın hikayede anlattığı gibi, elma çoktan ısırıldı, ışık yandı, kimliğimizi oluşturan gölgelerden kaçış yok sanırım :slight_smile: